Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1125

Karar No

2023/4395

Karar Tarihi

12 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/618 Esas, 2021/2168 Karar

HÜKÜM: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/628 E., 2018/413 K.

Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin/dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; her çeşit ticari malların toptan ve perakende satıcılığı, büyük satış mağazalarının açılması ve işletilmesi işi ile iştigal eden müvekkilinin, yüksek kalitede temel gıda ve tüketim malzemelerinin mümkün olan en düşük fiyatta ve çok düşük maliyette halka sunduğu hard discount zincir marketlerinin işletilmesi konusunda faaliyet gösterdiğini, davalı şirkete ait "MEDİBİM" markasının kelime ve şekil unsurundan oluşmakta ise de, markanın esas unsurunun "MEDİBİM" kelimesi olduğunu, müvekkili şirket markalarının esas unsurunun ise "BİM" kelimesi olduğunu, davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen markanın kırmızı harfle tertip edilmiş olduğunu, müvekkili markasının da kırmızı temin üzerinde beyaz harfle düzenlenmiş olduğunu, davalı markası ile müvekkili markasının, ortalama tüketici nezdinde bıraktığı genel intiba, görünüm ve özellikle okunuş olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve tescilli olduğu sınıflar bakımından aynı ve benzer tür malları kapsadığını, müvekkili şirket adına tescilli "BİM" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde özel/01577 kod numarası ile tanınmış marka statüsünde olduğunu ve davalı adına 2014/84222 sayı ile tescilli "MEDİBİM" ibareli markanın müvekkili markasını çağrıştırdığını ve müvekkili markası ile hem görsel hem de işitsel açıdan iltibasa neden olduğunu iddia ederek, davalı adına 17.10.2014 tarih ve 2014/84222 sayı ile tescilli ""MEDİBİM" ibareli markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Medibim" ibaresinin ticaret unvanı ve marka olarak davalı adına tescilli olduğunu, söz konusu ibarenin 2005 yılında davalı unvanı olarak kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin ana faaliyet alanının tıbbi cihazların distribütörlüğü ve kalibrasyonu alanlarında olduğunu, müvekkilinin 2006 yılında da "medibim" markasını 44. sınıfta 2006/03296 sayı ile tescil ettirdiğini, akabinde de davaya konu 2014/84222 sayılı "medibim" markasını 2014 yılında 10 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, 2005 yılında www.medibim.com.tr alan adını da müvekkilinin kendi adına tescil ettirdiğini, müvekkili markalarının 10, 35 ve 44. sınıf kapsamında kalmakta olduğunu, "Medibim" ibaresini ticaret unvanı, marka ve alan adı olarak tescilli olarak bugüne kadar hiçbir itiraz olmaksızın fiilen kullandığını,, tarafların ticari faaliyet kapsamlarının çok farklı olduğunu, müvekkili markasının davacının "BİM" markası ile benzer olmadığını, ayrıca hükümsüzlüğü talep edilen müvekkili markası ile ilgili davacının TPMK'ya yapmış olduğu itirazının reddedildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) hükümlerine göre kullanmama defini ileri sürdüklerini, müvekkilinin markasının 10. ve 35. sınıfta tescil edildiğini, davacı markasının ise 35. sınıfta perakende mağazacılık alanında fiilen kullanıldığını, tescil alınmayan ve fiilen kullanılmayan alanlarda hükümsüzlük talep etmenin hukuka aykırı olduğunu, davalının tescil sınıflarında davacının markasını kullanmadığını savunarak davanın reddine istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket adına kayıtlı "BİM" esas unsurlu markalar ile davalı adına tescilli "Medibim+Şekil" markası karşılaştırıldığında; davacı ve davalı şirketin faaliyet alanlarının ayrı olduğu, davacı markasının üç harfli bir heceden ibaret olduğu, davalı markasının esas unsuru olan ve iştigal konusu ile ilişkili "Medibim" kelimesi olduğu, şekil itibariyle de her iki markanın benzer olmadığı, tescilli oldukları aynı sınıflar yönünden dahi hiçbir şekilde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, bilirkişi raporu takdiri delil olduğu ve benzerlik olduğu kabul edilse dahi, davacının 10. sınıf yönünden ciddi kullanımının da bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, markalar arasında benzerlik/ayniyet değerlendirmesi yapıldığını, davalı markasında “bim” kelimesine vurgunun yoğunlaşmasıyla davacının bir yan ya da seri markası olduğunun, o işletmenin “medikal ürünlerine verdiği yan bir marka olduğu” izleniminin doğurduğu böylece tüketicinin karıştırma ihtimalinin oluştuğunun tespit edildiğini, davaya dayanak gösterdikleri BİM esas unsurlu markaların 10. ve 35. sınıfta tescilli olduğunu, “tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer” olması şartının somut olayda gerçekleştiğini, günümüzde perakende sektöründe mağazalarda sadece temel tüketim mallarının satışı değil, her çeşit ticari ürünün satışı yapılır hale geldiğini, davacının 10. sınıf yönünden ciddi kullanımının olmadığı red gerekçeleri arasında sayılmışsa da; 6769 sayılı Kanunun geçici madde birinci maddenin (1) bendi hükmü uyarınca anılan kanunun yayımı tarihinden önce yapılmış marka tescil başvurularına, başvuru tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) hükümlerinin uygulanması zorunlu olduğunu, davalı şirketin kullanmama savunmasına itibar edilemeyeceğini, müvekkilinin 2014/58116 sayılı BİM BİRLEŞİK MAĞAZALAR A.Ş. ve 2014/32728 sayılı “BİM AKTÜEL” markalarının 35. sınıfta (10. sınıf emtiaların satış hizmetleri de dahil) tescilli olduğunu ve tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre dolmadığı için kullanmama definin ileri sürülemeyeceğini. dosyaya sundukları fatura ve katalogların incelenmesinden müvekkilinin biberon, emzik, prezervatif vs. 10. sınıfa dahil ürünlerin düzenli bir şekilde müvekkil şirket mağazalarında satışa sunulduğu, davacı markalarının 10. ve 35. sınıfta tescilli olduğu hizmetlerin, davaya dayanak gösterilen 2014/32728 ve 2014/58116 sayılı BİM esas unsurlu markaların tescil kapsamında aynen yer aldığından bu hizmetler için de hükümsüzlük koşulları oluştuğunu ileri sürerek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanunu'nun 25 inci maddesinin yedinci bendinde uyarınca davacı tarafın dayandığı markaların da tescil tarihinden, dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediğinden kullanmama definin ileri sürülemeyeceğine ilişkin davacı vekilinin istinaf sebebi haklı olduğu, mahkemece davacı markalarının belirtilen sınıflarda kullanılmadığına dair gerekçesi yerinde olmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde tanınmış markasına dayandığı, bilahare mahkemece talebin açıklatılması üzerine 2014/32728 sayılı “BİM AKTÜEL” markası ile 2014/58116 sayılı “BİM BİRLEŞİK MAĞAZALAR A.Ş.” markasına da dayanıldığı ileri sürüldüğü, davacının dayanak BİM AKTÜEL markası ve “BİM BİRLEŞİK MAĞAZALAR A.Ş.” markası ile davalının hükümsüzlüğü istenen MEDİBİM+şekil markasının benzerlik karşılaştırılmasında, davacı markalarının 10. sınıfta tescilinin bulunmadığı, 35. sınıfta bir kısım alt sınıf hizmetlerde tescil sınıfının ortak olduğu, her iki taraf markasında ortak olan BİM ibaresi ile MEDİBİM ibaresinin anlamının bulunmadığı, görsel ve sesçil olarak benzerlik düzeyinin düşük olduğu, davacının markasının tanınmış olduğu mağazacılık sınıfında davalı markasının tescilinin bulunmadığı ve ortak sınıfta davacı markasının tanınmış olmadığı, tanınmış markalar tescil sınıfları haricinde de belirli şartların bulunması halinde genişletilmiş korumadan yararlanabilecekse de, bu korumanın mutlak olmadığı, davalı markasının renk, şekil ve yazım karakteristiği ile de davacı markasından farklılaştığı, ayırt edici olduğu, ortak sınıflar ve tescile konu farklı sınıflar yönünden davacı ... markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi yada ayırt edici niteliğinin zedelenmesi ihtimalinin bulunmadığı, tüketici nezdinde işletmesel bağlantı kurulması ihtimalinin de bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin gerekçeye yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddi kararı sonuç itibarıyla doğru olmakla, davanın reddine, düzeltilmiş gerekçe ile ve kazanılmış haklar korunarak hükmün aynen tekrarına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda markalar arasında benzerlik/ayniyet değerlendirmesi yapılmış olduğunu, taraf marka görsellerinden davalı markasında “BİM” kelimesine vurgunun yoğunlaşmasıyla “medibim” bütünü, seri markası olduğunun tespit edildiğini, o işletmenin “medikal ürünlerine verdiği yan bir marka olduğu” izleniminin doğduğunu, davacının seri marka imajı kapsamında tüketicinin karıştırma ihtimalinin oluştuğunu, davacı şirketin mağazacılık sektöründeki tanınmışlığının tüketicinin bildiği ve güvendiği marka ile hizmeti sunan firmanın farklı alanlarda da üretim ve pazarlama yaptığını düşünme ihtimalini etkileyeceğini, davacının 35. sınıf (reklam, pazarlama, istifleme, mağazacılık hizmeti vb.) yönünden ciddi kullanımının olduğu hususu davalı markasının emtia listesinin tümünün davacı şirket markaları kapsamında koruma altında bulunduğunu, davacı markalarının 35. sınıfta 10. sınıf emtiaların satış hizmetleri de dahil olmak üzere tescilli olduğunu, davacı şirket tarafından biberon, emzik, prezervatif vs. 10. sınıfa dahil ürünler düzenli bir şekilde mağazalarında satışa sunulduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının toptan ve perakende satış mağazası olduğunu, yiyecek, içecek satışı üzerinde faaliyet gösterdiğini, her iki tarafın da faaliyet alanları ve markalarını kullandıkları alanların farklı olduğunu, davacının 35. sınıfta tescilli olduğunu, 2009/45261 no.lu BİM ibareli markasın 10. sınıfta kısmen tescilli olduğunu ve kullanmama defi kapsamında kaldığını, fiili olarak marka kullanımını ispatlayamadığını, davacı tarafın dayandığı markaların da tescil tarihinden, dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediginden kullanmama definin ileri sürülemeyeceğine ilişkin istinaf kararnın gerekçesi yerinde olmadığını, dava dilekçesine dayanak mallar bakımından kullanmama defi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 25inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı."medibim"“bim”mahkemesimedibimmağazalar"bim"aktüelkararıonanmasınabirleşikaktüel”derece""medibim"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:40:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim