Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/442
2023/3962
21 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1292 Esas, 2021/2116 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI: 2016/1310 E., 2019/25 K.
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2000/14056, 2005/00387, 2005/00389 2005/00663, 2005/00664 sayılı "CASEY" esas unsurlu markalarının bulunduğunu, davalı adına tescilli 2009/08369 sayılı "CASSY" markasının ise 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kendi markasıyla aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı tür ve benzer malları kapsadığını, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi kapsamında tescil engeli ve 42 nci maddesi kapsamında hükümsüzlük nedeni teşkil ettiğini, kendisinin markasının özgün nitelikte ve tanınmış olduğunu, bu tanınmış markanın aynısının/benzerinin kullanılmasının iyi niyetli bir kullanım olmadığını, davalının basiretli bir tacirin göstermekle yükümlü olduğu özeni göstermediğini ileri sürerek davalı adına kayıtlı 2009/08369 sayılı markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen markanın tescil tarihinin 18.10.2010 olduğunu, tescil tarihi üzerinden 5 yıldan fazla süre geçtiğini, bu markanın hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini, davacının markaları ile müvekkili şirketin markalarının benzer olmadığını, karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, davacı şirketin "Cassey" markasının tanınmış olmadığını, davacının davasında kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markasının davacı markası ile farklı olduğu, ayrıca davalının markasının tescili üzerinden 5 yıldan fazla süre geçtiği ve bu durumun kasıtlı susma niteliğinde olduğu, marka hakkına tecavüz iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markası ile davalı markası arasında ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere "kahve, kakao, çikolata esaslı içecekler, kekler" emtiaları bakımından benzerlik tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait "CASEY" markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli olduğunu, marka tescilinde kötü niyet bulunması durumunda iptal davasının süreye bağlı olmadığını, nitekim dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde "markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davası süreye bağlı değildir" şeklindeki düzenlemeye yer verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nın 42 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde tanınmış markalarla ilgili davanın 5 yıl içinde açılmasına ilişkin hükümde yer alan 5 yıllık hak düşürücü sürenin tanınmış olmayan markalar yönünden de uygulanması gerekeceği, ayrıca davalı adına olan markanın 18.10.2010 tarihinde tescilinden sonra da bu dava tarihine kadar dava açmadığı, alınan bilirkişi raporları göre davacının markalarının tanınmış olmadığı, davacının davalının kötü niyetli tescil yaptırdığını da ispat edemediği, davalının markasının 18.10.2010 tarihinde tescil edildiği, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğramadığını, Türk marka hukukunda ve diğer sınai mülkiyet hukukunda sessiz kalma yoluyla hak kaybı müessesesi düzenlenmediğini, davacının müvekkiline ait CASEY markalı ürünlerin emtia listesini de kapsayacak şekilde işbu dava konusu markayı tescil ettirmesi ve davalının müvekkil markasından haberdar olduğunu açık bir şekilde gösterdiğini, taraf markalarının işitsel ve görsel olarak benzer olduğunu, ayrıca ve/veya benzer tür malları kapsadığını, davalıya ait CASSY markalarının müvekkiline ait CASEY ibareli markaların esas unsuru üzerinde değişiklikler yapılmak suretiyle oluşturulduğunu, müvekkiline ait CASEY ibareli markanın tanınmış olduğunu, ayrıca davalının basiretli tacir gibi davranmadığını, basiretli bir tacirin, aynı sektörde faaliyet gösteren diğer markalar ile iltibasa yol açmayacak bir markayı seçip tescil ettirmesi ve kullanması gerektiğini, davalının sektörde yer alan markalar ile iltibasa yol açmayacak bir markayı seçip kullanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının "CASEY" esas unsurlu markalarını mesnet iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanmak suretiyle davalının 2009/08369 sayılı "CASSY" ibareli markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
556 sayılı KHK'nın 8 ve 42 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:47:33