Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/94

Karar No

2023/4346

Karar Tarihi

11 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/517 Esas, 2021/1406 Karar

HÜKÜM: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/982 E., 2018/1242 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin kalkınmada öncelikli bölgede yer alan Kahramanmaraş'ta pamuk ipliği üretimi işiyle iştigal ettiğini, Bakanlar Kurulunun 28.08.2006 tarih ve 2006/10921 sayılı "Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar"ın Ekim 2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yatırım yapma kararı aldığını, bu kapsamda T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek, yatırım teşvik belgelerini aldığını, akabinde, davalı bankanın Kahramanmaraş Şubesine müracaat ederek, 2006/10921 sayılı Karar gereğince, Teşvik Kapsamında Yatırım Kredisi talebinde bulunduğunu, talebi olumlu karşılanan müvekkiline 19.04.2007 ile 21.11.2007 tarihleri arasında, 4 ayrı itfa planı ile toplam 8.961.000,00 euro yatırım kredisi kullandırıldığını, her iki teşvik belgesinde faiz desteği olduğunu, her ne kadar Bakanlar Kurulu, 2009/15199 sayılı kararı ile 2006/10921 sayılı kararı yürürlükten kaldırmış ise de, geçici hükümle önceki teşvik kararları için Bakanlar Kurulunun 2006/10921 sayılı kararının uygulanacağının öngörüldüğünü, döviz kredilerindeki faiz desteğinin 2 puan olup, azami 1.000.000,00 TL olduğunu, kullanılan kredilerin geri ödemesinin 26.12.2007'de başlayıp, Ağustos 2014'e kadar devam ettiğini, kredi geri ödemelerinin itfa planına uygun olarak gecikme olmaksızın düzenli şekilde ödendiğini, her ne kadar kullanılan kredinin faiz desteği bütün faiz ödemelerini kapsamakta ise de, T.C. Ekonomi Bakanlığı ile Bankalar arasındaki faiz desteğine ilişkin protokolün davalı banka ile 05.05.2010 tarihinde imzaladığını, ancak davalı bankanın, protokol imzaladığını müvekkili şirkete bildirmediği gibi, protokolü imzaladıktan sonra ödenen faizlerin 2 puanlık kısmını faiz desteği kapsamında Bakanlıktan talep etmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, çünkü 2006/10921 sayılı kararın uygulanmasına ilişkin 2006/3 sayılı Hazine Müsteşarlığı Tebliği'nin 22 nci maddesine göre faiz desteğine ilişkin Bakanlığa sadece bankaların müracaat edebildiğini, davalı banka Ekonomi Bakanlığına müvekkili adına faiz teşviğinden yararlanması için, süresinde müracaat etmediğinden müvekkil şirketin faizleri ödemek zorunda kaldığını ve faiz teşviğinden yararlanamadığını, davalı bankanın protokolü imzaladığı 05.05.2010 tarihinden itibaren toplam 335.970,15 euro faiz ödemesi yapıldığını, ödenen bu faizlerin Bakanlıktan alınması gereken 2 puanlık kısmının 163.697,19 euro olduğunu, davalı bankanın faiz desteği için başvurmayarak, müvekkili şirketin 163.697,19 euro zararına yol açtığını ileri sürerek, 163.697,19 euro maddi zararın dava tarihinden itibaren en yüksek avans faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) efektif satış kuru üzerinden davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yatırım teşvik belgeleri ile yurt dışında mukim NBG Malta Ltd.’den 2007 yılında yurt dışı kaynaklı kredi kullandığını, müvekkili bankanın davacının yurt dışından kredi kullanmasına aracılık ettiğini, davacının yatırım teşvik belgelerini ilgi tutarak 19.04.2013 tarihinde müvekkili bankadan talepte bulunduğunu, bu talebin müvekkili banka tarafından Ekonomi Bakanlığına iletildiğini, ancak bakanlığın talebe olumsuz yanıt verdiğini, yatırım teşvik belgelerindeki yatırım süresi, protokolün tanzim tarihinde sona erdiğinden davacının talebinin haksız olduğunu, müvekkili bankanın davacının ne vekili, ne ticari mümessili ya da ticari vekili olduğunu, davacının talebi olmadan kendiliğinden davacı adına böyle bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin Devlet Yardımları Hakkındaki 2006/10921 sayılı Karar ile 16.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren 2009/15199 sayılı Kararda yer alan "Faiz Desteği"nin protokolün imzalandığı 05.05.2010 tarihi ile yatırımın tamamlanma vizesinin alındığı 18.09.2012 tarihleri arasındaki dönem için davacı şirket bakımından müktesep hak oluştuğu, davalı bankanın Bakanlığa başvurusunun kabul edilmesi ve Hazine ile arasında Protokol imzalanmasından sonraki döneme ilişkin olmak üzere yatırımcıya ödenmesi gereken Faiz Desteğinin tahsili bakımından üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmedeki kusurlu hareketi sonucunda davacı şirketin yatırım teşvik belgesine bağlanmış %2 faiz desteğinden yoksun bırakılmış olması nedeniyle mahkemece benimsenen bilirkişi kök ve ek raporunda tablo halinde hesaplanan zarar miktarının 164.804,15 euro olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne 163.697,19 euro alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4 a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ilgili teşvik kapsamında müvekkili bankadan bir kredi kullanmadığını, yurt dışında kurulu bir bankadan kredi kullandığını, müvekkili bankanın ise bu krediye aracılık ettiğini, bunu teyit eden Ekonomi Bakanlığının 16.06.2016 tarihli yazısının gözardı edildiğini, davaya konu kredilerin kullanım tarihleri 2007 yılı içerisinde olmasına rağmen, müvekkili banka ile Hazine Müsteşarlığı arasında akdedilen protokolün 05.05.2010 tarihli olup, bu protokolde, protokol öncesinde mevcut ve protokol sonrasında kullandırılacak kredilere ilişkin bir ayrım yapıldığını, buna göre, protokol imzalanmadan önce yapılan taleplerle ilgili protokolün 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesinde; kredi kullandırıldıktan sonra yatırımcı talebine istinaden Müsteşarlıktan faiz desteği talebinde bulunulabileceğinin belirtildiğini, yani müvekkili bankaya protokol öncesi kullandırılan kredilerle ilgili, geçmişe dönük bir sorumluluk yüklenmediği gibi, bu krediler için, ilgili firmaca başvuru yapılması halinde ancak bu başvuru tarihinden sonraki dönemden itibaren faiz desteği uygulanabileceğinin belirtildiğini, davacının ise müvekkili bankaya 19.04.2013 tarihinde başvurduğunu, başvurunun gecikmeksizin Bakanlığa iletildiğini, müvekkili bankanın herhangi bir kusurlu davranışından söz etmenin mümkün olmadığını, protokolde yatırım süresi bitmiş teşvik belgesi kapsamında ilk kez yapılacak talepler için faiz desteğinin uygulanmayacağının açıkça belirtildiğini, davacının talebinin bu kapsamda haksız olduğunu, davaya konu diğer yatırım teşvik belgesinin kapanma tarihinin 26.06.2011 olup, bir an için aksi düşünüldüğünde, bu yatırım teşvik belgesine dayanılarak kullanılan kredilere ilişkin en fazla bir yıla ait –diğer şartların mevcut olması halinde faiz desteği talebinde bulunulabileceği sonucuna ulaşılabileceğini, itirazlarına rağmen hükme dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporlarında da bu hususun göz ardı edildiğini, protokolün 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında, döviz kredisi veya dövize endeksli kredi kullandırılması halinde müsteşarlıkça faiz tahakkuk tarihindeki TCMB döviz satış kuru dikkate alınarak işlem yapılacağının düzenlendiğini, Hazine Müstaşarlığının faiz desteğini, döviz cinsinden değil faiz tahakkuk tarihindeki satış kuru üzerinden TL olarak ödediğini, protokol tarihinden önce kullanılan kredilerle ilgili en fazla 20.04.2011 tarihine kadar olan dönem için hesaplama yapılabileceğini, bu yöndeki rapora itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, ayrıca davacının kullandığı kredilerin faiz desteği alabilmek için ön şart olarak öngördüğü ödeme planına uygun olup olmadığı değerlendirilmeden, ödemelerin belirtilen tarihlerde yapıldığının peşin kabulü ile hareket edildiğini, yabancı para borcunda seçimlik hak fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı üzerinden kullanılmış ise bu durumda artık dava tarihinden itibaren faiz ödemesinin söz konusu olamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının teşvik kapsamında kullanmış olduğu krediyi yurt dışında mukim Finansbank Malta Ltd.’den doğrudan sağladığı, dosyaya sunulan kredi sözleşmelerinin Finansbank (Malta) Ltd. ile davacı şirket arasında imzalandığı ve yine bu sözleşmelere istinaden kullandırılan kredilere ilişkin ödeme planının davacı tarafından imzalandığı, yine kredi kullanımı ile ilgili olarak Hazine Müsteşarlığına hitaben davalı bankaca düzenlenen belgede, teşvik belgesi ile yurt dışı kaynaklı yatırım kredisinin davacı şirkete transferinin sağlandığının belirtildiği, yurt dışından kullanılan kredinin davacıya aktarımını sağlayan davalı bankanın krediyi kullandıran olmadığı, bu kredinin teminatı olarak Finansbank (Malta) Ltd. tarafından davacının taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğinden yatırım teşvik belgesine dayalı faiz desteğinden dolayı davalı bankanın sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin, dava konusu teşvikli kredi için davalı bankanın Kahramanmaraş Şubesine müracaat ettiğini, bütün işlemleri aynı şubede yaptığı gibi geri ödemeleri de aynı şubeye yaptığını, husumette bir hatanın söz konusu olmadığını, kredi evraklarının ve yazışmaların davalı banka ile yapıldığını, kredinin teminatı olan ipoteğin dahi davalı banka tarafından alındığını, davalı banka ile Hazine Müsteşarlığı arasında imzalanan 16.03.2010 tarihli protokolü davacının ancak 18.04.2013 tarihinde öğrenebildiğini, 19.04.2013 tarihli yazı ile davalının Kahramanmaraş Şubesine müracaat ettiğini, davalı bankanın, bu yazıya 48 gün sonra 07.06.2013 tarihinde cevap vererek; “Ekonomi Bakanlığının görüşü doğrultusunda faiz desteği hususunda çözüm sunamayacaklarını" bildirdiğini, talep etmelerine rağmen Ekonomi Bakanlığının cevabi yazısından bir nüshanın taraflarına verilmediğini, davalı bankanın, T.C. Ekonomi Bakanlığı ile protokol imzaladığını müvekkil şirkete bildirmediği gibi, protokolü imzaladıktan sonra ödenen faizlerin 2 puanlık kısmını faiz desteği kapsamında Bakanlıktan talep etmeyerek, davacı ... zarara uğrattığını, 2006/10921 sayılı kararın uygulanmasına ilişkin 2006/3 sayılı Hazine Müsteşarlığı Tebliğinin 22 nci maddesine göre faiz desteği için Bakanlığa sadece bankaların müracaat edebildiğini, İdarenin yazılarında 2009/1 sayılı Tebliğ'in geçici 1. maddesinde yer alan "...faiz desteği ödemeleri, Müsteşarlık ile aracı kurumlar arasındaki protokolün imzalandığı tarihten sonraki döneme isabet eden kısım için uygulanır." şeklindeki hüküm dikkate alındığında, söz konusu hükme göre 05.05.2010 tarihinden sonraki döneme ilişkin ödenmiş faizler için faiz desteği ödenmesi uygulaması şeklinde şirketin müktesep hakkının engellendiğini, davacının faiz desteğinden yararlanması konusunda sorumlu bankanın davalı banka olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının teşvikli yatırım kapsamında kullandığı krediye ilişkin ödenen faizlerin iki puanlık kısmının faiz desteği kapsamında davalı banka tarafından Bakanlıktan talep edilmeyerek zarara uğratıldığından bahisle tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Bakanlar Kurulunun 28.08.2006 tarih ve 2006/10921 sayılı "Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar", Bakanlar Kurulunun 16.07.2009 tarih ve 2009/15199 sayılı "Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar", Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin 2012/1 sayılı Tebliğ, Hazine Müsteşarlığı ile Finansbank A.Ş. Arasında Faiz Desteğinin Uygulanmasına İlişkin 05.05.2010 Tarihli Protokol.

  1. Değerlendirme

Dava, davacının teşvikli yatırım kapsamında kullandığı krediye ilişkin ödenen faizlerin iki puanlık kısmının faiz desteği kapsamında davalı banka tarafından Bakanlıktan talep edilmeyerek zarara uğratıldığından bahisle tazminat istemine ilişkindir.

"Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar"ın Ekim/2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, davacının, T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek, yatırım teşvik belgelerini aldığı, akabinde, davalı bankanın Kahramanmaraş Şubesine müracaat ederek, 2006/10921 sayılı Karar gereğince, teşvik kapsamında yatırım kredisi talebinde bulunduğu, davacıya yatırım teşvik belgeleri ile NBG Malta Ltd.'den 19.04.2007 ile 21.11.2007 tarihleri arasında, 4 ayrı itfa planı ile toplam 8.961.000,00 euro yurtdışı kaynaklı yatırım kredisi kullandırıldığı, davacının aldığı her iki teşvik belgesinde faiz desteği bulunduğu, Bakanlar Kurulunun 2009/15199 sayılı kararı ile 2006/10921 sayılı kararı yürürlükten kaldırmış ise de, geçici hükümle önceki teşvik kararları için Bakanlar Kurulunun 2006/10921 sayılı kararının uygulanacağının öngörüldüğü, 2006/10921 sayılı Kararın 9 uncu maddesine göre döviz kredilerindeki faiz desteğinin 2 puan olup, azami 1.000.000,00 TL olduğu, kullanılan kredilerin geri ödemesinin 26.12.2007'de başlayıp, Ağustos 2014'e kadar devam ettiği, kredi ödemelerinin itfa planına uygun olarak gecikme olmaksızın ödendiği anlaşılmıştır.

Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin 2012/1 sayılı Tebliğ'in faiz desteğini düzenleyen 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında "Faiz desteği uygulanmasına ilişkin esaslar, Genel Müdürlük ve aracı kurumlar arasında imzalanan protokol ile belirlenir." hükmünün yer aldığı, T.C. Ekonomi Bakanlığı ile davalı banka arasında 05.05.2010 tarihinde protokol imzalandığı anlaşılmıştır. T.C. Ekonomi Bakanlığı ile Bankalar arasında yapılan 16.07.2009 tarih ve 2009/15199 sayılı Kanun çerçevesinde imzalanan protokolün 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında "Kredi başvuruları Banka tarafından; genel bankacılık mevzuatı, bankacılık teamülleri, bankanın kendi iç mevzuatı ve kredi politikası doğrultusunda proje bazında değerlendirilir. Kredi kullandırıldıktan sonra yatırımcı talebine istinaden Bakanlıktan faiz desteği talebinde bulunulabilir." hükmüne, aynı maddenin son fıkrasında ise teşvik belgesinin dayanağı olan "Protokol imzalanmadan önce Karar ve 2006/10921 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar uyarınca düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında kullandırılan kredilere, Bankalarca Bakanlıktan talep tarihinden sonraki dönem için teşvik belgesinin düzenlenmesine mesnet teşkil eden Kararda belirtilen süre ve azami destek miktarını aşmamak şartıyla faiz desteği uygulanabilir" hükmüne yer verilmiştir.

Davacı tarafın, davalı bankaya şifahen müracaat ettiğini, bir cevap alamadığını, en sonunda 19.04.2013 tarihli yazılı belge ile davalı bankanın genel müdürlüğüne müracaat ettiğini bildirdiği, ancak davacının şifahi başvurularını ispat zımnında dosya kapsamında bir olguya rastlanmadığı, davalının 19.04.2013 tarihinde davalı bankaya yazılı olarak başvurduğu, davalının, davacının bu talebini Ekonomi Bakanlığına ilettiği, T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün 02.07.2013 tarih ve 46160 sayılı cevabi yazısı ile davacı şirkete ait yatırım teşvik belgelerinin süresinin dolmuş olmasından ve her iki belgenin tamamlama vizesinin 18.05.2012 tarihinde yapılmış bulunmasından dolayı davacının faiz desteğinden yararlandırılmasının mümkün olmadığını bildirdiği anlaşılmıştır.

Davacı şirketin 20.06.2013 tarihli yazılı belge ile T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğüne müracaat ederek davalı bankanın makamları ile yapılan protokolden dolayı kendilerine herhangi bir bilgi verilmediğini, tebligatta bulunulmadığını, firmaları adına Bakanlığa faiz desteği ile ilgili olarak müracaatta bulunulmadığını bildirerek mağduriyetlerinin telafisi konusunda Bakanlıktan görüş istediği, T.C. Ekonomi Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünün 16.08.2013 tarihli cevabi yazısı ile faiz desteğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen protokolü imzalayan aracı kurumların listesinin 2010 yılı Mart ayından itibaren Hazine Müsteşarlığı internet sitesinde yayınlandığı, davacı şirketle ilgili olarak yatırım süresinin bitmesi, ilk defa müracaat edilmesi sebebiyle faiz desteğinden yararlandırılmasının mümkün olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.

Davalı banka, davacının yatırım teşvik belgeleri ile NBG Malta Ltd. arasında akdedilen kredi sözleşmelerine aracılık ettiğinden ve söz konusu kredilerin teminatı olarak davacı tarafından Finansbank Malta lehine 9.000.000,00 euro ve davalı ...Ş. lehine 13.000.000,00 TL tutarında gayrımenkul ipoteği tesis edildiğinden davalı bankanın davacının faiz desteği kapsamındaki zararından dolayı sorumluluğu bulunmaktadır. Davalı bankaya husumet düştüğü nazara alınmak, faiz desteğinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyen protokolü imzalayan aracı kurumların listesinin Hazine Müsteşarlığı internet sitesinde yayınlandığı da gözönünde bulundurulmak, davalı banka ile T.C. Ekonomi Bakanlığı arasında imzalanan protokolün hükümleri değerlendirilmek suretiyle protokolün 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi uyarınca yatırımcının davalı bankadan süresinde faiz desteği talebinde bulunup bulunmadığı, davalı bankanın davacının zararını ödemekle yükümlü olup olmadığı değerlendirilerek esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken davalı bankanın kredi kullandıran olmadığı ve yatırım teşvik belgesine dayalı faiz desteğinden dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:41:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim