Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/849
2023/4155
5 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/2147 Esas, 2021/1552 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/782 E., 2018/749 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı şirket ile banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının aynı sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalıya ihtarname tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, kredi borcunun kefili olup kullanılan kredi taksitlerinden 10.09.2015 05.10.2015 09.02.2016 tarihinde borcun bir bölümünün ödenmesine rağmen davacı tarafın mahsup yapmadan icra takibi başlattığını, asıl borçluya hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmeden icra takibi yapılmasının doğru olmadığını, buna bağlı olarak davacının temerrüt faizi talep edemeyeceğini, akdi faizin asıl alacağa eklenip bunun üzerine bir de temerrüt faizi talep edilmesinin doğru olmadığını, talep edilen faiz oranlarının faiş olduğunu savunarak davanın reddi ile takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmede asıl borçlunun dava dışı şirket olup davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, davacı tarafın hesabı kat ederek buna ilişkin ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği, davalı hakkında yapılan takip ve açılan dava da usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporlarındaki hesaplamaların usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalının genel kredi sözleşmesinden doğan borç için sözleşmenin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili sıfatıyla davalıya karşı 4.467.841,53 TL asıl alacak, 53.241,78 TL işlemiş faiz, 2.662,09 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ve 861,92 TL masraf olmak üzere 4.524.607,32 TL toplam alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacak üzerinden %39 oranında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda temerrüt faizinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ve davalının davaya konu icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin devamına, davalının takibe ve davaya konu borcu ödemediklerini bildikleri halde borca itiraz ettiği ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, davanın açılmasından sonra davaya konu borç için 01.07.2016 tarihinde 400.000,00 TL ödeme yapıldığından bu miktardaki tahsilatin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişinin eksik tespitleri neticesinde düzenlenen rapor esas alınarak karar verildiğini, ek rapor alınması yönünde talepte bulunulduğunu, fakat mahkeme tarafından eksik rapor doğrultusunda karar verildiğini, bilirkişi raporunda eksik hesaplama yapıldığını, banka ile borçlu dava dışı firma arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddesine dayanarak taksitli kredilere aksama tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülebileceğinin açıkça belirtildiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine adli yardım kararı ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekilinin adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, davalı tarafa nispi istinaf karar harcının yatırılması hususunda muhtıra tebliğ edilmesine rağmen nispi istinaf karar harcının tamamlanmadığı, ilk derece mahkemesinin 16.09.2019 tarihli ek kararı ile muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde eksiklik tamamlanmadığından davalı tarafın istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verildiği, ek kararın davalı vekiline tebliğ edildiği ve ek karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamıştır.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi tarafından davalının temerrüt tarihinden takip tarihine kadar sözleşmede belirlenen temerrüt faizi oranı üzerinden faiz yürütülmek suretiyle davacı banka alacağının tespit edildiği, takibe dayanak sözleşmesinin 12 nci maddesinde temerrüt oluşması halinde talep edilebilecek temerrüt faiz oranının düzenlendiği, bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere, temerrüt tarihine kadar kredinin anapara bakiyesine akdi faiz oranı uygulanarak alacağın tespit edilmesi gerektiği, temerrüt oluşmadan temerrüt faizi uygulanmasının mümkün olmadığı, bilirkişi tarafından da hesaplamanın bu şekilde yapıldığı, davacı tarafın yargılama sırasında ilk rapora aynı sebeple itiraz etmesi üzerine mahkemece itirazın değerlendirilmesi hususunda ek rapor alınarak karar verildiği, istinaf sebebine göre mahkemece yapılan araştırma ve inceleme karar vermek için yeterli olduğu, davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün 2016/13850 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazı 01.12.2021 tarihinde geri aldığını, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2019/2147 E. sayılı dosyasına da bu hususu beyanla herhangi bir talebinin olmadığı yönünde dilekçe ibraz ettiğini, bankaca da karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekâlet ücreti talebinin olmadığı yönünde dosyaya beyanda bulunduğunu belriterek, davanın konusuz kaldığından karar verilmeye yer olmadığı yönünde hüküm kurulması hususunda Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'un 67 nci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi aşamasından sonra 01.12.2021 tarihli dilekçe ile davalı vekili tarafından takibe itirazlarından vazgeçtiklerine dair beyan dilekçesi sunulmuş olup, işbu vazgeçme beyanı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23