Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6558
2023/4458
13 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/230 Esas, 2020/488 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Irak devletine yaptığı 2.544.083,00 USD'lik ihracat neticesi bu ihracat bedelini almaya hak kazandığını, ancak Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi sonucu BM'nin 09.08.1999 tarih 661 sayılı yaptırım kararları çerçevesinde Irak tarafından ABD'deki muhabir bankaya gönderilmiş olan ihracat bedelini tahsil edemediğini, savaş nedeniyle zarara uğrayan vatandaşların zararlarının temlik alınarak devletçe oluşturulan fondan karşılanması ve yapılan ödemelerin Irak'tan ve BM tazminat komisyonundan sağlanan savaş tazminatlarına mahsubu ile tasfiyesinin öngörüldüğünü, geliştirme ve destekleme fonu kaynaklı olarak yapılacak ödemelerde ... Bankası A.Ş.'nin aracı kılındığını, bu ödemeler için savaş mağduru müvekkili şirkete genel kredi sözleşmesi imzalatıldığını, görünüşte bir kredi olup aslen hiçbir kredi unsurunu içinde bulundurmayan ve düzenlemeler bakımından içeriğiyle uyuşmayan bu sözleşmenin kredi olarak kabulünün mümkün olmadığını, davalı bankaca Ankara 17. Noterliğinden 31/10/2011 tarih 23603 yevmiye numaralı ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiği ve muaccel hale geldiği belirtilerek 2.413.706,27 USD ana para, 1.723.138,72 USD faiz olmak üzere toplam 4.136.844,99 USD'nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, borcun kabul edilmediği yolunda cevabi ihtarname keşide edildiğini, davalıların alacak taleplerinin bu konudaki tüm yasal düzenlemelere, genel hukuk kurallarına ve uluslararası hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davalılara hiçbir borçları bulunmadığının tespitini, bu tespite bağlı olarak davalı banka tarafından borca konu edilen 26.08.2010 tanzim tarihli 500.000,00 USD'lik teminat senedinin iadesi ile iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı banka vekili, müvekkili banka tarafından yürütülen Irak Kredisi programı, körfez krizi nedeniyle Iraktan olan ihracat, müteahhitlik ve nakliye alacaklarını tahsil edemeyen Türk firmalarının o dönemdeki finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Yüksek Planlama Kurulunun kararları uyarınca 1991 yılında uygulamaya konulduğunu, bu bağlamda Yüksek Planlama Kurulu kararları çerçevesinde Irak ve Kuveyt'ten alacaklı olan firmalara belirli şartlarla kredi kullandırılmasının öngörüldüğünü, davacı firma ile genel kredi sözleşmesi akdedilip, davacıdan teminat senedi ve taahhütname alındığını, davacı şirketten kredi kullandırım aşamasında alınan ve 3 yılda bir yenilenen 500.000,00 USD tutarındaki senedin 26.08.2010 tarihinde yenilendiğini, müvekkili talebinin kanuna ve buna ilişkin Hazine Müsteşarlığının talimatlarına dayandığını, davacı iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Hazine Müşteşarlığı vekili, Eximbank tarafından davacı şirkete 2.544.083,00 ABD doları tutarında kredi kullandırıldığını, Eximbank'ca teminat alınmak suretiyle kredilendirileceğinin hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıkça belirtildiğini, anılan banka tarafından davacı firmaya yapılan ödemenin, davacının iddia ettiği üzere bir temlik işlemi olmadığını, temlik alınmak suretiyle bankacılık yetki ve usulleri çerçevesinde verilmiş bir kredi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.10.1992 tarihli kredi onay formları ile 29.12.1992 tarihli kredi komitesi kararı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu krediye 1. yıl Libor faiz oranı üzerinden, 2. yıl başından itibaren Libor+2 faiz oranı üzerinden faiz hesaplanması gerektiği, buna göre yapılan hesaplama sonucunda davacının 22/10/1992 yılında Irak kredisi programı kapsamında kullandığı 2.544.083,00 USD'lik krediden dolayı yapılan hesaplamalarda 2.431.650,40 USD ana para ve 1.661.889,20 USD faiz olmak üzere toplam 4.093.539,61 USD borçlu bulunduğu, ancak kat ihtarnamesinde 2.413.706,27 USD ana para talep edildiği, davacının borcunun 2.413.706,27 USD asıl alacak 1.661.889,20 USD faiz olmak üzere toplam 4.075.595,47 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davacının davalılara dava konusu kat ihtarında belirtilen toplam 4.136.844,99 USD'nin 61.249,52 USD faiz kısmı için borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 27.06.2022 tarih, 2021/651 E. ve 2022/5281 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili; temerrüt faizine faiz işletildiğini, bankanın faiz zararını Birleşmiş Milletler Tazminat Komisyonu'ndan tahsil etmesi gerektiğini, sözleşmenin varoluş nedeninin incelenmediğini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı banka vekili; kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Davalı Hazine Müsteşarlığı vekili; faiz hesaplamasının hatalı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
Davalılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
13.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40