Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6819
2023/3999
22 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/459 E., 2018/576 K.
BİRLEŞEN DAVA: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/465 Esas
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
-
Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ortakları ile davalı arasında sıhri hısımlık bulunduğunu, akrabalığın verdiği güvenle müvekkili şirketin davalı ve dava dışı eşi... ile birlikte iş yapmaya karar verdiğini, davalının çift vatandaşlığının bulunması nedeniyle Kazakistan'da işyerinin davalı adına açılarak ticari ilişkinin davalı ile kurulduğunu, yapılan anlaşmaya göre müvekkili şirketin Türkiye'den inşaat malzemesi tedarik ederek Kazakistan'a ihraç edeceğini, davalının malları satacağını, mal bedelleri ve masrafların ödenmesinden sonra elde edilecek karın yarı yarıya paylaşılacağını, anlaşmaya binaen yaklaşık 2.102.134,89 USD bedelli malların Kazakistan'a gönderildiğini, davalının sadece 1.522,077 USD ödeme yaptığını, sırf satılan malların maliyetinden kaynaklı borcunun 500.000 USD'nin üstünde olduğunu, kâr paylaşımı ile birlikte müvekkilinin alacağının 2.000.000,00 TL'nin üstünde olduğunu ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde; asıl davada faizin sehven talep edilmediğini, asıl dava tarihinden birleşen dava tarihine kadar işlemiş faizin 40.000,00 TL olduğunu belirterek 40.000,00 TL faize ve asıl davada kabul edilecek miktara birleşen dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekil asıl ve birleşen davada cevap dilekçesinde; davacının... ile iş yapmaya karar verdiklerini beyan etmesi ve delil olarak sunulan tutanakta müvekkilinin imzasının bulunmaması nedeniyle tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, davanın Kazakistan'da açılması gerektiğini, ortaklık iddiasının doğru olmadığını, gümrük beyannameleri ile gönderilen mallara dayanak faturaların kapalı fatura olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, birleşen dava yönünden de, asıl davada talep edilmeyen faiz talebinin zamanaşımına uğradığını, faturaların kapalı fatura olduğunu, gümrük beyannamelerinin kapatılmış olmasının fatura bedellerinin ödendiğine kanıt olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların kapalı fatura olduğu, ödendiğine karine teşkil ettiği, bu nedenle ispat külfetinin yani fatura bedellerinin ödenmediğinin ispat yükünün davacıda olduğu, davacı bu yönde yazılı, kesin ve inandırıcı delil sunamadığından ve dava dilekçesinde (davanın açıldığı tarih dikkate alınarak 1086 sayılı HUMK hükümleri uyarınca) "ve sair her türlü delil" denilmekle davacı vekiline bu hususta davalıya yemin teklif edip etmeyecekleri sorulduğu, davacı vekili verilen kesin sürede ibraz ettiği dilekçesiyle davalıya yemin teklif ettiklerini bildirdiği, davalı yemin teklifini kabul ederek fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin yemini usulüne uygun eda ettiği, bu durumda; davacı, kapalı fatura bedellerinin ödenmediğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 20.09.2022 tarihli ve 2021/3977 E., 2022/6101 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; davada kapalı fatura karinesine dayanılmasının hatalı olduğunu, dava konusu alacağın yurt dışına yapılan satıştan kaynaklandığını, bu nedenle gümrük ve ihracat mevzuatının uygulanması gerektiğini, müvekkilinin ihracat mevzuatına uygun olarak fatura kestiğini, bu nedenle faturanın kapalı olduğunu, Türkiye içindeki alım satımlara uygulanan teamülün ihraç edilen ürünler için kesilen faturalara da uygulanmasının beklenemeyeceğini, yemin tekliflerinin mecburiyete dayandığını ve serbest iradelerini yansıtmadığını, yeminin usulüne de uygun olmadığını, alacak kalemlerinin tek tek sayılmadığını, yapılan yeminin davalının kendi iddia ve delilleri ile de çeliştiğini, zira davalının davanın 3 üncü şahıslara ihbarını istediğini, bu şahısların müvekkili şirketin borcunu ödediğini bu nedenle müvekkili şirkete borcu kalmadığını beyan ettiklerini, hatta bazı ihbar olunanların kendilerine ödeme yapıldığını dahi beyan ettiklerini, davalının yemin ettiği beyanında "davacıya kuruşu kuruşuna ödedim" dediğini, davalının yemininin geçerli olmadığını ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 581,90 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 3.162,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:46:09