Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/293
2023/4081
3 Temmuz 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/254 Esas, 2021/1254 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/105 E., 2019/446 K.
Taraflar arasındaki marka tescil kararına itirazın reddi ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Işık Plastik Sanayi ve Dış Ticaret Pazarlama A.Ş.'nin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla ayırt edicilik kazandırdığı tanınmış "Işık" esas unsurlu markalarının aynısını ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan davalı şirketin davalı TPMK nezdindeki 03.11.2016 tarihli ve 2016/88210 sayı ile "Işıklar Yapı" ibareli marka tescil başvurusuna itirazlarının reddine dair Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 02.01.2018 tarihli ve 2017 M 11313 sayılı kararının, müvekkili seri markalarının varlığının gözetilmesi gerektiği, müvekkilinin tescil ve koruma bakımından öncelik hakkının olduğu, markalar arasındaki ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olduğu, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğundan bahisle, tescil edilmiş ise hükümsüzlüğüne ve ayrıca davalı adına tescilli 2012/111627 sayılı markanın usul ve yasaya aykırı tescil edildiğinden bahisle sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; 2016/88210 sayılı “Işıklar Yapı” ibaresi ile taraf markaları arasında bütüncül değerlendirmede benzerlik bulunmadığını, markalar arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını, çekişme konusu “ışık” ibaresinin yaygın kullanılan bir isim olması nedeniyle ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, markaların genel izlenimlerinin birbirinden farklı olduğunu, tanınmışlığa ilişkin yeterli belge sunulmadığı ve kötü niyet iddialarının kanıtlanmadığını ve 2012/111627 sayılı “ysm ışıklar yapı sağlığı merkezi” ibareli markanın hükümsüzlüğü davasında TPMK'nın taraf gösterilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzer olmadığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kötü niyet iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, “ışıklar” ibaresinin müvekkili şirketin ortak ve hissedarlarının soy adı olan “Işık”tan yola çıkılarak oluşturulduğunu, İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı bunun gibi “Işıklar” esas unsurlu 93 adet limited ve anonim şirket bulunduğunu, davacı tarafın 37. sınıfta tescili bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (mülga 556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa… tescil edilemez” düzenlemesine yer verildiği, davalının 2016/88210 numaralı “Işıklar Yapı” kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacı markalarına ilişkin sınıflar yönünden benzerlik bulunmadığı,, davacının 2010/46830, 2012/08476, 2003/18085 sayılı ve “ışık plastik şekil”, “ışık plastik”, “ışık plastik şekil” markalarına karşılık, davalı tarafın 2016/88210 numaralı “ışıklar yapı” marka başvurusu arasında düşük düzeyde bir benzerlik bulunmakla birlikte, markaların esaslı unsuru olan “ışık” ibaresinin yaygın olarak kullanılması, ayırt ediciliğinin düşük olması, bunların yanı sıra markaların bıraktıkları genel izlenime göre yapılan global değerlendirmede markalar arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markalarının mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış olmadığı, davalının kötü niyetli olduğuna dair iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullanmakta olduğu "Işık" ibaresinin, üretmekte olduğu emtiaları veya vermekte olduğu hizmetleri tanımlar nitelikte olmadığını, davalı şirket adına "ışıklar yapı" esas unsurlu markalar ile müvekkili şirket ticaret unvanının kök unsuru olan ‘"ışık" ibareli markaların aynı ve/veya benzer mal veya hizmetler sunduğunu, dolayısıyla her iki marka aynı tüketici kitlesine benzer satış kanalları ile arz edildiğinden tüketiciler nezdinde karışıklıklara yol açacağını, müvekkilinin "ışık" ibareli markalarını davalıdan önce tescil ettirdiğini, markalar arasında okunuş, yazılış ve genel kompozisyon açısından ayırt edici bir fark bulunmadığını, 37. sınıf hizmetler ile 19. sınıfta yer alan emtiaların türdeş ve benzer olduğunu, karşı tarafın esas unsurunun başına bir çoğul eki eklemesinin markaları birbirinden ayırt etmek için yeterli olmadığını, müvekkili şirkete ait “ışık” esas unsurlu seri markaların birden çok sınıfta tescilli olduğunu, davalıya ait marka başvurusuna konu edilen 37. sınıfta da müvekkili şirkete ait tescilli markalar ile iltibas tehlikesi bulunduğunu, davaya konu marka başvurusu ile müvekkiline ait seri markalar arasında emtia benzerlik bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin 2016/88210 numaralı “ışıklar yapı” ibareli marka başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamlarının benzer olmadığı, markaların bıraktıkları genel izlenime göre yapılan global değerlendirmede markalar arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığı, mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından tescil başvurusu yapılan "Işıklar Yapı" ibareli markanın müvekkilinin üstün ve öncelikli hak sahibi olduğu "Işık" ibareli ve esas unsurlu markalar ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, "Işık" ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının kök unsurunu oluşturuğunu, dolayısıyla müvekkili ile aynı tüketici kitlesine benzer satış kanalları ile hitap edecek bir markanın tüketici nezdinde karışıklık yaratacağını, davalı markasının tescilli olduğu emtialar ile müvekkili markalarının tescilli olduğu emtia sınıflarının aynı veya benzer olduğunu, markalar arasında görsel ve telaffuz bakımından benzerlik olduğunu, müvekkilinin seri markalarının varlığının ve tanınmışlığının dikkate alınmadığını, "Işık" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunun kabul edilmeyeceğini, tüketiciler tarafından yıllardır müvekkili şirketle özedeşleştirilmiş olduğunu, istinaf itirazlarının gerekçeli bir şekilde değerlendirilmediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlığın itiraza mesnet davacı markaları ile davalının tescilini istediği markasının aynı ve/veya benzer olup olmadıkları, benzer olmaları halinde karıştırma ihtimali bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
-
Değerlendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, Mahkemece davalı başvurusu ile davacı markaları arasında ayırt edici ve baskın unsur olan "IŞIK" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bu nedenle iltibas oluşmayacağı ve emtia sınıflarının farklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde "Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa marka sahibinin ticari vekili veya temsilcisi tarafından markanın kendi adına tescili için, marka sahibinin izni olmadan ve geçerli bir gerekçe gösterilmeden yapılan başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir." düzenlemesine yer verilmiş olup, somut olayda taraf markaları arasında anılan düzenleme kapsamında ortalama tüketiciyi iltibasa düşürme ihtimali olacak şekilde benzerlik bulunmaktadır. Bu nedenle taraf markalarının tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfları karşılaştırılarak davacının itirazına mesnet markaları kapsamındaki mal ve hizmetlerle davalı markasının kapsamındaki mal ve hizmetlerden aynı veya benzer olanlar yönünden ayıklama yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:45:29