Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1047

Karar No

2023/4093

Karar Tarihi

4 Temmuz 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/353 Esas, 2021/1559 Karar

HÜKÜM: Birleştirme

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2020/111 E., 2020/710 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava dosyası ile Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/392 E. sayılı dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle 2020/111 E. sayılı dava dosyası ile Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/392 E. sayılı dava dosyasının birleştirilmesine, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında dava konusu taşınmazın müvekkil şirkete satılması için düzenlenen protokol kapsamında 500.000,00 TL peşinat ile sonrasında 400.000,00 TL'nin ve dönem faizinin davalı bankaya ödendiğini, zilyetliğin devralınması sonrasında ciddi parasal yükümlülükler doğuracak ve zaman alacak sorunlar ile uğraşılması sonucunda yapı ruhsatı alımı dışında kalan tüm kusur, eksik ayıpların temizlenerek otel işletme izninin alındığını, müvekkili şirketin oteli sorunsuz bir hale getirip borçlarını ödemeye başlayacağı bir dönemde davalı banka tarafından ihtarname ile protokol gereğince 7 gün içerisinde satış bedelinin 3, 4 ve 5. taksitleriyle faizin ödenmesi aksi halde protokolün feshedileceğinin bildirildiğini, müvekkili şirketin tüm iyi niyetli ödeme ısrarına rağmen davalı banka tarafından ihtarname ile protokolün iptal edildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine taraflarınca yaptıkları faydalı masraf da dikkate alınarak, müvekkili şirketin varsa borcundan mahsubu ile kalan bakiyenin mahkeme veznesine depo edilmesi halinde taşınmaz mülkiyetinin müvekkili şirkete devrinin talep edildiğini, reddedilen davanın istinaf aşamasında bulunduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve tahliye talepli davanın da mevcut olduğunu ileri sürerek protokole konu mülkiyeti davalıya ait olan taşınmazın ayıplı olması nedeni ile müvekkili şirketin uğradığı 50.000,00 TL zarar ile sözleşmenin haksız feshi nedeni ile taraflarınca taşınmaza yapılan faydalı yatırım nedeni ile yapılan masraf ve uğranılan zararlardan ötürü 50.000,00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının satış protokolü kapsamında edimini yapılan tüm uyarılara rağmen ifa etmemesi nedeni ile taraflarınca satışa ilişkin protokolünün iptal edildiğini ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut davada davacı satış protokolünün haksız olarak fesih olunduğu iddiasına dayalı olarak taşınmaza yapmış olduğu yatırım tutarının belirlenerek tahsili ile sözleşmeye konu taşınmazın ayıplı olması nedeni ile uğranılan zararın tahsilinin talep edildiği, Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/392 E. sayılı dosyasında ise bu kez bankanın, sözleşmenin taraflarınca haklı olarak fesih olunduğu iddiasına dayalı olarak sözleşmenin feshi sonrasında davalı tarafından taşınmazın haksız kullanılması nedeni ile oluşan zararın ve davalı tarafça yapılması gereken ödemenin tahsilinin talep edildiği, her iki davada, çözümü gereken ana unsur satış protokolünün banka tarafından haklı olarak fesih olup olunmadığı öncelikle belirlenerek, tarafların istemlerine ilişkin karar oluşturulması noktasında olduğu, her iki davada dayanılan deliller müşterek olup davalardan birinde verilecek olan kararın diğerini etkileyecek nitelikte olduğu gerekçesi ile Mahkememizin 2020/111 E. sayılı dava dosyası ile Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/392 E. sayılı dava dosyasının birleştirilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın satış protokolü ile davacı şirkete belirtilen koşullarla vadeli olarak satıldığını ancak davacının protokole aykırı davranarak taksitleri süresinde ödemediğini bu nedenle satışın iptal edildiğini, akabinde davacı şirket tarafından açılan tapu iptal tescil davasının reddedilerek kesinleştiğini, böylece bankanın sözleşmeyi fesh etmesinin haklı olduğunun anlaşıldığını, ayrıca davacı şirket aleyhine Bodrum'da müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil davası açıldığını, bu aşamada davacı tarafça bu davanın açılarak taşınmaza yapılan faydalı masraf ve yatırımların iadesinin talep edildiği bunun sonucu olarak mahkemece birleştirme kararı verildiği,ne var ki mahkemece karar gerekçesinde iki davadaki çözümü gereken ana unsurun satış protokolünün banka tarafından haklı olarak fesih olup olunmadığı şeklinde belirtilerek dosyaların birleştirildiği ancak bu her iki davanın mahiyetinin farklı olduğu, zira satış protokolünün müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğinin zaten Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/122 E. sayılı dosyasında belirlenerek kararın kesinleştiği, feshin haklılığına ilişkin bir belirlemenin yapılmayacağı bu nedenle birleştirme kararının hem hukuki hem de usul ekonomisine aykırı olduğu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki davanın birleştirilerek görülmesi doğru ise de mahkemece karar gerekçesinde geçen “Her iki davada, çözümü gereken ana unsur satış protokolünün banka tarafından haklı olarak fesih olup olunmadığı öncelikle belirlenerek, tarafların istemlerine ilişkin karar oluşturulması noktasındadır." cümlesinde geçen satış protokolünün banka tarafından haklı olarak fesholunduğu, davacı tarafça 04.11.2015 tarihinde açılan haksız feshin iptali ve ferağa icbar davasının taraflar arasında görülen ve daha önce derecaattan geçen Bodrum 1.Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 08.03.2019 tarih, 2017/122 E, 2019/64 K sayılı kararı ile belirlendiğinden karar gerekçesinden bu ibarenin çıkartılması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, Mahkemenin 2020/111 E. sayılı dava dosyası ile Bodrum 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/392 E. sayılı dava dosyasının birleştirilmesine, yargılamanın Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/392 E. sayılı dosyası üzerinden sürdürülmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, haksız fesih iddiasına dayalı tazminat davası yargılaması sırasında verilen birleştirme kararının isabetli olup olmadığı hususuna ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.

  1. Değerlendirme

6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendinde bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği durumlar düzenlenmiş, 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin beşinci bendi de Mahkemece usule aykırı olarak davaların birleştirilmesine karar verilmesi de bu hallerden biri olarak sayılmış olup İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre verilen Birleştirme kararına karşı istinaf kanun yolu açık olmakla birlikte, kararın usule müteallik bulunması nedeniyle temyizi kabil değildir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, kesin kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı sebepleriyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kesinlikten REDDİNE,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesireddinederece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:44:51

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim