Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4671
2023/3978
21 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/245 Esas, 2022/108 Karar
HÜKÜM: Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 59.955,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 3541 kasa birinci kalite, 853 kasa ikinci kalite ve 155 kasa bodur elmayı müvekkilinin velisi sıfatıyla babası ...'in davalıya ait Çavuşoğlu Soğuk Hava deposuna teslim fişi ile teslim ettiğini, 1417 kasa birinci kalite ve 311 kasa ikinci kalite elmanın velisi tarafından geri alındığını, geriye kalan elmanın da taraflarına iadesi için yaptıkları sözlü başvuruların davalı tarafından geri çevrildiğini, teslim edilmeyen elma bedeli olan 43.736,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;yaygın olan ticari örf ve adete göre soğuk hava deposuna ürün tesliminde ve ürünün çıkışında imzalı belge verilmesinin şart olmadığını, ürünlerin davacının velisi tarafından ... isimli şahısa satıldığını ve bu doğrultuda da müvekkiline verilen talimat uyarınca ürünlerin teslim edildiğini, bu nedenle müvekkili yedinde bir ürünün bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 04.05.2016 tarih, 2014/331 E. ve 2016/326 K. sayılı kararı ile Antalya Ticaret ve Sanayi Odası yazısına göre genel olarak tüccar ile ürün sahibinin sözlü olarak anlaştıkları, çoğu zaman soğuk hava depocularına sözlü talimatın verildiği, yani örf ve adet gereği her zaman yazılı belge ile işlemlerin yapılmadığı, Ticaret Odası yazısı ile tanık beyanlarının birbiriyle örtüştüğü, bu durumda davacı tarafı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.05.2018 tarih, 2016/11771E. ve 2018/3811 K. sayılı kararıyla Antalya Ticaret ve Sanayi Odasının 19.12.2013 havale tarihli yazısında depolara bırakılan malların sahipleri ile alıcıların anlaştığı, bu anlaşmalar üzerine mal sahiplerince verilen sözlü talimat doğrultusunda depo sahipleri tarafından malların alıcılara teslim edildiği ve teslime dair yazılı belge verilmesinin bir istisna olduğu, belge verilmemesinin gelenek haline geldiği belirtilmişse de bir örf ve adet kuralının doğması için maddi ve manevi unsurların bir arada gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, maddi unsurun aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması ve bunun süreklilik arz etmesi gerektiği, manevi unsurun ise aynı tip olaylarda olaya katılanların benzer davranması konusunda ortak bir kanaatin olması gerektiği, dosya kapsamından davalı tarafça giriş ve çıkışlarda imzalı belge tanzim edildiği, sözlü talimat ile teslim yapıldığına dair bir örf adet kuralı olduğunun kabulünün yerinde olmadığı, somut uyuşmazlıkta davacı taraf 4548 kasa elmayı davalı tarafa teslim ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürdüğü ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerini ibraz etmediği, davalı tarafın ise elmaların davacının belirttiği kişilere teslim edildiğini savunulduğu bu durumda ispat yükünün davalı tarafta olduğunun kabulü ile davalının, davacı tarafın belirttiği kişilere teslim yapıldığı hususunu ispat etmesi gerektiği ve bu ispatın da 6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesi uyarınca tanıkla olamayacağı nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 4548 kasa elmayı davalı tarafa teslim ettiğini, 2821 kasa elmanın kendisine iade edilmediğini ileri sürdüğü ve buna dair davalı tarafça imzalı giriş ve çıkış fişlerinin ibraz edildiği, ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, ibraz edilen makbuzlardan 89 ve 111 seri numaralı makbuzların imzalı olduklarının anlaşıldığı, bu makbuzlardaki elma miktarının ise 848 kasa olduğu fakat yapılan incelemede depo çıkış makbuzlarının bir kısmında teslim alanın belli olmadığı, depo girişleri ile çıkışları arasında, kasa ve ürün miktarları arasında farkların bulunduğu, bazı makbuzlarda ise imzaların bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından teslim alındığı kabul edilen elma miktarları çıkarılarak hesaplanan bedel ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 1417 kasa 1 inci sınıf elmasını iade aldığı iddiasında olduğunu ancak 1728 kasa 1 inci sınıf elmasını teslim aldığı ve il dışına bizzat kendisi pazarladığını, 2821 kasa 2 nci ve 3 üncü kalite elmasını kendisi pazarlayamadığı için müvekkil şirketten yardım istediğini, müvekkil şirket yetkilileri de .... isimli şahıs ile davacıyı görüştürdüğü ve belli bir bedel karşılığı anlaştırdığını, anılan şahsında zaten bu elmaları davacıdan satın aldığını ve müvekkil şirketin işlettiği buzhaneden teslim aldığını kabul ettiğini, nitekim makbuz ve ödeme belgelerinin de bu hususu ispatladığını, davacının davalıya borcunun olduğunu, davalı şirketten aldığı plastik kasa ve depolama bedeli karşılığı 01.03.2013 tarih ve 23806 nolu fatura karşılığı 33426,57 TL borcu bulunduğunu, faturanın icraya konulmasına rağmen davacı tarafından ödenmediğini, davacının bu alacağı engellemek ve sair icra takiplerinin önüne geçmek adına işbu davayı açtığını, bu hususa ilişkin delillerinin Mahkemece değerlendirilmediğini, ticari örf ve adet kurallarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, saklama sözleşmesi uyarınca depoya teslim edilen malların saklayan tarafından eksik teslimi nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 201 inci maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın
ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:47:33