Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/881

Karar No

2023/4469

Karar Tarihi

13 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2271 Esas, 2021/1738 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/1420 E., 2019/240 K.

Taraflar arasındaki alacak ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmelerine istinaden davalının Nevşehir acentesini devraldığını, Ürgüp acentesini ilk kurucu olarak işlettiğini, davalının 16.10.2009 tarihli ihtarname ile Nevşehir acentelik sözleşmesini, 04.11.2009 tarihli ihtarname ile de Ürgüp acentelik sözleşmesini feshettiğini, Nevşehir acenteliğinin fesih sebebi olarak 14.10.2009 tarihinde yapılan inceleme sonucunda kasa açığı bulunması iddiasının gösterildiğini, Ürgüp acenteliğinin fesih sebebi olarak ise özel bir neden ileri sürülmeden Nevşehir acenteliğinin feshedilmiş olmasının gösterildiğini, Nevşehir Acenteliği hakkında ileri sürülen fesih iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, bu iddiayla ilgili olarak davalı tarafından müvekkili şirket sahibi ve müdürü hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, yapılan yargılama sonucunda beraat karar verildiğini, Ürgüp acentesi ile ilgili olarak yapılan şikayet sonucunda ise kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiğini, kasa açığı ya da zimmet gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davalının fesihlerinin haksız olduğunu, Nevşehir ve Ürgüp bölgesindeki müşteri portföyünü oluşturan ve o bölgeye davalıyı tanıtıp, davalının markasının yayanın müvekkili olduğunu, bu nedenle müvekkilinin portföy tazminatı çerçevesinde pay almasının gerektiğini, sözleşmenin feshine ilişkin bildirimlerin yapılmasının öncesinde davalının, müvekkiline ücret ödenmemesi ve doğrudan davalı şirket hesabına havale yapılması yönünde müşterilere bildirimde bulunduğunu, bu eylemlere son verilmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, davacının şeref ve itibarının zedelendiğini, müvekkilinin davalıya kazandırdığı müşterilerden elde edeceği ücret alacaklarını da alamadığını ve ayrıca elde edebileceği muhtemel kazançlardan yoksun kaldığını, bu alacaklardan başka müvekkilinden satış bedeli tahsil edilmesine rağmen bir ticari aracın satışının ve sicilde devrinin davalı tarafından yapılmadığını, taraflar arasındaki sözleşmelerde belirlenmemiş ve öngörülmemiş giderlerin de müvekkili tarafından karşılandığını, davalının bu bedelleri de ödemesinin gerektiğini, sözleşmeye göre ödenmesi gereken acentelik ücretlerinin de tam olarak müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak davalının feshettiği Nevşehir acentelik sözleşmesinden kaynaklı portföy tazminatı olarak 5.000,00 TL, Ürgüp acentelik sözleşmesinden kaynaklı 5.000,00 TL, sözleşmede belirlenmemiş ve öngörülmemiş giderlerden kaynaklanan alacaklara ilişkin her bir acente için ayrı ayrı 1.000,00 TL'nin, yarım kalan işlerden kaynaklanan acente ücretlerinden kaynaklanan alacakların her bir acente için ayrı ayrı 1.000,00 TL'nin, acentelik ücretlerinin hatalı hesaplanması ve/veya hesaplanan ücretlerden haksız yapılan kesintiler nedeniyle noksan ödenmiş ücretlerden kaynaklanan alacakların her bir acente için ayrı ayrı 1.000,00 TL'nin, müşteriler ve piyasa nezdinde ticari şeref ve itibarı zedelenen ve küçük düşürülen müvekkiline, Nevşehir acenteliği için 30.000,00 TL, Ürgüp acenteliği için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmelerin feshedildiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, Nevşehir Acenteliği sırasında ve bu ilişki dolayısıyla müvekkiline teslim edilmiş ve bedeli de müvekkilinden tahsil edilmiş olan aracın trafik sicil kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline aksine kanaat hasıl olması halinde, tespit edilecek olan araç bedelinin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ve aracın kullanım bedelinin her ay için ayrı ayrı hesaplanacak faizi ile beraber ve şimdilik 1.000,00 TL’nin müvekkiline ödenmesine, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve haksız bir şekilde acentelik sözleşmesinin feshi, haksız rekabet teşkil ettiğinden davacının ticari faaliyetine devam etse idi elde edeceği ve/veya mahrum kaldığı kazanç karşılığı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereği müvekkilinin şirketin ticari defter ve kayıtlarının kesin delil niteliğine haiz olduğunu, Nevşehir acentesinde müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılan denetimler sonucunda kasa açığının ve işleyişte birtakım eksikliklerin tespit edildiğini, bu nedenle 16.10.2009 tarihli ihtarname ile taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinin haklı nedenle feshedildiğini, aynı şekilde Ürgüp acentesinde yapılan denetimler sonucunda da kasa açığının ve işleyişte birtakım hata ile eksikliklerin tespit edildiğini, bu nedenle de taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının, müvekkilinin müşterilerinden tahsil ettiği taşıma ücretlerini yedine aldığını ve sözleşmelerde belirtilen vadelerde ödeme yapmadığını, davacının portföy tazminatı talebinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının, müvekkiline herhangi bir portföy sağlamadığını, davacının sözleşmede öngörülmemiş giderlerden kaynaklanan alacak talebinin, yarım kalan işlerden kaynaklanan acente ücretleri talebinin ve noksan ödenmiş ücretlerden kaynaklanan bakiye ücret alacağı talebinin zamanaşımına uğradığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/465 E., 2013/11 K. sayılı kararı ile karara bağlandığını, bu alacakların yeniden talep edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının araç bedeli ve araç kullanım bedeli talebi ile ilgili olarak ise, davacının her iki acentelik için de cari hesap sözleşmesinde öngörülen yatırım katkı payı ödemelerinin tamamını yapmadığını ve bu nedenle müvekkilince ek protokol 4/1/j hükmünde öngörülen cezai şartın uygulandığını, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinden manevi tazminat talebinin yersiz olduğunu, haksız rekabetten kaynaklanan alacak isteminin zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacının iddiasının haksız rekabet teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili 31.01.2019 tarihli dilekçesiyle delillerini ıslah etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça tahsil edilen faturaların sistematik olarak gizlendiği, gerçekleştirilen uyarılara rağmen durumun tekrarlandığı, teslimatlarda gecikildiği, hak ediş kesimleri ve yazılı ihtarlara rağmen bu durumun devam ettirildiği, durumun davalı açısından çekilmez bir hal aldığı, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, bu sebeple davacı tarafın sözleşmenin haksız yere feshine dayanarak tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tahkikat aşamasında yeni delil sunulmasının hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesince ön inceleme duruşmasında verilen ara kararlar uyarınca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) kapsamında delillerin bildirilmesi için gerekli olan sürelerin geçtiğini ve tarafların delillerini bildirdiğini, davalı tarafın yeni delil ibraz etmek suretiyle ek rapora itiraz ettiğini ve İlk Derece Mahkemesince de söz konusu yeni deliller ile dosyanın ek rapora gönderildiğini, bu şekilde usul kurallarının ihlal edildiğini, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verildiğini, ancak rücu edilmeksizin talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu iddiaların ancak ticari defterlerin incelenmesi ile ispat edilebileceğini, aksine davalı tarafın tek taraflı tutanaklar ile kasa açığı tespitinin kabulünün hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, ticaret mahkemesinin ticari defter ve belgeleri incelemeden hüküm kurması mümkün olmadığı gibi, defter incelemesinden dönüldüğüne dair bir kararı da bulunmadığını, bu kapsamda ticari defter ve belgeleri incelenmeden kasa açığının tespit edilebilmesinin mümkün olmadığını, acentelik sözleşmesine aykırılık teşkil eden her hususun haklı neden olmadığını, davalı tarafın iddiaların, tek başına acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi için geçerli olmadığını, kasada açık çıktığı iddiasının, davalı tarafça ispat edilemediği gibi Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2010/386 E. 2012/295 K. sayılı kararında, müvekkili şirket yetkililerinin tahsil edilen paraları bilerek ödememek veya geç ödemek şeklindeki eylemin bilirkişi raporları ile tespit edilemediğini, söz konusu iddianın ispat edilemediği gerekçesi ile beraat kararı verildiğini, ceza yargılamasında davalı tarafın ileri sürmüş olduğu iddialar ve ticari defterlerin incelendiğini ve iddia kapsamında kasa açığını olmadığından beraat kararı verildiğini, davalı tarafın kendi çalışanları ile birlikte tutmuş olduğu kasa açığına dair tutanakların bir bağlayıcılığı olmadığı, dosyaya sunulan tek bir ihtarname olduğunu, bu ihtarın da uyarı ihtarı olduğunu, başkaca resmi ve tebliğ edilen işlem olmadığını, sair tutanakların sistematik olarak davalı çalışanları tarafından tutulduğunu, müvekkili şirketin haberi olmadığını, dolayısıyla sistematik bir ihlalden söz edilmesi mümkün olmadığını, davalı şirket tek bir araç tesis etmiş olmasına rağmen, kargo taşımacılık işleminin müvekkili şirket sahiplerinin Nevşehir bölgesinde tanınması neticesinde 3. kişilerin davalıyı tercih etmeye başladığını, dolayısıyla iş yükünün artması neticesinde personel istihdamı ve araç temininin davalı tarafça sağlanması gerekmekte iken müvekkili şirket tarafından sağlandığını, ancak artan iş yoğunluğuna ve müvekkilinin istihdam ve araç sayısının arttırılması taleplerine rağmen yaşanan aksamalar ve işlemlerin süresinde olamadığına dair işlemlerin dahi tutanak altına alındığını ve kendi sorumluluklarını müvekkili şirkete yüklemeye çalıştıklarını, müvekkili şirketin davalı tarafından sağlanmayan personel desteğini kendisinin bertaraf etmek maksatlı yardımcı personeller aldığını, bu hususun da Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile tespiti gerektiğini, 22.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda kasa açığının ispatlanamadığı ayrıca diğer iddiaların da ispat edilemediği, söz konusu ihtarnamenin ve bildirimlerin tek başına fesih için haklı bir neden oluşturmadığı, kasa açığının varlığında dahi taraflar arasındaki ticari ilişki bağlamında çok yüksek miktarda olmayan kasa açığının tek başına haklı bir neden teşkil etmeyeceği belirtilmesine rağmen, ek raporda benzer iddiaların yanında davalı şirketin tek taraflı ve kendi çalışanlarına tutturulan tutanaklar esas alınarak farklı görüş bildirilmiş olmasının çelişkili olduğunu, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, ceza mahkemesinde kesinleşen olgunun hukuk hakimini bağlayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun'un 176 ve 177 nci maddesinin birinci fıkrasında, davanın her iki tarafının da, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini bir defaya mahsus olmak üzere kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ve ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikatın bitimine kadar yapılabileceğinin belirtildiği, taraflarca delil listesinin sunulması işleminin de yargılama usulüyle ilgili bir işlem olduğu, ıslah ile değiştirilmesinin mümkün olduğu, yine davalı vekilince ibraz edilen davaya cevap dilekçesi içeriğinde bu tutanaklar ve belgelerin tarihleri ve miktarları ile birlikte belirtildiği, ayrıca 05.01.2014 tarihli delil listesinde diğer delillerle birlikte, "tutanaklar, şirket içi yazışmalar ve ihtarlar " şeklinde deliller bildirildiği, davalı tarafça ibraz edilen delillerin mahiyetine göre bu delillerin sonradan ibrazının yargılamayı geciktirme amacı taşıdığının kabulünün mümkün olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmelerde, davacı ile davalı arasında çıkacak çekişmelerde davalının defter ve kayıtlarının geçerli ve kesin delil olacağı kararlaştırıldığı, bu nedenle davalı defterlerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, verilen kararın gerekçesi dikkate alındığında, davacı ticari defterlerinin incelenmemesi sonuca etkili olmadığı, Mahkemenin bilirkişi raporu ile bağlı olmadığı, bilirkişi raporunu diğer delillerle birlikte değerlendirerek sonuca ulaştığı, hükme esas alınan bilirkişi ek raporu dosya kapsamına uygun olduğu, gerekçesi açıklanmak suretiyle raporlardan birinin hükme esas alınması ve benimsenmesinde usule aykırılık bulunmadığı, ceza mahkemelerince verilen delil yetersizliğinden beraat kararlarının hukuk mahkemesini bağlamayacağı, davalı tarafça sunulan tutanaklardaki, davacı vekilinin acente sahibi ve müdürü olduğunu beyan ettiği Yeliz Yurttutan'ın imzalarının ve ihtarname tebliğlerinin inkar edilmediği dikkate alındığında acentelik sözleşmelerinin özellikle 20.a. maddesi hükmüne göre davalı tarafça feshinin haklı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle, ayrıca delil sözleşmesinde taraflardan birinin ispat hakkı imkansız kılınır veya güçleşir ise 6100 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi uyarınca geçersiz sayılacağını, dava dilekçesindeki tüm taleplerin değerlendirilmediğini, sadece portföy tazminatı ile ilgili değerlendirme yapıldığını ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

  3. Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, portföy tazminatına, sözleşmede belirlenmemiş ve öngörülmemiş giderlerden kaynaklanan alacağa, yarım kalan işlerden kaynaklanan acente ücretlerinden kaynaklanan alacağa, acentelik ücretlerinin hatalı hesaplanması ve/veya hesaplanan ücretlerden haksız yapılan kesintiler nedeniyle noksan ödenmiş ücretlerden kaynaklanan alacağa, manevi tazminata, bir aracın trafik sicil kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline aksine kanaat hasıl olması halinde, aracın kullanım bedeline, mahrum kaldığı kazanca karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının talep konusu yaptığı sözleşmede belirlenmemiş ve öngörülmemiş giderlerden kaynaklanan alacağa, yarım kalan işlerden kaynaklanan acente ücretlerinden kaynaklanan alacağa, acentelik ücretlerinin hatalı hesaplanması ve/veya hesaplanan ücretlerden haksız yapılan kesintiler nedeniyle noksan ödenmiş ücretlerden kaynaklanan alacağa, bir aracın trafik sicil kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline aksine kanaat hasıl olması halinde, aracın kullanım bedeline, mahrum kaldığı kazanca ilişkin alacak kalemleri hakkında İlk Derece Mahkemesince incelenip irdelenmediği gibi davanın reddine ilişkin hüküm kurulmuş ise de karar gerekçesinde sadece feshe ilişkin maddi ve manevi tazminat reddine ilişkin gerekçeye yer verilmiştir. Bu nedenle davacının fesh nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi dışındaki yukarıda sayılan diğer taleplerinin incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının bir kısım talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacı vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesireddinederecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim