Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/933
2023/4143
5 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/717 Esas, 2021/1588 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/241 E., 2017/255 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış ''PUMA'' kelimesinin, sıçrayan kedi ve yan şerit şeklinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde ve uluslararası alanda tescilli markaları bulunduğunu, davalı tarafından tescil edilen 2004/04438 sayılı şekil markasının müvekkiline ait şekil markası ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun'un (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı markasının aynı/benzer sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkilinin tanınmış şekil markasından davalının haberdar olmamasının mümkün olmadığını ve davalının marka tescilinde kötüniyetli hareket ettiğini, davalının markasını ciddi şekilde kullanmadığını ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davacının markalarının zayıf markalar olduğunu, ayırt ediciliği bulunmadığını, davacının dava açmakta kötü niyetli olduğunu, davayı baskı aracı olarak kullandığını, müvekkilinin markayı kullanmadığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafa ait çok sayıda şekil markasının bulunduğu, davacı markalarının sektörde tanınmış olduğu, Uluslararası Fikri Mülkiyet Teşkilatı (WIPO) nezdinde tescilli çatal şeklindeki markasının şekil markası olarak birebir tersi şeklinde davalı tarafından aynı sınıf ve emtialar için tescil edildiği, ortalama tüketici nezdinde bağlantı kurularak seri markalar şeklinde algılanabileceği ve iltibasa neden olacağı, taraf markalarının şekil olarak benzer algılanabileceği, tescil kötü niyete dayalı ise 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, davacı ve davalı tarafların aynı sektörde olması nedeniyle davacıya ait çok sayıda tanınmış şekil markasının davalı tarafından bilindiğinin kabulü gerektiği, davacıya ait markanın ters şekilde ve benzer şekilde tescilinin iyiniyet ile bağdaşmayacağı, davalı tarafın tescilde kötüniyetli hareket ettiği gerekçesiyle davalı tarafa ait 2004/04438 sayılı şekil markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava açmak için 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının müvekkiline ait markanın tesciline ve kullanımına sessiz kaldığını, müvekkilinin kötü niyetinin bulunmadığını ve kötü niyetin ispat edilemediğini, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının markasını tescilli hali ile değil farklı bir şekilde kullandığını, davacının şekil markalarının tasarımsal yönden hiçbir özelliğinin olmadığını, dava dilekçesinde yer alan ve davacıya ait olduğu iddia edilen birçok logo markasının PUMA kelime markası ile de bir bağlantısının bulunmadığını, PUMA ve benzeri logo markalarının doktrinde zayıf markalar olarak kabul edildiğini, zayıf logo markalarını ayırt edici kılan şeyin kelime markaları ile birlikte kullanılması olduğunu, ayrıca kelime markası olmaksızın sırf şekil markasının yer aldığı spor ayakkabıların orta düzeyde bilgilenmiş bir spor ayakkabı alıcısı tarafından hiçbir şekilde Puma marka ayakkabı diye satın alınmayacağını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın WIPO nezdinde 599703 tescil numaralı kayıtta yer alan çatal şeklindeki marka görselinin davalı markası olan çatal şeklinin ters yöndeki hali olduğu, sadece yön itibariyle oluşturulan bu farklılığın ortalama tüketici tarafından algılanabilecek bir farklılık oluşturmadığı, taraf markalarının benzer sınıflarda tescilli olduğu, özellikle davacı markasının sahip olduğu yüksek tanınmışlık düzeyi dikkate alındığında, davalı markasının davacı markası ile iltibas oluşturabileceği, davalının aynı sektörde davacı markasını bilmemesinin mümkün olmadığı, buna rağmen benzer markasal kullanımda bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, bu nedenle davalının kötüniyetli hareket ettiği, kötü niyetin varlığı halinde sessiz kalma yoluyla hak kaybına ilişkin hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığından iltibas oluşmayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını ve davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı adına tescilli şekil markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:43:23