Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/878

Karar No

2023/4106

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2020 Esas, 2021/1401 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/873 E., 2019/517 K.

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan ray üstü aracı üzerine monteli kaynak makinesinin 06.12.2014 tarihinde Beyhan Suveren demiryolu hattında arıza yaparak durduğu esnada, aynı istikamette seyir halinde olan ve davalıların oluşturduğu adi ortaklık tarafından TCDD'den kiralanarak işletilmekte olan DE 33066 numaralı balans treninin arkadan çarpması nedeniyle hasara uğradığını, hasar nedeniyle müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalısına toplam 595.063,22 TL hasar tazminatı ödendiğini, kazanın tamamıyla davalıların kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek 595.063,22 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kazanın, sigortalı şirketin aracın bakımını yapmayarak arızalanmasına sebebiyet vermesi ve arızadan sonra da mahalde gerekli önlemleri almaması sebebiyle gerçekleştiğini, müvekkillerine atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi raporunda yer alan açıklamalar doğrultusunda, kazanın gerçekleşmesinde davacının asli ve %70 oranında kusurlu olduğu, davalı adi ortaklığın da %30 oranında müterafik kusuru bulunduğu, davacının sigortalısına ödediğini tutarın davalı adi ortaklığın kusuruna tekabül eden kısmını rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 176.436,51 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla davalılara yalnızca %30 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, davalıların onarım süreci devam eden deplase hat üzerinde tren işletmeleri doğru olmadığı gibi sigortalı şirket tarafından işletilen ray kaynak makinesinin varış istasyonuna ulaştığı bilgisi kendilerine ulaşmadan hareket etmelerinin de doğru olmadığını, kazanın tamamıyla davalıların belirtilen eylemleri sebebiyle gerçekleştiğini, öte yandan, davalıların kazanın meydana geldiği tren yolu hattının ana yüklenicileri olduğunu, İdare ile yaptıklarıyla sözleşmeyle, demiryolunun yapılması sırasında demiryolu hattında, iş makinelerinde ve lokomotiflerde oluşacak her türlü hukuki ve cezai sorumluluğu üstlendiklerini, keza ana yüklenici olmaları hasebiyle bu hatta mevzuat gereği alınması gereken tüm tedbirleri almakla yükümlü olduklarını, bilirkişi raporuyla, sigortalı şirkete, refakat görevlisi bulundurmadığından bahisle kusur izafe edilmiş ise de bu görevin ana yüklenici olan davalı adi ortaklığa ait olduğunu, bilirkişi raporunda, sigortalı şirketin arıza sonrasında gerekli önlemleri almadığı belirtilmiş ise de kazadan sonra düzenlenen tutanaklarla sabit olduğu üzere sigortalının ikaz lambalarını yakmak suretiyle gerekli tüm önlemleri aldığını, bilirkişi heyetinin, davalı adi ortaklığa ait lokomotifin hız limitlerine uyup uymadığını tartışmadığını, ekspertiz raporunda, sigortalı şirketin, ray makinesinin tüm bakım ve onarımlarını zamanında yaptığı belirtilmesine rağmen bilirkişi heyetince, dosyada bu kapsamda belge bulunmadığının belirtilmesinin doğru olmadığını, uzman görüşü niteliğinde olan ekspertiz raporuyla bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın, sigortalı şirketin aracın bakımını yapmayarak arızalanmasına sebebiyet vermesi ve arızadan sonra da mahalde gerekli önlemleri almaması sebebiyle gerçekleştiğini, somut olayda illiyet bağının zarar görenin ağır kusuru sebebiyle kesildiğini, aksi yöndeki Yerel Mahkeme gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

  1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) "Halefiyet" başlığını taşıyan 1472 nci maddesine dayalı olarak rucuen tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 Kanun'un 1472 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim