Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/485
2023/3944
21 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1301 Esas, 2021/1196 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/328 E., 2018/1196 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 30.05.1997 tarihinde 10 yıl süreli "Madeni Yağ Bayilik Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme süresinin 19.07.2002 tarihinde imzalanan protokolle 11 yıl olarak tadil edildiğini, davalı şirketin sözleşme gereği yıllık 15 ton asgari alış taahhüdünü yerine getirmediğini, davaya konu işyerinde davacı şirket markası dışında başkaca madeni yağların satış ve teşhirini gerçekleştirmek suretiyle bayilik anlaşmasındaki taahhütlerini ve şartları ihlal ettiğinin Mahkeme dosyasından yapılan tespitle belirlendiğini, davalının bu eylemleri nedeniyle müvekkilinin 10.07.2007 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla cezai şart alacağından şimdilik 5.000,00 USD' nin, kâr mahrumiyeti alacağı için şimdilik 5.000,00 USD' nin ihtar tarihi olan 10.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, davalıya ariyet olarak bırakılan demirbaşların davacı şirkete iadesine, iadesinin mümkün olmaması halinde ariyet demirbaşların bedelinden şimdilik 5.000 USD' nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının markasından başka markaların madeni yağlarını zorunlu kalmadıkça kullanmadığını, tespit edilen farklı marka yağların çok cüzi bir kısmının müvekkili tarafından kullanıldığını, asıl tüketicisinin tamamen farklı bir tüzel kişilik olduğunu, anılan şirketin başka firmalara verdiği hizmetler nedeniyle bu yağları kullandığını, Rekabet Kurulu kararları uyarınca davacı şirket tarafından sözleşme tadiline ilişkin hiçbir teklifte bulunulmadığını, buna rağmen davacı yanca sözleşmenin feshedildiğini, davalı şirketin sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmediğini, ekipmanlar üzerinde ihtiyati tedbir kararı ve bu ekipmanların teslimine ilişkin anlaşma bulunduğunu, anlaşma uyarınca ekipmanların mahallinde davacı tarafından teslim alınacağını, davacının kötü niyetli olarak bu durumu mahkemeden sakladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 30.05.1997 tarihinde madeni yağ bayilik sözleşmesi akdedildiği, 19.07.2002 tarihinde imzalanan protokol ile sözleşme süresinin 11 yıl olarak tadil edildiği, sözleşme düzenlenirken davacı şirket tarafından davalı tarafa istasyonda kullanılmak üzere klima gaz dolum cihazı, balans makinası, oto servis lifti, kompresör ve yıkama makinasının davalı şirket yetkilisine teslim edildiği, sözleşmenin davacı tarafından 10.07.2007 tarihinde feshedildiği, davacının ihtarnamede fesih sebebi olarak temelde iki sebebe dayandığı, bunlardan bir tanesinin davalının yıllık 15 ton ürün alımı taahhüdüne aykırı davranışı, diğeri ise davalı şirketin işyerinde mahkeme aracılığıyla yaptırılan tespitte sözleşmeye aykırı olarak davacının ürünleri dışında başka firmaların ürünlerinin de bulundurulması ve satılması olduğu, fesih sebeplerinden birincisi olan eksik ürün alım taahhüdü yönünden yapılan değerlendirmede davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmede yıllık 15 ton madeni yağ alımı hususunda asgari alım taahhüdünün öngörüldüğü, davalının ilk yıldan itibaren söz konusu yıllık 15 ton alım taahhüdüne uymadığı, davacı tarafça da davalının bu alım taahhüdüne uymaması sonrası davalıya yıllık dönemler itibariyle alım taahhüdüne uyması yada eksik kalan alım taahhütlerini yerine getirmesi hususunda herhangi bir ihtarname, ihbarname çekmediği, yani davacının davalının bu alım taahhüdüne aykırı davranışına 10 yıl süre ile sessiz kalarak davalıda sözleşmenin bu şekilde devam edeceği noktasında bir güven oluşturduğu, bu itibarla davacının bu sebebe dayalı sözleşme feshinin haklı olmadığı, ancak davacının ikinci fesih sebebi olarak öngördüğü davalı bayinin işyerinde davacı şirkete ait yağlar dışında rakip firmaların yağlarını bulundurması noktasında ise taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.4.maddesinde bayinin davacı dışındaki başka şirketlere ait malları satmama yükümlülüğünü üstlendiği, yaptırılan tespite göre davalının bu yükümlülüğe aykırı davrandığı ve bu kapsamda bayinin sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu ve bayinin sözleşmenin feshine sebebiyet verdiği, ariyet olarak davalıya bir takım malzemeler teslim edildiği, sözleşmenin feshi halinde sözleşmenin 11.7.maddesine göre ariyet olarak teslim edilen malzemelerin davacıya iade edilmesi gerektiği, bu noktada feshin haklı yada haksız olmasının da bir öneminin bulunmadığı, davalı tarafça ariyet olarak teslim alınan malzemelerin davacı şirkete teslim edildiğine ilişkin herhangi bir teslim belgesinin dosyaya sunulmadığı gözönüne alındığında ariyet olarak teslim edilen makinaların davalıdan alınarak aynen davacıya teslimine karar vermek gerektiği, cezai şart alacağı yönünden ise davalı şirketin davacının markası olan yağlar dışında başka firmalara ait yağları da işyerinde bulundurduğu, bu bağlamda sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacının sözleşmenin 10.1.maddesine göre cezai şart talebinde bulunabileceği, kâr mahrumiyeti talebi yönünden yapılan değerlendirmede, her ne kadar sözleşmenin 6 ncı maddesi uyarınca davalı tarafından yıllık asgari 15 ton alım taahhüdünde bulunulmuş ise de davacı tarafından davalının alım taahhüdüne aykırı davranıldıktan sonra birer yıllık süreler içerisinde alım taahhüdüne aykırı davranıldığı ve belirtilen dönem için kâr mahrumiyeti yada cezai şart istemlerini saklı tuttuğuna yönelik herhangi bir ihtarname bulunmadığı, davacının geçmiş dönem için kâr kaybı talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ariyet mal teslimine ilişkin talebin kabulüne, davalıya ariyet olarak verilen makinelerin davalı taraftan alınarak davacıya aynen iadesine, 5.000,00 USD cezai şartın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kâr mahrumiyeti talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kâr mahrumiyetine ilişkin talebin reddine dair kararın istinaf edildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları gereğince uzun müddet az alım yapılmasına rağmen sözleşmenin sürdürülmesinin sözleşmeye aykırı davranışa icazet gösterildiği anlamına gelmediğini, bayilik ilişkisinin sürdürülmesinin ihlalden kaynaklanan hakların talebinden vazgeçildiği anlamını taşımayacağının kabul edildiğini, bu kapsamda eksik alınan miktar üzerinden kâr kaybı talebinde bulunulamayacağı gerekçesinin hukuki ve maddi dayanağının bulunmadığını, bir an için müvekkilinin ihtirazı kayıt ileri sürmeden ürün ikmali halinde geçmişe dönük kâr kaybı talep edilemeyeceği kabul edilse dahi bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davalının en son 2005 yılında ürün aldığını, 2006 ve devamı yıllarda ürün almadığını bu nedenle 2005 2006 ve 2007 yıllarındaki eksik alımdan kaynaklı kâr kaybını talep etme hakkının bulunduğunu belirterek mahkeme kararının kâr kaybına dayalı tazminat talebinin reddine ilişkin kısmının kaldırılarak, davanın bu kalem yönünden de kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme ilişkisinin 30.05.1997 tarihinde başladığı, sözleşmenin başından itibaren davalının yıllık 15 ton alım taahhüdüne uymadığı, 19.07.2002 tarihli sözleşme ile 11 yıla uzatılan sözleşmenin 10.07.2007 tarihli ihtarla haklı nedenlerle sözleşme süresinin bitmesine kısa bir süre kala feshedildiği, davacının ifaya ekli cezai şart niteliğinde olan kâr mahrumiyeti tazminatını talep edemeyeceği, son iki yılda davalının her hangi bir alımının bulunmadığı, davacı yanca sözleşmenin feshedilmeyerek ifanın beklendiği, ifaya ilişkin herhangi bir ihtarda bulunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle kâr mahrumiyeti ile cezai şart istemiyle, davacı tarafından davalıya ariyet verilen ekipmanların iadesi, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:47:33