Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5907
2023/437
23 Ocak 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/379 Esas, 2021/859 Karar
DAVA TARİHİ: 21.07.2020
HÜKÜM: Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/322 E., 2020/653 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Marketçilik Nakliye Tarım Hayvancılık İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne Akhisar Sulh Ceza Hakimliğinin 22.09.2016 tarihli ve 2016/2082 D. İş sayılı kararı ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandıktan sonra TMSF'nin 29.09.2016 tarihli ve 2016/223 sayılı kararı ile müvekkili ..., ..., Ünal Bilgili, ..., ...'ün şirket temsilcisi olarak atandığını, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/455 E. sayılı dosyasının 29.06.2018 tarihli, 2 numaralı ara kararı gereği ... Şirketi hakkındaki kayyımlık kararının kaldırıldığını, 20.07.2018 tarihli ve 14827 sayılı Fon Kurulu kararı ile davacı ...'ın şirket yetkilisi sıfatının kaldırıldığını, davalı ...Ş. tarafından hem müvekkilinin şahsına hem diğer TMSF yetkililerine hem de yetkili bulundukları şirkete yeminli mali müşavirlik (YMM) mesleki sorumluluk poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ...’un 2013 hesap dönemi için düzenlediği tam tasdik raporundan kaynaklı başvuru üzerine ödenen 281.000,00 TL’lik hasar bedelinin rücuen ödenmesi konulu yazı gönderilmesi üzerine davacının, 12.09.2018 tarihli yazı ile ...Sigorta A.Ş.'ye muhataben yazdığı dilekçede, şahsının şirket yetkilisi sıfatının kalmadığını, talep ettikleri hasar bedelinin rücuen tazmini konusu ile gerek dönem itibariyle gerekse şirket yetkilisi sıfatlarının sonlandırılmış olması sebebiyle alakasının olmadığının belirtildiğini, buna rağmen davalı şirketin kötü niyetli olarak davacı aleyhine 28.02.2019 tarihinde icra takibi başlattığını, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davacının İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün 2019/7945 E. sayılı dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaların asılsız olduğunu, kötü niyetle hareket ederek davacı aleyhine takip başlatılmadığını, davaya konu icra dosyasında davacı dahil diğer gerçek kişiler yönünden icra takibinden vazgeçildiğini savunarak feragat ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 26. İcra Dairesinin 2019/7945 E. sayılı icra dosyasında alacaklı ... Sigorta A.Ş. tarafından borçlular ... Marketçilik Nak. Tar. Hay. İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine, YMM mesleki sorumluluk poliçesi ile sigortalı bulunan ...'a poliçe kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu şahıslar tarafından borca itiraz edilmesi üzerine 08.03.2019 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği, alacaklı tarafça sunulan 17.08.2020 tarihli dilekçe ile borçlu gerçek şahıslar yönünden takipten feragat ettiklerini, şirket yönünden takibe devam ettiklerinin beyan edildiği ve takipten feragat nedeniyle harcın yatırıldığı, buna göre ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce davanın konusuz kaldığı, davalı tarafça davacı aleyhine başlatılan icra takibine dayanak alacağın, dava dışı şirketin 2013 yılı hesap dönemine ait tam tasdik raporundan kaynaklı 281.000,00 TL’lik hasar bedelinin rücuen tazmini talebine ilişkin olması göz önüne alındığında davacının, dava dışı şirkete TMSF'nin kayyım olarak atanmasına ilişkin Akhisar Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/2082 D. İş sayılı kararının tarihinin 22.09.2016 olması nedeniyle davacının dava dışı şirketteki görevinin en erken bu tarihte başlamış olması ve Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/455 E. sayılı dosyasında verilen 29.06.2018 tarihli karar ile dava dışı şirketteki kayyımlığın sona erdirilmiş olması ve ayrıca davalı şirketin davacıya yönelik rücu talebine yönelik davacı tarafça verilen cevabi yazıda da davacının gerek kayyımlık görevinin kaldırılmış olması gerekse tazmin konusunun dönemi itibariyle dava dışı şirkette yetkili sıfatının bulunmadığına ilişkin durumun net bir şekilde açıklanmasına rağmen davalı şirketçe bu durum göz ardı edilmek ve basiretli tacirin kendisine yüklediği basit araştırma yükümlülüğü dahi yerine getirilmeksizin doğrudan dava dışı şirketi temsile yetkili olmayan ve takip konusu tazminat alacağının doğduğu dönem itibariyle dava dışı şirkette temsil yetkisi bulunmayan davacı hakkında likit alacağa ilişkin takip başlatılmasının kötü niyetli olduğunun şüphesiz olduğu gerekçesiyle davacı tarafça açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine ve davacı lehine maktu vekâlet ücretine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarında davacı yararına nisbî vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece maktu vekâlet ücretinin yarısına hükmedildiğini, icra takip çıkışı olan 303.547,02 TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davaya konu icra dosyasında asıl alacak miktarı 279.368,27 TL, icra takibine kadar işlemiş faiz miktarı 24.178,75 TL olmak üzere takip çıkışı toplamın 303.547,02 TL olduğunu, bu miktar üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken asıl alacak üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; feragatin icra takibinde yapılan hatanın fark edilmesinden hemen sonra dava açılır açılmaz yapıldığını, bu durumda kötü niyetten bahsedilemeyeceğini, kötü niyet tazminatı için haksız takibin yeterli olmadığını, alacaklı tarafından takibin kötü niyetle yapıldığının ispatlanması gerektiğini, davacının davalı şirketin kötü niyetli olduğu iddiasını ispatlar nitelikte herhangi bir delil sunmadığını belirterek istinaf mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile AAÜT'nin hüküm tarihinde yürürlükte olan 6 ncı maddesindeki, “...Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur...” hükmü gereğince davacı yararına 1/2 oranda belirlenecek nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 2 nci bendinde takipte istenen asıl alacak tutarı esas alınarak kötü niyet tazminat tutarına hükmedilmişse de, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kötü niyet tazminatının takip konusu alacak toplamı üzerinden hesaplanması gerektiği, nitekim dava dilekçesindeki dava değerinin faiz dahil 303.547,02 TL olarak gösterildiği ve harçlandırıldığı, bu nedenle takipte istenen faizin de dahil edilerek bulunan toplam takip alacağı olan 303.547,02 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken sadece ana para üzerinden hesaplama yapılması usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinafında haklı bulunduğu, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesine gelince, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre borçlu yararına kötü niyet tazminatına hükmedileceği, davalı tarafça davacı aleyhine başlatılan icra takibine dayanak alacağın dava dışı ... Marketçilik Nak. Tar. Hay. İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2013 yılı hesap dönemine ait tam tastik raporundan kaynaklı 281.000,00 TL’lik hasar bedeline ilişkin olduğu, davacının sunulu deliller ışığında dava dışı şirketteki göreve başlama ve sona erme tarihi ile ayrıca davalı şirketin rücu talebine yönelik istemine karşı davacı tarafça 12.09.2018 tarihinde verilen cevabi yazıda da, davacının gerek kayyımlık görevinin kaldırılmış olması gerekse tazmin konusunun dönemi itibariyle dava dışı şirkette yetkili sıfatının bulunmadığına ilişkin durumun net bir şekilde açıklanmasına rağmen davalı tarafından doğrudan dava dışı şirketi temsile yetkili olmayan ve takip konusu tazminat alacağının doğduğu dönem itibariyle dava dışı şirkette temsil yetkisi bulunmayan davacı hakkında icra takibi başlatılması nedeniyle davalının kötü niyetli olduğunun kabulü ile aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesinin isabetli olduğu, aksi yöndeki davalı vekili istinaf başvurusunun yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kötü niyet tazminatı ve vekâlet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davacı tarafça açılan dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalının icra takibine girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca takip konusu alacak toplamı olan 303.547,02 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 60.709,40 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 29.698,29 TL'nin aynı Tarifenin 6 ncı maddesi uyarınca 1/2'si oranıyla belirlenen 14.849,14 TL nisbi vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarla istinaf mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının yetkili ve sorumlu olmadığı dönem ile ilgili olarak davalı tarafından icra takibi başlatılan rücuen tazminat alacağından dolayı borçlu olmadığının tespiti ve takibin kötü niyetli olduğundan bahisle kötü niyet tazminatı istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3.AAÜT'nin 6 ncı maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:43:46