Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8566
2023/448
23 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.07.2006 tarihli, 14.07.2004 tarihli sözleşmeler yapıldığını, Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2993E. sayılı dosyasında davalının bu kontratları kabul ettiğini, kontratın 2 nci maddesinde malın Ayçiçeği Küspesi olarak tanımlandığını, protein içeriği ile ilgili bir taahhüt bulunmadığını, aynı kontratın 5 inci maddesinde ise fiyatın ... kamyon üstü olarak belirlendiğini, buna göre malın Bandırma Limanında davalıya teslim edildiğini, yükleme sırasında malın kusuru olsaydı davalının teslim alması söz konusu olmayacağını, teslimden sonra malın kalitesinden davacının sorumlu olmadığını, teslimden 20 30 gün sonra davalının, davacının yokluğunda bir analiz yaptırarak protein eksikliği gerekçesiyle mal bedelini ödemekten kaçındığını, kontratta protein içeriğine dair şart bulunmadığı gibi ilk önce davalıya bir kamyon numune gönderilip kabulünden sonra diğer sevkiyatın yapıldığını, sözleşmenin 6 ncı maddesinde de ödemelerde gecikme olması halinde USD bazında aylık %2 gecikme zammı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, Küçükçekmece 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2993 E. sayılı dosyasında alınan 03.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda 3 adet kontrat gereğince 19.08.2004 itibarıyla toplam 8.124,39 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, anılan davada davacı talebinin fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydı ile 2.996,00 TL (1.976,57USD) olduğunu ve itirazın iptaline karar verildiğini, raporda belirlenen ve ilk davada talep edilen arasındaki fark olan 5.128,39 TL alacağın 4.078,78 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili için takip başlatıldığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu faturalara dayalı olarak daha önce Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2993 E. sayılı dosyası ile açılan davada fazlaya dair hakların saklı tutulmadığını, o davada " borçlu borcunun bir kısmını ödemiş, 1.993,00 USD kısmını ödememiştir." denilmek suretiyle bunun dışındaki alacağın ödendiği kabul edildiğinden şimdiki rapora göre fark istenmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar önceki davada alınan raporlarda bir borç miktarı belirlenmiş ise de 29.05.2006 tarihli raporun son sayfasında çekle ödemede bulunduğunu, 23.07.2004 tarihinde fiyat farkı faturası düzenlenerek hesabın sıfırlandığı denilerek uyuşmazlığın fiyat farkı kadar olduğunun da belirlendiğini, borcun bir kısmının 19.08.2004 tarih 3.348,00 USD tutarlı çekin davacıya gönderilmesiyle ödendiğini, bu tutarın dava konusu olan 5.128,00 TL’ye denk geldiğini, söz konusu çekin davacı .... namına yazılarak verildiğini, davacının çeki Yavuz Cinkılıç isimli şahsa ciro ederek çekin Garanti Bankası ... Şubesi'nden tahsil edildiğini, başkaca borç kalmadığını, asıl alacak olmadığından işlemiş faiz de söz konusu olmadığını, tarafından gönderilen 19.07.2004 tarihli faks mesajında satılan malın kalitesinin 38,90 kalitva ( Protein değeri) olarak bildirildiği ve davalının da malı bu değere göre üçüncü şahıslara sattığını; ancak yaptırılan analizlerde protein değeri düşük çıktığı için yeni değer üzerinden fiyat farkı faturası düzenlendiğini, kalanın da sözü edilen çekle ödenerek hesabın sıfırlandığını savunarak alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden inkâr tazminatı talebinin ve davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 13.11.2013 tarih, 2013/147 E.,2013/670 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak 11.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar davalı aleyhine ilk başlatılan Küçükçekmece 2 İcra Müdürlüğüne ait 2004/8975 E. sayılı dosyadan fazlaya ait hakların saklı tutulmadığı gerekçesiyle daha sonraki takipte alacak talebinde bulunamayacağı belirtilmiş ise de bilirkişinin bu yöndeki beyanına Mahkemece itibar edilmediği, taraflar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağın zamanaşımı süresince her zaman yeni takibe konu edilebileceği, alacaklının Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğüne ait 2004/ 8975 E. sayılı dosya ile takip yaptığı, takibe yapılan itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporunda alacaklının takip miktarından daha fazla alacağı olduğunun ortaya çıktığı, bu alacağını da dava konusu olan Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğüne ait 2007/16303 E. sayılı dosyası ile talep ettiği, davacı alacaklının böyle bir takip yapabilmesi için ilk takipte fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmasına gerek olmadığı, Küçükçekmece 4 İcra Müdürlüğüne ait 2007/16303 E. sayılı dosyaya ilişkin alınan 11.06.2009 tarihli raporda davacının bakiye alacağının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 17.12.2015 tarih, 2015/11608 E., 2015/17143 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, dava konusu icra takip talebinde 5.128,39 TL asıl alacak, 4.078,78 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 9.207,17 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek % 24 akdi faizi ile birlikte davalı borçludan tahsilinin istendiği, yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına karar verildiği, Mahkemece, davalı borçlu, takip öncesi dönem için işlemiş faizden sorumlu tutulmuş ise de takipten sonra hüküm altına alınan asıl alacağa faiz yürütülmesi gerekirken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 121 inci (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 104 üncü) maddesine aykırı düşecek ve faize faiz yürütülmesine imkan verecek şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davacı vekilinin temyizine gelince; somut olayda icra takibi faturalara ve bilirkişi raporuna dayanan alacağın tahsiline yönelik olup ödenmeyen miktar bilinebilecek durumda olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yalnızca faiz yönünden takipten sonraki hüküm altına alınan asıl alacağa faiz yürütülmesi gerektiğinden faize faiz yürütülmemesi şeklindeki hükmün yeniden kurulduğu, davalı borçlu takip öncesi dönem için işlenmiş faizden sorumlu tutulamayacağından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile itirazın iptali ile asıl alacak 5.128,39 TL üzerinden takibin devamına, takibe takip tarihinden itibaren akdi faiz yürütülmesine, faize faiz yürütülmemesine, işlemiş faiz yönünden yapılan takibin iptaline, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin takip öncesi işlemiş faizi iptal etmesinin hatalı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 6 ncı maddesine göre ödemelerde gecikme olması halinde Amerikan doları bazında aylık %2 akdi faiz yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, ilk olarak açtıkları Küçükçekmece 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2993 E. sayılı dosyasından alınan 03.12.2006 tarihli bilirkişi raporunda, imzalanan üç kontrat gereği sattıkları mallar sonucunda 19.08.2004 itibarıyla toplam 8.124.39 TL alacaklı olduklarının tespit edildiğini, Küçükçekmece 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/2993 E. sayılı dosyasında fazlaya dair hakları saklı tutulmak kaydı ile kısmi olarak 2.996,00 TL (1.976,57 USD) tutar yönünden itirazın iptaline karar verildiğini, bu davanın kesin delil niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporunda belirlenen ve o davada da talep edilmeyip huzurdaki davada talep edilen 5.128,39 TL alacağın 4.078,78 TL işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı aleyhine asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden işleyecek akdi faiz ile takip öncesi işlemiş faize hükmedilmesi gerekirken aksine verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 121 inci maddesi, 818 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesi
3.Değerlendirme
Mahkemece 17.02.2015 tarihli bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Uyulan bozma ilamında "...Dava konusu icra takip talebinde 5.128,39 TL asıl alacak, 4.078,78 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 9.207,17 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek % 24 akdi faiz ile birlikte davalı borçludan tahsili istenmiş, yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin devamına karar verildiği, Mahkemece, davalı borçlu, takip öncesi dönem için işlemiş faizden sorumlu tutulmuş ise de takipten sonra hüküm altına alınan asıl alacağa faiz yürütülmesi gerekirken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 121 inci (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 104 üncü) maddesine aykırı düşecek ve faize faiz yürütülmesine imkan verecek şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirdiği ..." şeklindeki bozma kararında işlemiş faize dokunulmayıp sadece işlemiş faize faiz yürütülmemesi gerektiği hususu belirtilmesine rağmen Mahkemece yanılgılı ve hatalı değerlendirmede bulunmak suretiyle takip öncesi işlemiş faize hükmedilmeyip sadece asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:46