Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1040

Karar No

2023/4157

Karar Tarihi

5 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/542 Esas, 2021/1995 Karar

HÜKÜM: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Akçakale Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/82 E., 2019/251 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ham mermer malzemesi satışı konusunda 26.09.2017 tarihli sözleşmenin aktedildiğini, sözleme gereğince davalının 30.01.2018 tarihine kadar malzemeleri teslim edeceğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında davalıya toplam 241.800,00 TL bedelli 12 adet çek verdiğini, ancak davalının sadece 44.800,00 TL tutarında malzeme teslim ettiğini, geriye kalan malzemeleri teslim etmediğini, müvekkilinin teslim almış olduğu malzemelerin bedelini 2 adet çek şeklinde 36.800,00 TL ödediğini, davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi feshettiğini ve 10 adet çekin iadesini talep ettiğini, davalının 4 adet çeki iade ettiğini ancak geriye kalan 6 adet çeki iade etmediğini ve çekleri bankaya ibraz ettiğini, davalının müvekkilinin zor durumundan istifa ederek çeklere karşılık 6 adet senet düzenleyerek davacıya verdiğini, müvekkilinin çekler nedeniyle davalıya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek müvekkilinin ...çek seri nolu, 28.02.2018 keşide tarihli 25.000,00 TL, ... çek seri nolu, 30.03.2018 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli, ... çek seri nolu, 30.04.2018 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli,... çek seri nolu, 30.05.2018 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli, ... çek seri nolu, 30.06.2018 keşide tarihli 13.000,00 TL bedelli ve 30.07.2018 keşide tarihli 20.000,00 TL çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının bir kısım malları davacıya gönderdiğini ve davacı tarafından bu malzemelerin teslim alındığını, davacının ticari işlerinin sıkıntıda olduğu gerekçesiyle malzeme alımını durdurduğunu, taraflar arasında dava dilekçesinde fesih sözleşmesi olarak belirtilen ancak ilk sözleşmenin devamı niteliğinde çek senet alışverişini gösteren ikinci sözleşme yapıldığını ve çeklerin bir kısmının davacıya verildiğini, kalan çekler bakımından ise müvekkili tarafından senet düzenlenerek davacıya teslim edildiğini, ikinci sözleşmede çeklerin ve senetlerin takas edileceği belirtildiği, davacının çeklerin iadesine ilişkin herhangi bir talepte bulunulmadığını, davacı tarafın çek senet takası hususunda temerrüt şartı gerçekleşmeden işbu davayı açtığını, davacının senetlerin varlığını ikrar ettiğini, edim yükümlülüğünü yerine getiren davalının malzeme karşılığı alması gereken 44.850,00 TL iken bu bedeli bile tam olarak ödemeyen dava dilekçesinde ikrar ettiği şekilde 36.800,00 TL ödeyen davacının kötü niyetli olduğunu, çekler karşılığı teminat olarak verilen 28.02.2018, 30.03.2018, 30.04.2018, 30.05.2018, 30.06.2018, 30.07.2018 vadeli 110.000 TL miktarlı kambiyo senedinin davacı tarafta olduğundan menfi tespit davası açmazdan evvel usulüne uygun şekilde çekleri talep etmediği gibi karşılığında müvekkilin teminat olarak verdiği senetleri iade etmeye hazır olduğunu belirtmediğini, davalıyı temerrüde düşürmediğini savunarak davanın reddine istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında mal alım satım sözleşmesi bulunduğu, 12 adet çekin davacı tarafından davalıya verildiği, ancak bu sözleşmeden dönüldüğü, buna göre malları teslim yükümlülüğünün ortadan kalktığı, davalının çekleri iade etmekle yükümlü olduğu, ancak çekleri iade etmediği gibi bankaya ödeme yasağına rağmen ibraz ettiği veya davaya konu bazı çekleri ciro ettiği, bunların da hamilleri tarafından banakaya ibraz edildiği, tarafların aralarındaki telefon görüşmeleri, tanık beyanları, dosyadaki taraf beyan ve dilekçeleri kapsamında, taraflar arasındaki satım sözleşmesinden dönüldüğü, dolayısıyla davalının malları teslim yükümlülüğünün ortadan kalktığı, davacının da bedeli ödeme yükümlülüğünün ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 2002808, 2003121, 2003122, 2003123, 2003124, 2003125 seri nolu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığıın tespitine ve çeklerin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında iki adet sözleşme mevcut olduğunu, ikinci sözleşmenin fesih sözleşmesi olduğuna dair net bir beyan mevcut olmadığını, dinlenilen tanık beyanlarında da sözleşmenin feshedildiğine dair net bir ibare mevcut olmadığını, davacının duruşmada dinlettiği tanıkların davacının kardeşleri olduğunu, davacının kardeşleri olmaları hasebiyle dosyada davacı tarafından dinletilen tanıkların beyanlarını kabul etmediklerini, ticari ilişkiye dayanılan ve milyonların konuşulduğu bu dosyada tarafsız tanık dinletmeyen davacının davasını ispat edemediğini, davacı tarafın dosyada hukuka aykırı olarak müvekkilin ses kaydını aldığını ve dosyaya delil olarak ibraz ederek hükme esas alınmasına sebebiyet verdiğini, hukuka aykırı olarak elde edilen ses kayıtları hukuka aykırı delil olup dosyada ele alınamayacağını, tüm bu hususların dışında yerel mahkeme gerekçesinde tanık beyanı ve ses kaydının dışında herhangi bir delil değerlendirilmediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında düzenlenen 19.10.2017 tarihli "sözleşme tutanağı" başlıklı belgede davacının 4 adet çeki iade aldığı, geriye kalan çekler karşılığında davalıdan 6 adet senet aldığı, bir ay içinde çeklerle senetlerin değiştirileceği belirtildiği, tarafların karşılıksız kalan çeklerin iadesi hususunda anlaştıkları, sözleşmede çeklerle senetlerin bir ay içinde değiştirileceği kararlaştırıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 97 nci maddesinde yer alan "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir" düzenleme gereğince davacının çeklerin iadesini talep etmesi için davalı tarafından verilen bonoları iade etmesi veya iade etmeyi önermiş olmasının gerekeceği, davacının davalıdan almış olduğu senetleri iade ettiğine dair bir delil bulunmadığı gibi davacı tarafın davalıdan almış olduğu bonoları iade etmeye hazır olduğuna dair bir beyanı da bulunmadığı, tanıkla ispatı mümkün olmayan bedelsizlik iddiası hususunda tanık dinlenilerek ve davalı tarafça dava konusu çekler karşılığında senet verildiği hususu dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 788 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca keşideci tarafından açılan menfi tespit davalarında keşidecinin çek nedeniyle borçlu olmadığının ortaya çıkması halinde keşidecinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmekle yetinilip çek iptali talebinin reddi gerekeceği, mahkemece çekip iptali talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin haklarını etkileyecek şekilde çekin iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava devam ederken ve davadan önce davalının vermiş olduğu çeklere karşılık olan senetleri, müvekkilim her defasında davalıya iade etmeye çalıştığını, davalı her defasında kötü niyetli olarak bu duruma yanaşmadığını, şayet davalı veya vekili duruşmalara katılmış olsaydı, senetleri davalı tarafa mahkeme huzurunda iade edeceğini ileri sürerek temyiz dilekçesi ile birlikte davalının vermiş olduğu çek karşılığı 6 seneti temyiz dilekçesi ekine ekleyip mahkemeye ibraz ettiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'nun 72 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de temyiz incelemesi aşamasında davacı vekili 10.01.2022 tarihli dilekçe ile kendi edimini ifa yönünden elindeki senetleri, Bölge Adliye Mahkemesine tevdii etmiş olup, bu durumda; henüz yargılama sona ermediğinden senetlerin tevdii değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

  1. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim