Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/551

Karar No

2023/3742

Karar Tarihi

13 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2424 Esas, 2021/1635 Karar

HÜKÜM: Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2014/ 2554 E., 2019/938 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkındaki dava bakımından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili banka ile dava dışı Akanlar...A.Ş. arasında muhtelif tarihlerde imzalanan genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, asıl borçlunun kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçlarını ödememesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiğini ve davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; takibe dayanak yapılan genel kredi sözleşmesinde yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

  1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını ve talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp sübjektif dava birleşmesinin söz konusu olduğu, 27.02.2019 ve 26.06.2019 tarihli celselere, davacı ve davalılardan ... ve ... vekillerinin geçerli bir mazeret sunmaksızın katılmadıkları, her ne kadar 27.02.2019 tarihli celsede davalılar Ali Sadi ve Meryem hakkındaki davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmemiş ise de adı geçen davalılar bakımından belirtilen tarih itibariyle dosyanın işlemden kaldırıldığının kabulü gerektiği, davanın 3 ay içerisinde yenilenmediği, bu nedenle adı geçen davalılar hakkındaki dava bakımından 27.05.2019 tarihi itibariyle açılmamış sayılma koşullarının oluştuğu, davalı ... hakkındaki davanın ise takibe konu borcun davadan sonra tamamen ödenmesi sebebiyle konusuz kaldığı, bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesine göre yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu olduğunun davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre belirlenmesi gerektiği, davalı ...'ın, takibe dayanak yapılan genel kredi sözleşmesindeki kefalet imzasının kendisinden sadır olmadığını savunduğu, yaptırılan imza incelemesi neticesinde imzasının adı geçen davalının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacının yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, güven kuruluşu olan davalı bankanın, sözleşme yaparken ve imza attırırken imzanın kimin tarafından atıldığı bilmesi ve bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesi gerektiği, bu nedenle davalı ... hakkında başlattığı takipte iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki dava bakımından konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, davalı ... hakkında yaptırılan imza incelemesinin usulüne uygun olmadığını zira davalı ...'ın kefalet yanında asıl borçlu şirketin müvekkili bankaya olan borçlarının teminatı olmak üzere kendisine ait iki taşınmaz üzerine müvekkili banka lehine ipotek verdiğini, ipoteğin Necla tarafından üçüncü bir kişiye verilen vekaletnameye istinaden tesis edildiğini, imza incelemesine ilişkin raporda, belirtilen vekaletname altındaki imzanın davalı ...'ya ait olup olmadığının değerlendirilmediğini, müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmişse de kamu bankası olan müvekkilinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda (2004 sayılı Kanun) hükme bağlanan tazminatlardan muaf olduğunu, kaldı ki kötü niyet tazminata hükmedilebilmesi için takibin kötü niyetle başlatıldığının tespiti gerektiğini, somut olayda buna işaret eden bir delil bulunmadığını, bunun yanında, davalılar ... ve ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:51:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim