Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/947
2023/4482
13 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1291 Esas, 2021/1741 Karar
HÜKÜM: Asıl davanın kabulü karşı davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/1077 E., 2019/365 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 6. İcra Dairesinin 2016/28143 E. sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak 263.070,42 TL'nin tahsili için ilamsız takip başlatıldığını, müvekkilin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu faturaların... ... A.Ş.'ye kesilen faturalar olup müvekkilinin şahsı ile bir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin söz konusu şirketin yetkilisi olup ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirketin borcundan şahsen sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, müvekkilinin İstanbul 6. İcra Dairesinin 2016/28143 E. sayılı icra takibine konu faturalardan kaynaklı olarak 263.070,42 TL borçlu olmadığının tespiti ile davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacının tek pay sahibi ve yönetim kurulu başkanı olduğu... A.Ş. arasında ticari satım nedeniyle ilişki olduğunu, malların dava dışı şirkete teslim edildiğini, ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, davacının...'ın tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, davacının yetkilisi olduğu şirketin tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak davacının da borçtan sorumlu olduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca davacının kötü niyet tazminatı talebinin dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile müvekkili şirket lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili karşı dava dilekçesinde; davacı karşı davalının icra takibine konu alacak bakımından müvekkili şirketin uğradığı zarar karşısında sorumluluğunun tespiti ile bu zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı aleyhine şirketin borcu nedeniyle davalı tarafından icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, davalı yönetim kurulu üyesi ve yetkilisinin salt dava dışı şirkete borcunun olmasının, kusurlu olduğunu ve şirketin zarara uğradığını göstermediği, dava dışı şirketin borca batık olmaması, şirketin yönetim kurulu üyesi ve yetkilisi olan ...’in şirkete sermaye borcunun olmaması ve dava dışı şirketin halen faal olduğunun tespiti nedeniyle davacı/karşı davalı yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna gidilemeyeceği, şirket yöneticisinin sorumluluğu için şirkete karşı tüm yasal yolların tüketilmesinin zorunlu bulunmaması ile birlikte, davacının alacağını tahsil edememesinden kaynaklanan zararının dolaylı zarar olduğu, bu zararın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi uyarınca ancak şirkete ödenmesinin istenebileceği, alacaklının uğradığı dolaylı zararın kendisine ödenmesini talep etmesinin mümkün bulunmadığı, şirketten tahsil edilemeyen alacağın alacaklının doğrudan zararı olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı borçlu şirket ile davacı/karşı davalının organizasyon ve malvarlığının birbirine karıştığını, şirketin tek ortağı olan davacı/karşı davalının şirketin içini boşalttığını, şirketin borçlarını ödeyemezken davacının şirkete borçlu olmasının akla olağan dışı senaryolar getirmesi gerektiğini, şirketin defterlerinin çaldırıldığı da dikkate alındığında, davacının şirket perdesini kullanarak alacaklılarından gizlendiğinin anlaşıldığını, somut olayda hile ve hakkın kötüye kullanılmasının mevcut olduğunu, bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini, ödeme güçlüğü içindeki şirketin ortağının şirkete yüklü miktarda borçlu olmasının, şirketin mal varlığının ortağa aktarıldığına işaret ettiğini, karşı dava bakımından da tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle sorumluluğun belirlenmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin borca batık olmadığı, ancak davacının şirkete şirket sermayesinin iki katına yakın bir tutarda borcunun bulunduğu, dava dışı şirketin tek ortağı olan davacı/karşı davalının, tüzel kişilik kavramının arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı davranışlarla şirket sermayesini üzerine geçirdiği, kendisine tanınan ortaklık ve yönetim hakkını kötüye kullanarak davalı/karşı davacıyı zarara uğrattığı, tüzel kişilik perdesinin aralanması ilkesi kapsamında şirketin malvarlığının davacı karşı davalı üzerinde olduğu, tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, davacı karşı davalının yönetim hakkını kötüye kullanarak davalı/karşı davacıyı zarara uğrattığı davalı karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, 261.652,65 TL alacağın davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,fazla istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mükerrer ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, aynı olayda iki kere tazminat ödetileceğini, şirketin taşınmazlarının bulunduğunu, şirketin içinin boşaltılmadığını, şirketin borca batık olmadığını, sadece kurumlar vergisi beyannamelerine dayalı tespit yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava borçlu olmadığının tespiti, karşı dava alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40