Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/594
2023/3949
21 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/375 Esas, 2021/1803 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2013/281 E., 2017/450 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin ... bakımından yaptığı başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2011/21684 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davacının ...’a muhtelif çekleri imzalayarak verdiğini, davalının da bu çekleri ciro ederek kullandığını, karşılıklarını ödeyeceğini belirterek bunların hatır çeki olduğunu beyan eden belge imzaladığını, ayrıca Yapı Kredi Bankasından davacı adına görünen krediler çekildiğini, bu kredileri kullanan kişilerin davalılar olduğunu, aradaki ilişkinin kapanması amacı ile farklı tarihlerde birden fazla senet imzalayıp davacıya verdiklerini, buna rağmen senet tutarları ödenmediği için icra takibi başlattıklarını ileri sürerek davalıların icra takibine yaptıkları itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20 inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin kendilerine usulsüz tebliğ edildiğini, davalı ... ile davacı arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, davalıların Yapı Kredi Bankası'ndan hiçbir kredi kullanmadıklarını, takip konusu senet ve çeklerde ...'ın imzası ya da cirosu bulunmadığını, davacının dava konusu icra takibini başlatmadan 17 gün önce ihtarname göndererek toplam 303.000,00 TL talep ettiğini, icra takibinde ise alacak tutarına zam yapmak sureti ile 395.050,00 TL istediğini, dava dosyasına ise, toplamı 423.250,00 TL olan çek ve senetler sunduğunu, bu durumda çelişki bulunduğunu, takip tarihinden sonra muaccel olmuş alacakların bu davanın konusunu teşkil edemeyeceğini, dava dilekçesi ekinde dava dışı üçüncü kişi ve ... tarafından imzalanmış görünen belgenin tarihsiz olduğunu, hangi çeklerin hatır çeki olduğu konusunu açıklığa kavuşturmadığını, dosyaya sunulan 15.01.2011 vadeli 14.750,00 TL, 01.01.2012 vadeli 20.000.00 TL, 17.09.2010 vadeli 7.500,00 TL, tanzim ve vade tarihi olmayan 6.500,00 TL, 21.500.00 TL, 8.500,00 TL, 19.500,00 TL ve 13.500,00 TL’lik senetler altındaki imzaların ...’a ait olmadığını savunarak davanın reddine ve davalılar lehine ayrı ayrı %20 olarak inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı, bu takibe borçluların itiraz ettiği, davacı tarafın dayanmış olduğu senet ve çeklerin mahkemeye sunulduğu, Mahkemece Adli Tıp Kurumunun (ATK) 05.07.2017 tarihli raporunda davalı ... tarafından imzası inkar edilen senetler yönünden yapılan incelemede imzaların davalının eli mahsulü olduğunun kanıtlanamadığı, bu senetler yönünden yapılan alacaklının 91.250,00 TL'lik itirazın iptali isteminin yerinde görülmediği, yine davacının dosyaya sunmuş olduğu icra takip tarihi itibariyle vadesi gelmeyen 186.250,00 TL'lik senetler yönünden de yapmış olduğu icra takibinin yerinde görülmediği, davacının mahkemeye sunmuş olduğu ve bilirkişinin raporunda belirtilen vade tarihleri olmayan diğer senetlerin ise icra takibine konu edilebilecek nitelikte kabul edildiği, zira bu senetlerin görüldüğünde muaccel hale geleceği, bu sebeple davacı alacağının bu senetlerle varlığının kanıtlanmış olduğu, 14.03.2011 tarihli ve 11.000,00 TL bedelli çekin vadesinin de icra takibinden önceki döneme rastladığı, toplam davacı alacağının 126.000,00 TL'lik bölümüne davalıların yapmış olduğu itirazlarının yerinde görülmediği, her ne kadar davalılardan ... kendisinin icra takibine konu borçtan sorumlu olmadığını ileri sürmüş ise de davacının kredi kartını ...'ın kullandığı, davalıların birlikte hareket ettikleri ve bu kredi kartlarından doğan borçlar nedeniyle söz konusu çek ve senetlerin düzenlendiği, bu borçtan davalıların birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2011/21684 sayılı takip dosyasında yürütülmekte olan icra takibine vaki itirazın 126.000,00 TL üzerinden iptaline, icra takibinin bu bedel üzerinden devamına, bu alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, %20 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, icra takibine vaki itirazın bu şekilde iptali ile icranın devamına, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan senetler ve çek üzerindeki imzanın davalıya ait olduğunu, bu hususun dinlenen tanık beyanlarıyla da sabit olduğunu, buna rağmen Mahkemenin bir kısım senet üzerindeki imzanın davalıya ait olduğunun ispatlanamaması gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar vermesinin hatalı olduğunu, senetlerin sıralı senet olduğunu, senetler üzerinde ödenmediği takdirde diğer senetlerin de muaccel hale geleceğine dair kaydın bulunmasına rağmen Mahkemece vadesi gelmeyen senetler yönünden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davaya konu çek ve senetler üzerinde imzasının bulunmadığını, kredilerin bu davalı tarafından çekildiğine ve davacının kredi kartını kullandığına dair hiçbir yazılı delilin bulunmadığını, miktar itibarıyla yazılı delillerle ispatın gerekli olduğu davada davalı ... yönünden muvafakat edilmemesine rağmen tanık beyanlarına itibar edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı vekilinin replik dilekçesinde davalı ...'dan talep ettiği miktarı 49.050,00 TL'ye düşürmesine rağmen, Mahkemece talebin aşılarak 126.000,00 TL üzerinden karar verildiğini, davacının kötü niyetli olması nedeniyle her iki davalı yönünden tazminata hükmedilmemesinin usule aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen alacak kalemlerinden hangisinin Mahkemece kabul edildiğinin kararda gösterilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin replik konulu dilekçesinde davalı ...'ın borcun tamamından değil, toplam 49.050,00 TL'lik kısmından sorumlu olduğu yönündeki açık beyanının feragat anlamına geleceği gözetilmeden davalının 126.000,00 TL'den sorumlu tutulacak şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, davalı ...'ın dosyaya sunulan çek, senet ve diğer yazılı belgelerde imzasının bulunmadığı, bu davalı yönünden yazılı delil başlangıcı kabul edilecek bir hususun olmadığı ve kesin delille ispatın zorunlu olduğu, aldırılan bilirkişi raporlarıyla da bu davalının sorumluluğunun tespit edilemediği, tanık anlatımları dikkate alınarak davalı aleyhine davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, vadesi gelmemiş senetler yönünden muacceliyet şartının bulunduğu ve Mahkemece bu senetler yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiği yönündeki davacı istinafının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalılar vekilinin istinaf isteminin davalı ... bakımından kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacının, davalı ...'a karşı açmış olduğu itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2011/21684 E. sayılı takip dosyasına yönelik itirazın kısmen iptaline, takibin 126.000,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının bu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının, davalı ...'a karşı açmış olduğu itirazın iptali davasının 395.374,70 TL ile 49.050,00 TL arasındaki kısımından feragat nedeniyle reddine, davacının davalı ...'a açmış olduğu itirazın iptali davasındaki 49.050,00 TL'lik bölüm yönünden ise davanın ispatlanamamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili arasındaki ilişkinin tanık anlatımları ile belirli olduğunu, davalı ...'in kendi lehine kullandığı kredilerin borcu davalı ...'un borcuna eklenerek hatır senedi düzenlendiğini, bunların hepsinin davalı ... tarafından ödeneceğine ilişkin yazılı beyanın delil başlangıcı sayılması gerektiğini, ...'ın 39.050,00 TL'den sorumlu olduğunu, replik dilekçesinde miktarda maddi hata yapıldığını, icra inkar tazminatının da buna göre hesaplanması gerektiğini, ...'un inkar ettiği imzaları incelenirken kendi imzasının karakteristik özelliklerden yoksun olduğundan bahisle senet üzerindeki yazılar da dikkate alınarak inceleme yapılması gerektiğini, muaccel kabul edilen çeklerden davalı ...'un sorumluluğunun 196.500,00 TL olduğunu, temerrüde ilişkin ihtarın çekildiğini, senetlerin muaccel kabul edileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Sıralı senetlerin takip tarihi itibarıyla vadelerinin gelmemiş olduğu anlaşılmıştır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:47:33