Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2251

Karar No

2023/4410

Karar Tarihi

12 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/128 Esas, 2022/243 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/990 E., 2021/946 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının esasa ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının tamamlama hükmüne yönelik istinaf talebinin kabulüne, tamamlama hükmünün faiz yönünden kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, icra dosyası kapsamında ödenen 365.014,00 TL'nin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, davacının faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.07.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari ilişki kapsamında davalıya 25.000,00 USD bedelli 4 adet çeki verdiğini, ancak karşılığında davalının mal teslimini gerçekleştirmediğini, hayatın olağan akışı gereği 2013 yılında keşide edilen çekler için 2016 yılına kadar işlem yapılmadan beklenemeyeceğini ileri sürerek Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2016/2787 E. sayılı dosyasına konu çekler nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin teslim edilen malların karşılığı olarak davacıdan alındığını, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini, tazminatın tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bahse konu belgenin, takibe konu çeklerin belgede yer alan çekler olmadığı, bu belgede yer alan çeklerin iş bu dava ile alakası olmadığını beyan ettiği, beyanın dikkate alınarak bahse konu belgenin hükme esas alınmadığı, tarafların ticari defterlerinde çeklerin giriş ve çıkışlarının tespit edilmediği, davalının çeklerin teslim alındığını ve karşılığında mal veya hizmet olarak davacıya sunulduğunu cevap dilekçesi ile belirtmiş olmakla sunulan mal veya hizmetin ifa edildiğine dair dayanak belge sunamadığı, dosya kapsamı itibari ile ispat yükünün davalı üzerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takibe konu çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, iicra dosyası kapsamında ödenen 365.014,00 TL'nin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tavzih kararı ile “karar ilamının 1 nolu bendinin "1 Davacının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün 2016/2787 E. sayılı dosyasına konu çekler nedeni ile davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, icra dosyası kapsamında ödenen 365.014,00 TL'nin 21.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine," olarak düzeltilmesine, "Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin koşulları oluşmadığından reddine" kısmının 7 no'lu bent olarak karara eklenmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı taleplerinin reddinin yerinde olmadığını belirterek bu yönde karar oluşturulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; neden davacının beyanına itibar edildiğinin belirtilmediğini, davacının 503 mal alındığı, 425.000 çek verildiği 78.000 içinde belirtilen çeklerin verildiğine ilişkin yazının kendisine ait olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacının fotokopi belge sunduğunu, davacının huzurdaki davaya konu çekler için de aslında 503 mal aldığını bizzat kendi yazı ve imzası ile ikrar ettiği, böylece malın teslim edildiği hususunun da açıklığa kavuştuğunu, davacının beyanına ilişkin yazı incelemesi yapılması gerektiğini, ikrar ettiği kısmın bile davaya konu çeklere ilişkin malları aldığını ispatladığını, cari tablonun yanlış değerlendirildiğini, 2011 yılı kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini, bir an için defterlerden alacağın anlaşılmadığı kabul edilse bile sundukları belge ile alacağın sabit hale geldiğini, malların teslim edildiğinin açıklığa kavuştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sunduğu fotokopi belge üzerinde davacının imzasının atılı olduğu kısmın altında 425.000 çek ve 78.000, 503 Mal Almış ibarelerinin yazılı olduğu, davacının kabul ettiği imza üzerindeki metnin içeriğinde mal tesliminin yapıldığına dair kaydın olmadığının görüldüğü, belgedeki yazının davacı tarafça kabul edilmediği, davalının defter kayıtlarına göre davacıdan alacaklı olduğunun tespit edilemediği, davalının mal teslim ettiği ve davacıdan alacaklı olduğunu defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamadığı, davaya konu çeklerin tarafların ticari defterlerine kaydedilmediği, davacının 24.02.2018 tarihli dilekçesinde, davanın istirdata dönüştüğü, ödenen paranın istirdat nedeniyle aynen iadesi talep edildiği, ne var ki davacının yargılama aşamasında verdiği dilekçelerinde faiz talebi olmadığı halde mahkemece ödenen bedelin davacı tarafın hükmün tamamlanması talebi üzerine faiziyle tahsiline karar verilmesiyle taleple bağlılık ilkesine aykırı davranıldığı, davalının kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun tespit edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının esasa ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının tamamlama hükmüne yönelik istinaf talebinin kabulü ile 25.05.2021 tarihli tamamlama hükmünün faiz yönünden kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle; davacının takip dosyasına konu çekler nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra dosyası kapsamında ödenen 365.014,00 TL'nin davalıdan istirdatı ile davacıya verilmesine, davacının faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının reddinin yerinde olmadığını, müvekkilinin icra tehdidi altında ödeme yapmak zorunda kaldığını, istirdada dönüşen davalarda kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, haksız kazanç gayesi güttüğünü, 19.11.2021 tarihli dilekçelerinde açıkça faiz isteminde bulunduklarını, faize ilişkin kararın kaldırılmasının USD üzerinden ödeme yapmak zorunda kalan müvekkilini mağdur ettiğini belirterek kararın düzeltilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekin ödeme aracı olduğunu, davacının çeklerin karşılığında malları teslim almadığına dair iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, ispat yükünün müvekkiline geçmediğini, müvekkilinin malların teslim edildiğini ispat yükünün bulunmadığını, savcılıkça takipsizlik kararı verildiğini, kendilerinin evrakın aslını sunduğu halde davacının fotokopi ibraz ettiğini, davacının 503 mal alındığı, 425.000 çek verildiği 78.000 içinde belirtilen çeklerin verildiğine ilişkin yazının kendisine ait olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, bilirkişi raporunda cari tablonun yanlış değerlendirildiğini, bilirkişinin avans alınmış gibi devamında satış faturalarının bundan mahsubuyla hatalı tespitte bulunduğunu, 2011 yılı kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, bir an için defterlerde alacak görünmese bile sundukları belge ile alacağın sabit hale geldiğini, malların teslim edildiğinin de açıklığa kavuştuğunu, davacının tek taraflı beyanına itibar edilemeyeceğini, davacının ikrar ettiği kısımların bile malları teslim aldığını gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

Kural olarak çek bir ödeme vasıtası olup mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilir. Davalının defterinde kayıtlı olmaması da çekleri hükümden düşürmez. Dava konusu çeklerin avans olarak verildiği, teslimi gereken malların davalı tarafından teslim edilmediği, çeklerin bedelsiz olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından ispatlanması gerekir. Mahkemece ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek davalıda olduğu kabul edilip yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde taraflara iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, ispat külfetini üzerine alan davalının dava konu çek bedelleri kadar mal teslim ettiğini ispatlayamamış olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerekirken yazılı şekilde bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasınakarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim