Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/504
2023/4467
13 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/778 Esas, 2020/695 Karar
BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM: Asıl davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü
KARAR DÜZELTME İSTEYEN: Asıl ve birleşen davada davalı vekili
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilince tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili; davalının taraflar arasındaki Sefaköy ilçesindeki servisle ilgili bayilik sözleşmesinde öngörülen asgari alım taahhüdünü yerine getirmediği gibi başka marka madeni yağları kullanmak suretiyle anlaşma hükümlerini ihlal ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini iler, sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 usd cezai şart, 5.000,00 usd kar mahrumiyeti alacaklarının faizi ile birlikte tahsiline ve ariyet olarak bırakılan demirbaşların müvekkili şirkete iadesine, mümkün olmaması halinde bedeli olan 65.894,00 usd'nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili; taraflar arasındaki Güngören ilçesindeki servisle ilgili bayilik ilişkisinin davalının yükümlülüklerine aykırı davranması nedeniyle müvekkili tarafından haklı sebeple feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 usd cezai şart, 5.000,00 usd kar mahrumiyeti alacaklarının faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili; sözleşmeye aykırı davranan davacının sözleşmeyi haksız nedenle feshettiğini, yılda asgari 15 ton madeni yağ ve sentetik yağ taahhüdüne ilişkin sözleşme hükmünün hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ihtiyacı kadar ürün aldığını, davacının kar mahrumiyeti bulunmadığını, ekipmanların yedi yılını doldurduğunu, eski ekipmanlar olduğunu, kaldı ki söz konusu ekipmanların Mobil Madeni Yağlar Ortaklığı tarafından verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili; asıl davadaki savunmalarına yer vererek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sektörel yönden 9 aylık süre zarfında yeni bir bayilik ilişkisinin kurulabilmesinin mümkün olduğu, 9 aylık kar mahrumiyeti bedelinin 24.750,00 TL olarak belirlendiği, önceki bozma ilamı içeriğinin sadece kar mahrumiyeti yönünden olduğu, dolayısıyla diğer hususların tekrar incelenmediği gerekçesiyle asıl dava yönünden cezai şart bedeli 5.000,00 usd, kar mahrumiyeti 5.000,00 usd olmak üzere toplam 10.000,00 usd'nin 20.01.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/A maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalıya ariyet olarak bırakılan toplam rayiç değerleri 7.656,00 TL olarak belirlenen demirbaşların davacıya iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde 5.331,10 usd'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince değişen oranlarda usd faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kabulü ile talebe bağlı kalınarak 5.000,00 usd cezai şart ve 5.000,00 usd kar mahrumiyeti alacağının 20.01.2006 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A maddesi gereğince değişen oranlarda usd faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 20.06.2022 tarihli ve 2021/2765 E. 2022/5006 K. sayılı kararıyla, fesihten sonraki dönemde makul bir süre için ve asıl ve birleşen davaların konusu olan her iki sözleşmenin yerleri de göz önüne alınarak, davacının bu yerlerde, aynı şartlarda, her bir sözleşme için yeni bir bayilik ilişkisi kurması hususunda gerekli süreyi ayrı ayrı değerlendiren rapor alınması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin denetim olanağı bulunmayan bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesi doğru olmadığı gibi fesihten sonraki döneme yönelik kar mahrumiyeti hesabı için özel bir düzenlemenin bulunmaması karşısında, kar mahrumiyetinin yalnızca Türk parası olarak istenebileceği, gerekçesi belirtilmeksizin yabancı para üzerinden hüküm kurulmasının da doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davacınınn kar mahrumiyeti ve cezai şart taleplerinin haksız olduğunu, ayrıca Güngören için ariyete konu olabilecek mal da verilmediğini, mahkeme cezai şart talep edilebileceği görüşündeyse bile bu cezai şartın oranlanması gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının tahsili ile ariyete konu malların iadesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalara konu sözleşmeleri fesheden davacının asıl ve birleşen davada cezai şart ve kar mahrumiyetine hak kazanıp kazanmadığı ve asıl davada davalıya ariyet olarak verilen malların bulunup bulunmadığı ve iadesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 750,20 (375,102) TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 (1.581,002) TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40