Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1180
2023/4491
13 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/1268 E., 2019/634 K.
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin ortaklarından ...'ın 24.11.2008 günü içindeki boş çek yaprakları ile birlikte çantasının arabasından çalındığını (Akbank TAŞ. ... Şb. ... nolu ... hesabına ait 6 adet, 31116 nolu Korint Mimarlık Ltd. Şti. hesabına ait 16 adet, "Garanti Bankası A.Ş. ...Şb. ... nolu ... hesabına ait 25 adet, ...nolu Korint Mimarlık Ltd. Şti. hesabına ait 32 adet çek yaprağı), bu olayın derhal Harbiye Polis Merkezi Amirliği'ne bildirildiğini, yapılan şikayet neticesinde Şişli Cumhuriyet Savcılığınca 2008/55435 haz. nolu dosyadan soruşturma başlatıldığını, tahkikatın devam ettiğini, söz konusu çek yapraklarının çalındığını ve iptalini talep ettiklerini ilgili şubelere bildirdiklerini, çeklerin piyasaya sürülmesini takiben ilgili bankalara faks çekilerek durumun bildirildiğini ancak yasa değişikliği nedeniyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 711 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca işlem yapılmadığını ve çeklerin arkasına karşılıksız kaşesi vurulduğunu, 6762 sayılı Kanun'un 724 üncü maddesi uyarınca davalı bankanın sahte veya tahrif edilmiş çekleri işleme koymamasının gerektiğini, 6762 sayılı Kanun'un 711 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün kaldırılmasının 6762 sayılı Kanun'un 724 üncü maddesi yükümlülüklerini de ortadan kaldırılmadığını, çeklerin başka bir şubeye veya Takasbank'a ibrazının da bankanın özen yükümlülüğünü ve işlem yapmama zorunluluğunu kaldırmayacağını, davalı banka çekleri ile birlikte çalınan Garanti Bankası çeklerinden bir tanesinin dahi arkasına karşılıksız şerhi düşülmediğini, ilgili bankanın imza incelemesi yapmak suretiyle çekleri üzerinde işlem yapılmadığı yönünde şerh düşmek suretiyle gerekli özeni gösterdiğini ve müvekkillerinin zararlarının oluşmasını engellediğini, çalındığı kendilerine bildirildiği halde çek yapraklarındaki imzaların müvekkillere ait olup olmadıklarının kontrolünü yapmayan bankanın ağır kusurlu olduğunu, davalı gerçek kişinin davacıların çek hesabının bulunduğu şubenin müdürü olduğunu ileri sürerek, her bir davacı bir davacı için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat ile her bir davacı için 25.000,00 TL manevi tazminatın 30.03.2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın müvekkillerinden ... açısından husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, davalı ...'in davalı bankanın ...Şubesi eski müdürü olduğunu ve halen emekli olduğunu, dava ile doğrudan veya dolaylı hiçbir ilişkisinin olmadığını, davacıların muhatabının davalı banka olduğunu, dolayısıyla husumet nedeniyle bu davalı açısından davanın reddinin gerektiğini, 6762 sayılı Kanun'un 711 inci maddesinin üçüncü fıkrasının kaldırıldığını dolayısıyla bankanın çeklerin ibrazında ödeme yapmaması için tek yolun mahkemece verilmiş bir tedbir kararının olabileceğini, davacıların ödemeden men talebinin kanun gereği kaldırıldığını, herhangi bir mahkeme kararına dayandırılmadığını, kendilerine bu yönde bir bildirimin yapılmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 26/06/2012 tarih, 2011/201 E. ve 2012/110 K. sayılı kararı ile davacının usulüne uygun tutulmuş delil niteliğindeki defterleri davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi dava konusu çalınan çeklerin çalındığına ilişkin zamanında yasal işlemlere teşebbüs ettiği için önceki yapılan tespitlerde davacının kusurunun bulunmadığı davalının ödeme yasağı koymuş bulunduğu çek ile ilgili olarak yasal işlemlere başlamaması yüzünden davacının zayi olan çeklerle ilgili olarak çek zayi ve istirdat davaları ve iptal davaları açmak durumunda kalması yüzünden ticari kayıtlara yansıyan 11.274,62 TL ve davacı vekili tarafından 14 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına yatırılan bilirkişi ücreti olarak yatırılan 1.350,00 TL tutarında ödemenin yapıldığı anlaşıldığından davacının toplam 12.624,62 TL tutarında zararının oluştuğu, davalı bankanın ve davalı banka müdürünün 6762 sayılı Kanun'un 724 üncü maddesi kapsamındaki sorumluluktan kurtulmak için gerekli özeni göstermek yerine sadece çeklerin karşılıksız kalması kaşesinin bulunmasının davacıya karşı BK. 41.md. hükmü gereğince haksız fiil oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 12.624,62 TL'nin 3095 sayılı Kanun gereğince dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davacının manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 04.04.2014 tarih, 2012/18222 E. ve 2014/6686 K. sayılı kararıyla ''... 1 Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...A.Ş. vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 Davacılar vekili müvekkillerine ait çok sayıda boş çek yaprağının çalındığını üzerinin sahte imzalar atılarak doldurulduğunu bu şekilde tanzim edilen sahte çeklerin davalı bankaya ibraz edilmesi sonucunda davalı banka ve davalı banka şube müdürü tarafından gerekli kontroller yapılmaksızın karşılıksız işlemi gördüğünü ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece maddi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı şirketin kayıtlarında yer alan davaya konu olan çeklerin kaybından dolayı açılan davalar ve hukuki işlemler için harcanan miktarlar esas alınmak suretiyle davacıların maddi zararlarının belirlenmesi yoluna gidilmişse de şirket defterlerinde davacı ... tarafından yapılan giderler yer almadığı gibi söz konusu giderlerin yapıldığı davaların sonucunun ne olduğu, davacıların açılan davaları kazanıp kazanmadıkları, açılan davalar ile davalıların eylemleri sonucunda oluşan zarar arasında illiyet bağı olup olmadığı hususlar incelenmiş değildir. Bu durumda mahkemece öncelikle davacılar tarafından açılan davaların neler olduğu, bu davaların ne şekilde sonuçlandığı, davacı ... tarafından yapılan harcamalar da göz önünde bulundurulmak suretiyle tespit edildikten sonra oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
3 Kabule göre de davalı ...’nın davalı bankanın şube müdürü sıfatıyla, yapılan işlemler sebebiyle sorumlu olduğu gerekçesine yer verilmişse de adı geçen davalının hangi eylemleri sebebiyle sorumluluğunun oluştuğu değerlendirilmeksizin, soyut ifadeler ile davalı ... hakkında da kabul hükmü kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4 Öte yandan davacı tarafa ait olan çeklerin sahte imzalarla keşide edilerek piyasaya sürüldüğü ve bu şekilde davalı banka tarafından çeklere karşılıksız kaşesinin vurulduğu, bu işlemin ardından Merkez Bankası'na bildirimde bulunulduğu ancak daha sonra davalı banka tarafından düzeltme işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Karşılıksız çek keşide edilmesi nedeniyle, bankaca haksız olarak, çek hesabı açma yasağı konusunda Merkez Bankasına bildirimde bulunulması halinin başlı başına manevi tazminatı gerektirmesine göre, mahkemece, davacılar hakkında Merkez Bankasına yapılan bildirim ile davacılar yönünden yasaklılık durumunun oluşup oluşmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre karar vermek gerekirken, davacıların manevi tazminat talebinin reddi yönünde karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin kayıtlarında yer alan davaya konu olan çeklerin kaybından dolayı açılan davalar ve hukuki işlemler için harcanan miktarlar esas alınmak suretiyle davacıların talep ettiği maddi zararların belirlendiği, söz konusu giderlerin yapıldığı davaların sonucunun ne olduğu, davacıların açılan davaları kazanıp kazanmadıkları, masraf tutarlarının ne olduğu mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edildiği, bilirkişi raporundaki tespitlere göre bu tutarların 11.861,84 TL'sinin Korint Mimarlık Müh. Ltd. Şti. tarafından, 3.415,53 TL'sinin ... tarafından yapıldığının belirtildiği, 135,20 TL tutarındaki kargo faturalarına ilişkin masrafın kimin tarafından ödendiğinin tespit edilemediği ayrıca davacılar tarafından 3.000,00 TL vekalet ücretinin ödendiğine ilişkin makbuzun da dosyaya sunulduğu, davacılar tarafından çeklerin kaybından dolayı açılan davalar hukuki işlemler nedeniyle yapılmış olan masrafların davalılardan tahsili talep edilmiş olsa da dava dışı sorumlular hakkında açılan ve kabulüne karar verilen davalar ile ilgili yapılan masrafların bu dava ve hukuki işlemlerin muhataplarından tahsil edilememesi halinde davalı bankanın sorumluluğuna gidilebileceği, dosya kapsamından bu masrafların sorumlu ve muhataplarından icra takibi ve sair yollarla tahsil edilemediğine dair delil bulunamadığı, reddedilen davalar yönünden ise her ne şekilde olursa olsun reddedilmiş olan bir davadan bankanın sorumluluğunun bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafından imzaların uyuşmadığı ya da tedbir nedeniyle ödeme yapılmadığı yönünde şerh düşülse bile çekleri elinde bulunduran dava dışı sorumlulara karşı bu davaların açılması gerektiği, bu nedenle dava ve hukuki işlemler için yapılan masrafların davalının kusurundan kaynaklandığının söylenemeyeceği, davacıların çeklerin vadesinden önce ödenmek zorunda kalınması sebebi ile de maddi zarar oluştuğu iddia edilse de dosyada bu zararı ispata elverişli delilin de bulunmadığı anlaşıldığından davacılar tarafından davalı bankaya açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği, dava konusu çeklerinin çalındığını zamanında bankaya bildiren davacının bu davranışının, onun kusurlu sayılmaması sonucunu doğuracağı, keşideciye atfı kabil bir kusurun varlığı da ispatlanmış bulunmadığından, söz konusu çeklere karşılıksız kaşesi vurulması ve sonucunda davacının, ticari itibarının sarsılması durumları dikkate alındığında, manevi tazminatın niteliği gereği zenginleşme aracı olarak öngörülmemekle birlikte, davacılardaki manevi üzüntünün giderilmesini karşılayacak nitelikte de olması dikkate alındığında, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı Korin Mimarlık Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...A.Ş.'den davacılara verilmesine karar verilmesi gerektiği, diğer davalı ...'nın ayrı bir tüzel kişiliği bulunan bankanın çalışanı (şube müdürü) olduğu ve banka adına işlem yaptığı anlaşıldığından bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği kanaatine varılmakla, davalı ...'ya karşı açılan maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden davanın reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin maddi tazminat taleplerinin reddine dair gerekçesinin yerinde olmayıp hatalı değerlendirme yapıldığını, davaya konu edilen tüm çeklerin, davalı bankanın karşılıksızdır işlemi yaptığı çekler olduğunu, müvekkillerin karşılıksız kaşesi vurulan çekler için gerek Merkez Bankası'ndaki kayıtların düzeltilmesi gerekse karşılıksız çek keşide etme suçlaması ile açılabilecek ceza davalarında sorumluluktan kurtulabilmek adına Asliye Ticaret Mahkemelerinde çek iptali davaları açmak ve bu davalar için oldukça fazla miktarda harç ve teminatlar yatırmak zorunda kalındığını, bu zorunluluğun davalıların kusurlu eylemleri neticesi ortaya çıktığını, Yerel Mahkemenin bankanın eylemleri olmasa da söz konusu davaların açılacağı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, Yerel Mahkemeye sundukları beyanlarında söz konusu davalardan verilen kararların, icraya konulmuş olmasına rağmen davalı tarafların suçlu ve kaçak olduğundan davalıların/borçluların bulunabilmesi ve hükmedilen yargılama giderlerinin tahsil edilmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalı bankanın müvekkillerinin zararının artmasına hukuka aykırı eylemleri ile sebebiyet verdiğini, bu bakımdan dosyalar için yapılan masraflardan davalıların sorumlu olduğunu, Yerel Mahkemece bu hususların gözetilmediğini, davalı bankanın şubelerine veya Takasbank aracılığıyla başka bankalara ibraz edilen çeklerdeki imzaların müvekkillere ait olup olmadığı kontrol edilerek ibraz edilen çeklerdeki imzaların müvekkillere ait olmadığının anlaşıldığı durumlarda bu hususun çekin arkasına yazılıp işlem yapılmaması gerekirken, söz konusu çeklerin boş olarak çalındığı davalı bankaya bildirilmesine ve durumun davalı bankaca bilinmesine rağmen çekler karşılıksızdır işlemine tabi tutularak müvekkillerin maddi ve manevi olarak zarara uğramasına, ticari itibarın zedelenmesine neden olunduğunu, müvekkiller, çalıntı çeklere karşılıksız kaşesi basılması nedeniyle ciddi maddi ve manevi zarara maruz kaldıklarını, bu çeklerle ilgili, Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere birçok tedbir talepli davalar, çek iptal ve istirdat davaları, imza inkarı ve borca itiraz davaları açıldığını, tüm bu dava ve başvurular nedeniyle müvekkillerin yasal harç ve giderler dışında, avukatlık ücretleri, yol masrafları, iş gücünün tamamen bu konuya yönlendirilmesi nedeniyle oluşan ticari kayıplar göz önüne alındığında zarara uğradığının açık olduğunu, davalıların kendilerine çeklerin çalıntı olduğu bildirilmesine, savcılığa yapılan başvurular, bu dosyalardan yapılan yazışmalar, alınan tedbir kararları iletilmesine rağmen zamanında gerekli önlemleri almayarak ve hukuki yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkillerin zarara uğramasına neden olduklarını, Yerel Mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarlarının düşük olup manevi zararı karşılayacak miktarda olmadığını, ayrıca davalı ... yönünden husumetten ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece hükmedilecek tazminata ilişkin faiz talepleri yönünden karar verilmemiş olup kararın bu yönüyle de eksik olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemeninin müvekkili aleyhine manevi tazminat talebinin kabulü hükmüne ilişkin hiçbir gerekçeye yer vermediğini, davada oluştuğu iddia edilen eyleme ilişkin tazminat talebinde öngörülen zamanaşımı süresi geçmiş olup bu hususun dikkate alınmadığını, manevi tazminat davasından söz edebilmek için öncelikle kanunda düzenlenen tazminat şartlarının varlığı gerekmekte olup, davada tazminat şartlarının gerçekleşmediğini, manevi tazminattan söz edebilmek için tazminat şartlarının yanı sıra kişilik haklarına ağır bir saldırının varlığı gerekmekte olup, davada gerek tazminat şartlarının gerekse davacının kişilik haklarına bir saldırının gerçekleşmediğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olacağını, müvekkili banka tarafından tesis edilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davanın açılmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden dava mahkeme masrafları ve vekalet ücreti talebinin reddi ile davacı üzerinde bırakılması gerekmekte olup Yerel Mahkemenin kararının bu yönü ile de bozulması gerektiğini, Yerel Mahkemenin manevi tazminatın kabulüne ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 724 üncü maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40