Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2059
2023/4185
6 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/549 Esas, 2022/18 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.07.2023 günü hazır bulunan davacı ... vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 22.09.2008 tarihinde bir kısım taşınmazların mülkiyeti ile limited şirket hisse devri için anlaşma yapıldığını, davalının bu sözleşme ile taşınmaz bedelleri ve limited şirket hisse bedeli olarak toplam 8.500.000 USD ödemeyi üstlendiğini, karşılıklı edimlerin belirlendiğini, bu bağlamda Antalium Alışveriş Merkezi (AVM) bünyesindeki 38 adet bağımsız bölümün tapuda davalıya devredildiği, AVM Yönetim Ltd. Şti.'nde mevcut 2000 hissenin de 25.09.2008 tarihinde devredildiğini, davacının sözleşme ile belirlenen edimlerini yerine getirdiğini, davalının ise, bir kısım ödemelerde bulunmasına rağmen bakiye kısmı ödemediğini, çekilen ihtara rağmen de ödeme yapılmayınca davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; 1.365.469,00 USD ana para ve 196.326,10 USD faiz alacağı olmak üzere toplam 1.561.795,00 USD (2.588.987,57 TL)'lik kısma ilişkin açılan icra takibine itirazın iptalini, takibin devamı ve davalının % 40'tan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; üstlendikleri tüm borçların yapılandırılmak sureti ile ödendiğini savunarak, davanın reddini ve davacının % 40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.12.2015 tarih, 2014/367 E. ve 2015/889 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 726.562,27 USD'nin takip tarihinde davacının takibe konu ettiği kur ile sınırlı karşılığı 1.204.422,28 TL asıl alacak ve 175.548,68 TL işlemiş faiz toplamı üzerinden takipten itibaren asıl alacağa %16 oranını aşmayacak şekilde değişen oranlarda takipte belirtilen biçimde faizi ile birlikte tahsil edilecek şekilde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve hesaplanabilir kabul edilmekle hükmolunan asıl alacak 1.204.422,28 TL üzerinden dava ve takip tarihi gözetilerek %40 icra inkâr tazminatı olan 481.768,91 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 01.06.2017 tarih, 2016/4202 E. ve 2017/3283 sayılı kararıyla taraflar arasındaki sözleşme, tutanak, protokol hükümleri ile taraflarca kabul edilen ödemeler nazara alınmak suretiyle, bilirkişi raporlarında açıklanan eksikliklerin ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, davacının alacağını takip talebinde ve dava dilekçesinde döviz (USD) olarak talep ettiği, alacak ve faizin USD olarak tespiti ile buna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 22.09.2008 tarihli adi yazılı satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı davacı satıcının icra takip tarihindeki asıl alacağının 300.000,00 USD olduğu, davalının temerrüdün ortaya çıktığı 23.12.2009 ile icra takip tarihi olan 01.07.2011 tarihleri arasında 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca hesaplanan faizinin 19.730,00 USD olduğu, bu şekilde icra takip tarihi itibariyle davacı satıcının toplam alacağının 300.19.730,14 USD olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak 300.000,00 USD' ye 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının vaki itirazının kısmen iptali ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozma ilamına ve dosya içeriğine aykırı olduğunu, taraflar arasında düzenlenen 24.03.2009 tarihli protokolde belgeye konu edilmeyen alacakların ibra edilip edilmediğinin belirtilmediğini, protokol kapsamının iade edilen 6 adet çeke ilişkin olduğu, davalının da bu yönde bir savunmasının olmadığı, satış bedelinin ödenmesinin birden fazla usule bağlandığı, bunlardan birinin de müvekkilin kefili olduğu bazı borçların alıcı/davalı tarafından ödenmesi olduğunu, uzun vadeye yayılan kredi ve leasing borçlarının söz konusu protokolün yapıldığı tarihte henüz bitmediğini, her iki tarafın da bankalara ödenecek borcun devam ettiğini bildiğini, davalının üstlendiği bu borçların bir kısmının ödenmediğini, ödenmeyen kısım için açık bir feragat bulunmadığını, tarafların ödemeye ilişkin her adımı ayrı ayrı yazmayı alışkanlık edindiği ortada iken, çek iadesine ilişkin bir protokolün tüm ilişkiyi müphem tek cümle ile bitirdiğinin düşünülemeyeceğini, davalının dahi 17.04.2013 tarihli dilekçesinde 3 üncü kişi şirketlerin borçlarını ödemesi gerektiğini kabul ettiğini, bu konuda ödeme yaptığını, ödediği tutarların davada talep edilen miktarı karşıladığını ileri sürdüğünü, bu nedenle ödemelerin davalı/borçlu tarafından yapılmasına gerek olmadığı yönündeki yorumların dayanıksız olduğunu, davalının elinde bırakılan paranın sözleşme amacına uygun ödemede kullanılmaması nedeniyle müvekkiline ödenmesi gerektiğini, önemli olanın müvekkilinin borcu niçin ödediğinin değil davalının bu ödeme tutarı kadar eksik ödeme yapma imkânı elde etmesi olduğunu belirterek ileri sürülen ve re'sen ileri sürülecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davacı ...'in temyiz dilekeçsinde yer alan sebepleri aynen tekrar ile kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik olduğunu, müvekkili tarafından ödemelere dair banka dekontu bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın alacağından mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, hükmedilen alacağa döviz cinsinden karar verilemeyeceğini, davacının takip talebinde alacağını TL cinsine çevirerek talep ettiğini; yine davacı tarafın, temyize konu davayı açarken de dava değerini TL cinsinden (2.588.987,57 TL olarak) bildirdiğini, yine davacının takip talebinde %16 faiz talebinde bulunduğunu, davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmediğini, alacağın likit olmadığını ileri sürerek belirtilen ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını
istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında düzenlenen limited şirket hisse devri sözleşmesinde kararlaştırılan ödemelerin eksik ifası nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67 nci maddesi
-
Değerlendirme
-
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekillerinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Dairemizin 01.06.2017 tarihli ve 2016/4202 Esas, 2017/3283Karar sayılı bozma ilamında davacı tarafından nakit olarak ödenen 35.000,00 USD’nin 200.000,00 USD bedelli çekin ödemesi için alındığı kabul edilmekle birlikte çekin ayrıca 200.000,00 USD olarak ayrıca tahsil edildiği, böylece davalıdan mükerrer ödeme alındığı ve borcundan düşülecek miktarın eksik hesaplandığı savunulduğu halde banka kanalıyla ödeme yapıldığı bildirildiğinden ilgili bankadan yapılan ödemeye dair dekont ve evraklar getirtilmek suretiyle bir inceleme yapılmasının gerektiği, bilirkişi raporlarındaki bu hususa ilişkin çelişki giderilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.
-
Mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince 21.11.2019 tarihli celsede davalı vekiline 15.000 ve 20.000 USD'lik ödemelere ait dekont örneğini ya da paranın gönderilmesine ilişkin banka bilgilerinin (Gönderici adı, alıcı adı, hesap numarası ve banka şubesi) bildirilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, bunun üzerine davalı vekili tarafından ödemeye ilişkin makbuz asılların bir başka dava dosyası içerisinde olduğu belirtilerek suretleri ibraz edilmiş, daha sonraki aşamada ise belge asılları Mahkeme kasasına alınmıştır.
-
Mahkemece gerekçeli kararda ise bozma kararında sözü edilen 200.000,00 USD bedelli çekin, sözleşme eki listede yazılı 16 adet çeklerden 10.02.2009 vade tarihli .... numaralı çek olduğu, davalı vekilinin bu çekin günü geldiğinde davacı tarafından bankaya ödemek için sunulduğunu ve tüm çek bedeli olan 200.000,00 USD' nin ödendiğini ayrıca bu çeke mahsuben 10.02.2009 tarihinde makbuz karşılığı 20.000,00 USD ve 11.02.2009 tarihinde makbuz karşılığı 15.000,00 USD ödenerek davacıya fazladan 35.000,00 USD ödeme yapıldığını ileri sürdüğü, davalı vekilinin bu savunmasını kanıtlayan 200.000,00 USD bedelli bu çekin bedelinin bankaya ödendiğine ilişkin banka ödeme kayıtlarını verilen kesin süre içinde sunamadığı, söz konusu çek bedelinin davacıya elden ödendiği ve çekin iade alındığı görüşüne varıldığı belirtilmiştir.
-
Dairemiz bozma ilamında, davalı tarafından 200.000,00 USD bedelli çek bedelinin banka kanalıyla ödendiğinin bildirildiği, bu savunmanın ispatı için ilgili bankadan yapılan ödemeye dair dekont ve evraklar getirtiltilerek bir inceleme yapılmasının gerektiği vurgulanmıştır. Mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince oluşturulan ara kararda ise, davalı vekiline 15.000 ve 20.000 USD'lik ödemelere ait dekont örneğinin ya da paranın gönderilmesine ilişkin banka bilgilerinin sunulması için süre verilmiş olup davalı vekili süresi içinde makbuz ibraz etmiştir. Bu kez kesin süreye ilişkin ara kararda belirtilmemiş olmasına rağmen, davalı tarafından 200.000,00 USD bedelli bu çekin bedelinin bankaya ödendiğine ilişkin banka ödeme kayıtlarının ibraz edilmediğine dair gerekçe oluşturulmuştur. Yani Mahkemece Dairemiz bozma ilamına yanlış anlam verilerek ara karar oluşturulması, gerekçeli kararda ise ara kararda bahsedilmeyen bir hususta ispat külfetinin yerine getirilmediği şeklindeki tespit ve böylelikle dosya kapsamı ile gerekçeli karar arasında çelişkili bir durum yaratılması, neticeten bozma gereğinin yerine getirilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:42:43