Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/541
2023/3972
21 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1433 Esas, 2021/1818 Karar
HÜKÜM: Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/888 E., 2019/547 K.
Taraflar arasındaki şirket ortaklığından ayrılma, kâr ve sermaye payı alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117.960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin davalılar ... ile ... ile birlikte kurulduğunu, şirketin kurulduğu tarihten sonra davalı ortakların tutumları nedeniyle kendisinin şirketten dışlandığını, davalıların aynı faaliyet alanında başka bir şirket kurarak faaliyetlerine devam ettiğini, şirket ortakları arasında güven ilişkisinin sarsıldığını, müvekkilinin uzun zamandan beri şirket faaliyetlerine katılamadığını belirterek müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasına ve şirket kurulduğu tarihten itibaren dağıtılmayan kâr payı ile ayrılma akçesinin kendisine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davacının herhangi bir şekilde şirketten dışlanmadığını, davacının kendi isteğiyle şirketten ayrıldığını, şirketteki kararların birlikte alındığını, davacıya hakkının verilmemesi gibi bir durumun olmadığını, davacı tarafından şirketten defalarca para çekildiğini, davalının şirketin işçilerini kendisi tarafından kurulan firmaya çekmeye çalıştığını, davalının şirketin diğer ortağına hakaret ettiğini, şirketin hali hazır gayrı faal olduğu hususunun doğru olduğunu, şirketin borçları nedeniyle sermayesini tükettiğini, bu bağlamda davacının talep edebileceği herhangi bir ayrılma akçesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ortakları arasında meydana gelen geçimsizlik ve güven ilişkisinin sarsılmasından dolayı gayrifaal hale geldiği, davalılar ... ve ... tarafından dava konusu şirketle aynı konuda faaliyette bulunan Tambela Reklam Ltd. Şti.'nin aynı adreste kurulduğu, davacının ortağı olduğu şirketten çıkmasını istemekte haklı olduğu, ancak şirketin karar tarihine en yakın tarihte borca batık olduğu, bu nedenlerle davacıya ödenebilecek herhangi bir çıkma payı bulunmadığı, şirketin kâr payı dağıtılmasında yetkili olan genel kurul tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 616 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alınan bir karar bulunmadığı, şirketin kârı da söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının şirket ortaklığından çıkmasına, kâr payı ve çıkma payı istemi yönünden davanın reddine, davalılar ... ve ... yönünden ise davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; limited şirketlerde ortaklardan birinin şirketten ayrılması durumunda ayrılma akçesi belirlenirken davacının dava açtığı tarihteki şirket değerinin esas alınması gerektiğini, 2016 yılında kurum kârının 41.234,31 TL, 2017 yılı ilk üç çeyreğinde 18.396,14 TL olduğunu, ancak davanın açılmasından sonra 2017 yılının kalan son çeyreğinde kurum zararının 62.390,62 TL olarak kayıt altına alındığını, kurulduğundan itibaren kâr eden şirketin davanın açılmasından sonra zarar etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların, davalı şirketin bulunduğu adreste aynı konuda faaliyet gösteren başka bir şirket kurduklarını, davalıların kötüniyetli olarak davalı şirketin içini boşalttıklarını, ortaklık payı ve kâr payı alacağı ile ilgili eksik inceleme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklıktan çıkma payının, şirketin karar tarihine en yakın tarihteki mal varlığının gerçek değeri saptanarak buna göre belirlenmesi gerektiği, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.10.2017 tarih, 2016/2571 E. ve 2017/5023 K. sayılı içtihadı) davalı şirketin gayrifaal olduğunun anlaşıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin borca batık olduğu ve bu nedenlerle davacıya herhangi bir kâr payı ve ayrılma akçesi ödenemeyeceği tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 616 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca kâr payı dağıtılmasında yetkili organ olan genel kurulda kâr payı dağıtılmasına ilişkin herhangi bir karar alınmadan kâr payı dağıtılmasının da mümkün olmadığı, mahkemece sermaye payı ve kâr payı ödenmesine yönelik talep bakımından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi uyarınca haklı sebeplerle ortaklıktan çıkma, sermaye ve kâr payının ödenmesi istemine istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 638 inci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:47:33