Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/404
2023/3690
12 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1730 Esas, 2021/1337 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/258 E., 2019/352 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... İnş. Tic. ve San. A.Ş.'nin asıl borçlu diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçlu şirkete kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hesap kat tarihi itibarıyla muaccel hale gelmiş bir alacak bulunmadığını, kaldı ki muaccel hale gelmiş olsa dahi davacı bankanın alacağının icra takibi ile talep edilen miktarda olmadığını, işlemiş faiz oranlarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 88 ve 120 nci maddelerine aykırı olduğunu, müvekkili ...'in sorumlu olduğu miktar yönünden müteselsil kefil" ve kefalet tarihi müvekkilinin kendi el yazısı ile yazılmadığından dava konusu kredi sözleşmesindeki kefaletinin geçerli olmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı bankanın Köroğlu / Ankara şubesi ile davalı ... ... A.Ş. arasında 30.000.000,00 TL limitli 22.06.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi düzenlendiği, davalı şahsın sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, borcun ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edilerek SKA (ticari) ve işletme ihtiyaç kredisi kapsamında ayrı ayrı miktarları belirtilerek toplam 4.771.786,58 TL'nin 1 gün içerisinde ödenmesi isteğinde bulunulduğu, ihtarnamenin her iki borçluya 16.03.2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen 1 günlük sürenin eklenmesiyle temerrüdün 18.03.2017 tarihinde oluştuğu, benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; davalıların icra takip dosyasında itirazının, a)4100076080 nolu BCH kredisi yönünden 4.108.383,23 TL asıl alacak, 292.313,42 TL akdi faiz, 18.898,56 TL temerrüt faizi, 15.560,60 TL BSMV olmak üzere toplam 4.435.155,81 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33,12 oranında faiz işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, b)6009439070 nolu SKA kredisi (taksitli ticari kredi) yönünden 179.038,93 TL asıl alacak, 9.643,67 TL akdi faiz, 823,58 TL temerrüt faizi, 523,36 TL BSMV olmak üzere toplam 190.029,54 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %33,12 oranında faiz işletilmesine, bu kalemden fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 925.037,07 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline, davalıların tazminat talebinin kötü niyet ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, müvekkili ile borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde "her durumda alacağın muacceliyet tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar (ödemenin yapıldığı gün de dahil olmak üzere) temerrüt faizi uygulanacağına dair hüküm olduğunu, bu hususun rapora itiraz dilekçesinde belirtildiğini, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan 2013 162 sayılı Faiz Genelgesi doğrultusunda müvekkili bankaca uygulanan akdi faiz oranının %26, temerrüt faizi oranının %39 olduğunu, oysa bilirkişi raporunda akdi faiz oranının %22,08 olarak alındığını, bu sebeple müvekkilinin faiz alacağının eksik hesaplandığını, oysa müvekkili banka uygulamasında 4100076380 nolu firma riskinin 01.01.2017'de tahakkuk eden faiz tutarının 159.786,11 TL gününde ödenmediği, 31.12.2016 10.03.2017 dönemine ait cari faiz oranının %26 olarak uygulandığını ve 69 günlük dönem için 4.100.000.000,00 TL anaparaya 204.316,67 TL faiz tahakkuk etmiş olduğu itiraz dilekçesi ekindeki hesap ekstresinde belirtildiği halde itirazları gözetilmeksizin eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek faiz alacağının eksik hüküm altına alındığını ileri sürerek ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı banka tarafından kredilerin kullandırıldığı tarihte fiilen uygulanan akdi faiz oranı ibraz edilmediği, sunulan 13.11.2013 tarihli faiz genelgesi ile %26 akdi faiz oranının uygulanmasının talep edildiği, bilirkişi tarafından KMH için Merkez Bankası (TCMB) tarafından o tarihte belirlenen akdi faiz oranının %22,08 baz alınarak temerrüt faizi hesaplandığı, şu halde davacı bankaca, temerrüt tarihinde kullandırılan kredilere fiilen %26 faiz oranının uygulandığı ispatlanamadığına göre, ilk derece mahkemesince usul ve yöntemine uygun olarak alınan Dairece dosya kapsamına ve oluşa uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu dikkate alınarak belirlenen faiz oranları üzerinden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı vekilinin istinaf sebeplerine itibar edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve inceleme sırasında ortaya çıkacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka, dava dilekçesinde banka kayıtlarına delil olarak dayanmış, yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında 24.10.2018 tarihli celse ara kararında bankacı bilirkişiden rapor alınmasına ve bilirkişiye kayıtları yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi tarafından banka kayıtları incelenmeden dosya kapsamı üzerinden inceleme yapılarak rapor düzenlenmiş, işbu rapora davacı tarafından akdi ve buna bağlı olarak temerrüt faizinin doğru uygulanmadığı ve sair istemlerle itiraz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 12 nci maddesinde ise temerrüt faiz oranının ne şekilde uygulanacağına dair düzenleme yer almaktadır.
Bu durumda mahkemece banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak bankanın aynı tür ticari krediler için aynı dönemde uygulamış olduğu akdi faiz oranı belirlenip bu orana göre sözleşme hükümleri uyarınca temerrüt faiz oranı ve miktarı da tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşene katılmamaktayım.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:52:17