Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/660

Karar No

2023/3921

Karar Tarihi

20 Haziran 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/100 Esas 2021/1786 Karar

HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/1117 E., 2019/1020 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların, müvekkili bankanın Karşıyaka şubesi ile dava dışı EMC.. Ltd. Şti. arasında muhtelif tarihlerde akdedilen genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, müvekkili bankanın, belirtilen genel kredi sözleşmelerine istinaden asıl borçlu şirkete kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine kredi hesaplarını kat ederek davalılar aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini, takibin, davalıların, İcra Müdürlüğünün yetkisine, borca ve ferilerine yaptıkları itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; somut uyuşmazlık bakımından Asliye Hukuk Mahkemelerin görevli olduğunu, asıl borçlu şirketin konkordato ilan ederek mahkeme kanalıyla ödemelerini tatil ettiğini, müvekkillerin kefaleti adi kefalet niteliğinde olduğundan söz konusu konkordato kararı sebebiyle kefalet sözleşmesinin hükümden düştüğünü ve talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca, icra takibinin İzmir'de başlatıldığı, davalılar vekilinin müvekkillerinin ikamet adresinin Çiğli/ İzmir olduğunu beyan edip İcra Müdürlüğü'nün yetkisine itiraz ederek yetkili İcra Müdürlüğünün Çiğli İcra Müdürlüğü olduğunu belirttiği, davalıların takip talebinde gösterilen adreslerinin Çiğli ilçesinde bulunduğu, Çiğli'de yargı teşkilatı bulunmadığı, bu ilçenin Karşıyaka ilçesinin yargı yetkisinde kaldığı, her ne kadar yetki itirazında Çiğli İcra Daireleri'nin yetkili olduğu belirtilmiş ise de kastedilenin ikamet adresinin bulunduğu yer bakımından yetkili olan İcra Dairesi olduğu, bu nedenle yetki itirazının usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, davacı yanca, davaya konu genel kredi sözleşmelerinde yer alan yetki şartı gereğince İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilmiş ise de verilen kesin süreye rağmen genel kredi sözleşmeleri dosyaya sunulmadığından sözleşmelerin bu yönüyle incelemediği ve davacının belirtilen iddiasının sübuta ermediği, davalıların takip talebinde gösterilen adresi Çiğli ilçesinde bulunduğundan ve bu ilçe Karşıyaka ilçesinin yargı yetkisi içerisinde bulunduğundan somut olayda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi gereğince yetkili İcra Dairesi'nin Karşıyaka İcra Daireleri olduğu, itirazın iptali davalarının esastan incelenebilmesi için gerekli olan ön koşullarından birinin de yetkili İcra Dairesi nezdinde yapılmış usulüne uygun bir takip bulunması olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesine, genel kredi sözleşmelerini temin edemediklerini belirtip sözleşmelerin ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak dosyaya kazandırılmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerin kabul görmediğini, oysa 6100 sayılı Kanun'un 195 inci maddesine göre taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müstakar Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, davaya konu sözleşmeler ticari iş niteliğinde olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesine göre yetki sözleşmesi yapılmasının caiz olduğunu, nitekim taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde de yetki şartı bulunduğunu, bu şarta göre İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, aksi yöndeki İlk Derece Mahkemesi kararında isabet bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri ile aynı Kanun'un 6 ncı ve 17 nci maddeleri

  3. 2004 sayılı Kanun'un 50 ve 67 nci maddeleri

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:48:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim