Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/944
2023/4107
4 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1143 Esas, 2021/1877 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/131 E., 2018/1247 K.
Taraflar arasındaki reasürans sözleşmesinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun reasürans alacağı bakımından esastan, faiz alacağı bakımından ise usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı Comsa... Ltd. Şti. tarafından üstlenilen ... Metrosu İnşaatı'nı inşaat tüm riskler sigorta poliçesiyle teminat aldığını, taraflar arasında akdedilen reasürans anlaşmasına göre, davalının müvekkilinin inşaat tüm riskler sigorta poliçesi
sebebiyle yapacağı hasar ödemelerinin %50'sinden sorumlu olduğunu, müteahhit tarafından 26.11.2012 tarihinde inşaat alanında yapılan keşifte, inşaat alanında bulunan bir takım malzemelerin çalındığının tespit edildiğini ve sigortalının müvekkiline ihbarda bulunduğunu, müvekkilinin yapılan ekspertiz çalışması sonucu tespit edilen 962.618,00 TL zararı 29.05.2013 tarihinde sigortalısına ödediğini, davalının, taraflar arasındaki reasürans anlaşmasına göre ödenen bu tutarın %50'sine tekabül eden 481.309,00 TL'den sorumlu olduğunu ancak bir süre ödeme yaptıktan imtina ettikten sonra bir takım asılsız gerekçeler ileri sürerek reasürans anlaşması gereğince sorumlu olduğu tutarın 441.327,95 TL olduğunu ileri sürdüğünü ve bu tutarı müvekkiline ödemeyi teklif ettiğini, müvekkili bu teklifi kabul etmemiş olsa da davalının 04.08.2014 tarihinde 441.327,95 TL'yi müvekkilinin banka hesabına havale ettiğini, davalının bakiye 39.981,00 TL'yi de ödemesi gerektiğini, ayrıca davalının ödemeyi kabul ettiği 441.327,95 TL'yi de müvekkiline geç ödediğini, bu tutara, müvekkilin sigortalısına ödeme yaptığı 29.05.2013 tarihinden davalının müvekkiline ödeme yaptığı 04.08.2014 tarihine kadar işlemiş olan ve 59.917,82 TL'ye tekabül eden ticari avans faizini de müvekkiline ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek 39.981,00 TL sigorta tazminatının ve 59.917,82 TL faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taraflar arasındaki reasürans sözleşmesi gereğince ödemesi gereken tutarı eksiksiz bir şekilde davacıya ödediğini, hırsızlık olayı farklı zaman dilimlerinde ve 3 farklı istasyonda gerçekleştiğinden her bir hırsızlık olayı için ayrı ayrı muafiyet tenzili yapılması gerektiğini, oysa davacının tek bir muafiyet tenzili yaparak sigortalısına fazla ödeme yaptığını, müvekkilince yapılan ödemeyi ihtirazı kayıt düşmeksizin kabul eden davacının faiz talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu hırsızlık olaylarının metro inşaatının farklı istasyonlarında vuku bulduğu, hadisenin, aynı zaman dilimi içerisinde ve aynı eylem bütünlüğü içerisinde meydana geldiğinin kesin ve net bir şekilde tespit edilemediği, bu nedenle davaya konu poliçe gereğince her bir olay için ayrı ayrı muafiyet tenzili yapılması gerektiği, nitekim davalının da bu şekilde hesaplama yaparak davacıya ödeme yaptığı, davalı tarafından yapılan hesaplamada ve yapılan ödemede bir yanlışlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda, aynı kişiler tarafından aynı güzergahtaki farklı istasyonlardan aynı nitelikteki kabloların çalınmasının söz konusu olduğunu, bu nedenle hasar ödemesine konu hırsızlık hadisesinin tek bir olay olduğunun kabulü gerektiğini, bu nedenle müvekkilince tek bir muafiyet tenzili yapılmasının doğru olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olup raporun davalının beyanları gözetilerek tanzim edildiğini, raporda hesaplama dahi yapılmadığını ve rapora yönelik ciddi mahiyetteki itirazlarının karşılanmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin reasürans tazminatına ilişkin dava hakkındaki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacının reasürans tazminatı yanında faiz alacağı da talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, bu talebin de reddine karar verildiği, istinaf dilekçesiyle bu talebe ilişkin olarak herhangi bir istinaf gerekçesi ortaya konulmadığı, istinaf incelemesinin, kamu düzenine ilişkin hususlar haricinde ancak istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılabileceği, davacı vekilince bu talebe ilişkin olarak herhangi bir istinaf sebebi gösterilmediğinden ve hükümde kamu düzenini ilgilendirir bir aykırılık bulunmadığından bu talebe ilişkin istinaf başvurusunun usulden reddi gerektiği gerekçesiyle reasürans tazminatına ilişkin başvurunun esastan, faiz alacağına ilişkin başvurunun ise usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, bunun yanında, Bölge Adliye Mahkemesinin, faiz alacağına ilişkin istinaf başvurularını usulden reddetmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, reasürans sözleşmesinden kaynaklı tazminat ve faiz istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1403 üncü maddesi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
İstek halinde aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51