Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9213
2023/4347
11 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2389 Esas, 2021/1885 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/203 E., 2019/48 K.
Taraflar arasındaki asıl mali ve manevi haklara tecavüz etmediğinin ve haksız rekabet fiillerinin oluşmadığının tespiti ve karşı haksız rekabetin, tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA VE CEVAP
Davacı karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin akaryakıt otomasyon sistemleri üzerine yazılım geliştirdiğini ve ilgili yasalar çerçevesinde tüm akaryakıt istasyonları ile Enerji Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) arasında denetime elverişli bir haberleşme ve raporlama ağı kurduğunu, 1988 yılında Türkiye'de ilk sektöre özel akaryakıt yönetim sistemi yazılımını DOS tabanlı olarak piyasaya süren Bit Bilgi İşlem ve Bitakep Yazılım ve Otomasyon Sistemleri firmaları ile işbirliği içinde çalıştığını, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) 22.06.2011 tarih ve 3287 sayılı kurul kararı ile 2012 yılı itibari ile ülkemizde bulunan tüm akaryakıt istasyonlarına otomasyon sisteminin kurulduğunu, ülkemizde bu otomasyon sistemlerini üreten, satan, bakım ve onarımlarını yapan Petronet, Turpak, Asis, Mepsan, Trigon ve Startech olmak üzere 6 firmanın bulunduğunu, bu firmaların tamamının kendi yazılımlarını kullandığını, davalının yazılımları ile müvekkilinin yazılımlarının birbirinden tamamen farklı platformda farklı dilde yazılmış programlar olduğunu, davalı firmanın otomasyon yazılımlarının Visual Basic ve Net ortamında derlendiğini, müvekkili şirket yazılımlarının ise Delphi ortamında derlendiğini, piyasa koşulları gereği maliyet düşürmek amacıyla akaryakıt istasyonlarının kurulmuş olan donanımları değiştirmeksizin bakım ve güncelleme işini yürütecek firmaları süreç içerisinde değiştirebildiklerini, değişiklik sonrası yeni firmanın, kendine ait yazılımı sisteme yükleyerek sistemi çalışır kılmaya devam ettiğini, akaryakıt istasyonunun çalıştığı firma değişirken, önceden satın alınmış donanımlarının değişmediğini, bu durumda yeni şirketin yazılımı ile akaryakıt istasyonunda bulunan donanımın bir şekilde uyumlu hale getirilmesi gerektiğini, davalı şirket dışındaki 5 firmanın kendi yazılımı ile akaryakıt istasyonun sahibi olduğu donanım arasında iletişim kurabilmek amacıyla basit bir converter üzerinde bulunan iki satırdan ibaret olan iletişim protokollerini internet üzerinden paylaştığını, yani davalı Asis firmasının diğer 5 firmanın donanımları ile çalıştığını, ancak kendi iletişim protokollerini paylaşmayarak, diğer firmaların kendi donanımları ile çalışmasını engellemeye çalıştığını, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet yarattığını, müvekkili şirketin kendi yazılımı ile akaryakıt istasyonu sahibinin davalı şirketten satın aldığı donanımların iletişimini sağlamak, arayüz gerçekleştirmek amacıyla iletişim protokollerini öğrendiğini, bu bilgiyi sadece belirtilen amaç için kullandığını, müvekkilinin fiilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında suç teşkil etmediğini, kendisine ait "Petronet Otomasyon ver.1.0.76" yazılımının, pompa otomasyon, tank otomasyon ve merkez otomasyon yazılımlarının, davalı şirkete ait Petech Tank Otomasyon yazılımı ve Petech Pompa Otomasyon yazılımı, Petech Merkez Otomasyon yazılımı ile 5846 sayılı Kanun kapsamında mali ve manevi haklara tecavüz etmediğinin, haksız rekabet oluşturmadığının ve kendi yazılımı ile akaryakıt istasyonunun sahibi olduğu donanımın arasında iletişim kurabilmek amacıyla basit bir converter üzerinde bulunan iki satırdan ibaret olan, iletişim protokolünün kendisinden elde edilip, kendi yazılımlarıyla uyumlu hale getirilmesinin davalının mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil etmeyeceğinin tespitini talep etmiş, karşı davaya ilişkin olarak sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; karşı davanın reddini istemiştir.
II. KARŞI DAVA VE CEVAP
Davalı karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; karşı davalının müvekkilinin protokolünün aynısını alarak kendi yazılımında kullandığını, bu protokolleri kullanmanın karşı davalı açısından bir zorunluluk teşkil etmediğini, karşı davalının kendi protokolünü oluşturarak yazdığı programda ve piyasada satılan açık kodlu OEM protokolüne sahip probe ile kullanabileceğini ya da mevcut probede bulunan elektroniği değiştirerek kendi protokolünü kullanma imkanına sahip olduğunu, müvekkilinin protokol kodlarının kapalı olması nedeninin dışarıdan bir müdahaleyi istememesinden kaynaklandığını, satılan akaryakıt kaçağının engellenmesi maksadı ile dağıtım şirketleri tarafından EPDK'ya online olarak bildirim yapıldığını, bu protokollerin açık kaynaklı sunulması halinde art niyetli kişilerin ara cihazlar ile sisteme müdahale etmesine ve satışı yapılan akaryakıt miktarının kontrolünün yapılmamasına imkan sağlayacağından kamu yararı açısından doğru bulunmadığı gibi müvekkilinin maddi ve manevi çıkarının olduğunu, müvekkilinin protokolü içinde imalat teknolojisini içeren ve başka benzer sistemlerde bulunmayan know how olduğunu, karşı davalının ayrıca temassız kart okuyucuya ait protokolün kodlarını da kırmak sureti ile hukuk dışı bir fiil gerçekleştirdiğini, bunun suç ve haksız fiil olduğunu, karşı davalının müvekkilinin protokolünü şahsen kullanmadığını, kendi programı ile entegre ederek belirli bir ücret karşılığı satarak kar elde ettiğini, oysa 5846 sayılı Kanun'un 38 nci maddesinin şahsi gereklilik için olduğunu, 5846 sayılı Kanun'un getirdiği serbestliğin sadece yazılımın hak sahibi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi hakkında olduğunu, bu protokolün müvekkili tarafından yapılan programın bir parçası olduğunu, 5846 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinde hususi menfaat başlığı altında şahsi kullanımın açıklandığını, ticari bir ürünün meydana getirilmesinden bahsedilmediğini, dava konusunun birkaç yazılım olmadığını, yazılım ve donanım içeren bir sistem olduğunu, 5846 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde tanımlar içerisinde ve 38 inci maddesinde belirtilen ara işlerliğin bağımsız yaratılmış bir program ile diğer programlar arasındaki bilgi akışının tanımlandığını, buradaki bilgi akışının bir elektronik cihaz olan sensörden alındığını, sensörler ile buradan alınacak değerleri kullanan yazılımlar arasındaki bilgi akışının ara işlerlik tanımına girmediğini, açık kaynak kodlu olmayan protokollerin rekabeti engellediği yönündeki itirazın genel bir kanaat içerdiğini, yalnızca bu dosyadaki yazılımları kapsamayıp karşı davalının itirazlarının açık kaynak kodlu olmayan tüm protokollerin de rekabeti engellediği sonucunu doğurduğunu, bu iddia doğru kabul edildiğinde açık kaynak kodlu olmayan bir çok üreticinin de haksız rekabet suçu işlediğini, probe (sensör) ürünlerinin akaryakıt firması tarafından ayrı olarak satın alınmadığını, donanımlar ve yazılımlar ile birlikte bir bütün olduğunu, yurtdışı pazarına satışa sunulan probelerin ise ayrı ve açık kaynak kodlu bir OEM protokol ile birlikte sunulduğunu, OEM protokolünün dava konusu protokolden farklı olduğunu ve içerisinde imalat teknolojisi gibi ticari sırlar bulundurmadığını, eser ve mali hak sahibine ödenen paranın kural olarak eseri alanın özel kullanımı için olduğunu, eğer eser farklı bir çevreye sunulursa hak sahibine ayrıca mali karşılığının verilmesi gerektiğini, davacı karşı davalının bundan para kazandığını ve müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, davacı karşı davalının kendi grup şirketi olan Bitakep Yazılım ile birlikte çalıştığını, 5846 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinde yazılı kişilerden olmadığını, davacı karşı davalının davasında protokol kodlarını kırdığını ve kendi yazılımında kullandığını ikrar ettiğini, bu nedenle müvekkilinin maddi ve manevi haklarına açık bir tecavüzün olduğunu, müvekkilinin bu programı yazan yazılımcı ile aralarında bir hizmet akdi olduğunu, iletişim protokolünün büyük bir arge faaliyeti sonucu oluşturulduğunu, karşı davalının "2 satırdan oluşan iletişim protokolü" diyerek manevi haklarına saygısızlık ettiğini, protokol yazılımını çoğaltarak mali haklarına tecavüz ettiğini, bu nedenle yazılımın rayiç değerinin 3 katı ile bunların satışından elde edilen tutar kadar tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, karşı davalının bu protokolün müvekkiline ait bilgisayar programı olduğunu ve dolayısı ile eser olduğunu kabul ettiğini, bu yazılımı sattığının Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/9176 Soruşturma numaralı dosyasındaki ikrarı ile sabit olduğundan başka bir araştırma yapmadan tazminat hesabının yapılması gerektiğini, karşı davalının müvekkilinin iş sırlarını hukuka aykırı olarak gizlice ele geçirdiğini, dürüstlüğe aykırı davranarak haksız rekabet fiilini işlediğini belirterek asıl davanın reddini istemiş, karşı davaya ilişkin dava dilekçesinde; karşı davalının müvekkiline ait protokol yazılımını kullanmasının önlenmesi maksadıyla çoğaltılmış yazılımlarının ve onu imale yarayan çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına, satışa çıkmamış çoğaltılmış yazılımlarının ve onu imale yarayan çoğaltma vasıtalarının imhasına, eserden doğan hakların ihlali nedeni ile haksız rekabet ve 5846 sayılı Kanun anlamında tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine, tespit edilecek rayiç bedelin 3 kat fazlası hükmü uyarınca ve haksız rekabet hükümleri uyarınca şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, 1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla asıl davada, davanın kısmen kabulüne, davacı karşı davalıya ait Petronet Otomasyon ve 1.0.76 yazılımının davalı karşı davacıya ait "Petechtank Otomasyon Yazılımı", "Petech Pompa Otomasyon Yazılımı" ve "Petech Merkez Otomasyon Yazılımı" ile farklı olduğu anlaşıldığından, davalı karşı davacının haklarına tecavüz etmediğinin tespitine, davacı karşı davalı tarafça, davalı karşı davacıya ait yazılım sisteminin iletişim protokolünü kullanmasının davalı karşı davacının mali haklarına tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından, tecavüz teşkil etmediğinin tespiti talebinin reddine, karşı davada, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı davalı tarafça "Petechtank Otomasyon Yazılımı", "Petech Pompa Otomasyon Yazılımı" ve "Petech Merkez Otomasyon Yazılımı" isimli yazılım sistemlerinin iletişim protokolünü kullanmak suretiyle karşı davacının 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan mali haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, muhtemel tecavüzlerin önlenmesine, taleple bağlı kalınarak 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca rayiç bedelin 3 katı karşılığı 10.000,00 TL maddi tazminatın taleple bağlı kalınarak karşı davalının dava açtığı 17.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak, karşı davacıya verilmesine, karşı davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına, karşı davacının manevi tazminat talebinin ve diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; otomasyon sisteminin maliki olan akaryakıt istasyon işleticisinin talebi ve onayı ile sistemin bakım ve güncellemesini sağlayan müvekkili şirketin bu faaliyetinin hukuka uygun olduğunu, davalının tutum ve davranışının haksız rekabet kurallarının ihlali niteliğinde olduğunu, otomasyon sisteminin davalı tarafından bir akaryakıt istasyonuna veya akaryakıt dağıtım şirketine satıldıktan sonra bunun mülkiyet haklarının da devredildiğini, müvekkilinin davalının yazılımına müdahale etmediğini, otomasyon sisteminin sahibi olan firmanın talep ve onayıyla otomasyon sisteminin bakım ve güncellemesini yaptığını, aksi halde bütün otomasyon sisteminin çöpe atılıp yenisinin kurulmasının gerekeceğini, ya da akaryakıt istasyonunun, davalının fahiş fiyatları üzerinden bakım ve güncelleme hizmeti alacağını, bu hususun serbest piyasa şartlarına aykırı olduğu gibi haksız rekabet kurallarına da aykırı olduğunu, aldırılan bilirkişi raporlarında, müvekkilinin yazılımının davalı karşı davacı ürününe "haksız rekabet" oluşturup oluşturmadığının, her iki firmanın yazılımının da farklı olduğu dikkate alınarak iletişim protokollerinin hukuksal durumunun ve bu konuda 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesinin (h) bendi ve 38 inci maddesinin müvekkili lehine uygulanıp uygulanmayacağı yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, davalı tarafın savunmalarında ısrarla akaryakıt kaçakçılığı konusuna değinmesinin gerçek olmayan bir savunma olduğunu, bilirkişi raporlarıyla her iki şirket yazılımının farklı olduğu, müvekkili şirketin davalı şirketin yazılımını kullanmadığı, sadece akaryakıt şirketlerinde kurulu sistemle yazılımın irtibatı için 2 satırdan ibaret iletişim protokolünün kullanıldığı ve bu iletişim protokolünün piyasa değerinin de olmadığı kabul edilmesine rağmen mahkeme tarafından hatalı bir değerlendirme ile bilirkişilerin tespit ettiği tüm yazılımın fiyatı kadar bir tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin tazminat hesabına ilişkin beyanlarını dikkate almadan karar verdiğini, davacı karşı davalının istasyon sayısının sorularak tazminat hesabı yapılması taleplerinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin 26.09.2017 tarihli ara kararında, bilirkişilerden tazminat hesabı yapılması için, müvekkiline ait haberleşme protokolünün tüm yazılım içerisindeki oranının tespitini ve buna göre rayiç bedel hesaplanmasını talep etmesine rağmen bilirkişilerin müvekkiline ait protokolün eser niteliğine haiz olmadığından bu hususu incelemediklerini beyan ettiklerini, oysa protokolün eser niteliğine haiz olduğunu, tazminat hesabı için yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada, davacı karşı davalı tarafından geliştirilen “Petronet Otomasyon Ve. 1.0.76” yazılımının davalıya ait “PetechTank Otomasyon Yazılımı”, “Petech Pompa Otomasyon Yazılımı” ve “Petech Merkez Otomasyon Yazılımı” ile FSEK anlamında mali ve manevi haklara tecavüz etmediğinin, ayrıca davacı tarafça davalıya ait yazılım sisteminin iletişim protokolünü sistemi dönüştürmek için kullanmasının ve kendi sistemi ile uyumlu hale getirmesinin davalının mali ve manevi haklarına tecavüz teşkil etmediğinin tespiti, karşı dava ise davacı karşı davalının davalı karşı davacıya ait yazılımın haberleşme protokolünü kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği ve 5846 sayılı Kanun kapsamındaki haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti, tecavüzün durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesinin (h) bendi ve 38 inci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:19