Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/389

Karar No

2023/3682

Karar Tarihi

12 Haziran 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/356 Esas, 2021/1452 Karar

HÜKÜM: Esastan ret; davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/103 E., 2018/1068 K.

Taraflar arasındaki şirket ortaklığının tespiti ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ... ve davalı ...'nün davalı şirkette % 50'şer pay sahibi iken 08.04.2015 tarihinde ...'un vefat ettiğini, şirket müdürü olan davalının 31.08.2015 tarihli 2015/2 sayılı tek başına aldığı karar ile şirketin niteliği ve faaliyetlerine uygun bulunmamaları nedeniyle davacıların ortaklığa kabul istemlerini reddettiğini ve hisselerin kendisi tarafından alınmasının önerilmesine karar verdiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun(6102 sayılı Kanun) 596 ncı maddesi gereğince şirketin iktisabı öğrenmesinden itibaren 3 ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebileceğinin düzenlendiğini, davalının bu süreyi mirasçılık belgesinin kendisine ulaşmasından itibaren hesapladığını, halbuki iki ortaklı olan şirkette ortağın ölümünü bilen ve cenazesine katılan ve mirasçılarını da yakından tanıyan davalının mirasçılık belgesi ulaştırılmadığını ileri sürmesinin kötü niyetli olduğunu, iki ortağın birbirini yakinen tanıdığını, ailelerini bildiklerini, iktisap tarihinin murisin ölüm tarihi olan 08.04.2015 tarihinde davalı tarafça öğrenildiğini, bu nedenlerle davacıların davalı şirketteki ortaklığının halen devam ettiğini ileri sürerek murisin ölümü ile davacılara geçen ortaklığın tespiti ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların ihtarname ile ...'un mirasçısı olduklarını belirterek ortaklığa kabul kararı verilmesi isteminde bulunduklarını, istem üzerine davalı ...'nün 02.08.2015 tarihli 2015/2 sayılı ortaklar kurulu kararını alarak 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesi gereğince davacıların ortaklığa kabul edilmemelerine, ölen ortağın payının diğer ortak ... tarafından gerçek değeri üzerinden alınmasının önerilmesine karar verildiğini, davacıların ortaklar kurulu kararının iptali davası açmak için öngörülen sürenin geçtiğini, kararın kesinleştiğini, bu kararın davacı tarafa noter aracılığı ile tebliğ edildiğini, olumlu yanıt verilmemesi üzerine İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/1278 E. sayılı dosyasında murisin payının gerçek değerinin tespiti istemli dava açıldığını, Mahkemece vefat eden ortağın payının 32.185,35 TL olarak belirlendiğini ve bu paranın davacıların belirlenen banka hesabına gönderildiğini, ayrıca ortağın öldüğünün bilinmesinin değil iktisabın öğrenilmesinin gerektiğini, bunun da ancak mirasçılık belgesi sunulması ile olabileceğini, ortaklığa kabul etmeme kararının şirkete tanınmış bir hak olduğunu, ortağın ölümü ile payının mirasçılara geçeceğini ancak ortaklığa kabul ve red kararında şirketin yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...'un ölümü ile davalı ...'nin %50 hisesinin gerek miras ve ticaret hukuku hükümlerine göre davacılara geçtiğinin sabit olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 596 ıncı maddesine göre davalı sigorta şirketinin 02.08.2015 tarihinde muris ...'un payının gerçek değerinin üzerinden diğer davalı ... tarafından alınması hususunda öneride bulunulduğu, şirketin diğer ortağı ...'nün şirketin %50 ortağı olup tek başına karar yeter oranını sağlamadığı, %50 pay ile böyle bir karar alamayacağı gibi ölen ortak ...'nin 08.04.2015 tarihinde öldüğü ve muris ortağın ölümünün üzerinden 3 aylık süre geçtikten sonra bu öneride bulunulduğu, her ne kadar davalı taraf ölen ortağın mirasçılarının kendilerine müracaatından itibaren 3 aylık süre içerisinde kanun maddesi gereğince 3 aylık süre içerisinde red hakkını kullandıklarını savunmuş iseler de muris ...'nin ölümünün maddi bir vakıa olduğu, davalı ...'ün de cenazeye katıldığı nazara alındığında davalıların kendilerine müracaattan itibaren 3 aylık red süresinin başlayacağı dolayısıyla red hakkını yasal süresi içerisinde kullandıkları yönündeki savunmasının dinlenen tanık beyanları da nazara alındığında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci maddesi gereğince himaye edilemeyeceği, davalıların bu maddi vakıadan haberdar oldukları ve 3 aylık sürenin, iki kişilik bir şirketin ortakları arasındaki ilişkilerin sıklığı, tarafların birbirleri ile ailecek görüştükleri nazara alındığında ortak ...'nin ölümünden itibaren hesaplanmasının gerektiği, dolayısıyla davalıların süresi içerisinde red hakkını kullanmadıkları, davalı ...'ün 31.08.2015 tarih ve 2015/2 sayılı Genel Kurul kararı ile davacıların ortaklığa kabul isteğinin reddedildiği yönündeki kararı gerek pay ve oy çoğunluğunun sağlanamaması gerekse yok hükmünde olmasından dolayı geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların davalı İkibindokuz Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti.'nin ortakları olduğunun tespitine ve muris ... adına kayıtlı iken davalı ...'ye intikal eden 500 payın iptali ile 250 payın davacı ..., 250 payın davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1.6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesi gereğince limited şirketine yeni ortaklar yönünden genel kurula seçici davranma hak ve yetkisinin tanınmış olduğunu,

  1. Aynı Kanun'un 596 ncı maddesi gereğince murisin ölümü ile payının intikal ettiğini, ortaklık sıfatı ve oy hakkına mirasçıların sahip olamayacağını, ayrıca miras yoluyla pay sahibi olan kişinin ortaklığa kabul ile pay defterine kaydının yapılabilmesi için vergisel yükümlülüklerini yerine getirerek ilgili vergi dairesinden “ilişkisiz belgesi” alması gerekli ve zorunlu olduğunu, aksi takdirde şirket veraset intikal vergi borcundan mirasçı ile birlikte sorumlu olacaklarını,

  2. Mirasçılık sıfatını gösteren belgenin mirasçılık belgesi olduğunu, ölümü bilmekle hak sahipliğini bilmenin aynı şey olmadığını,

  3. Ortağın bu durumu öğrenmesiyle şirketin öğrenmesinin aynı şey olmadığını,

  4. Şirketin keşide edilen ihtarname ile durumdan haberdar olduğunu,

  5. Ret kararının şirketin intikali öğrendiği tarihten itibaren üç aylık süre içerisinde alındığını,

  6. 02.08.2015 tarihli ortaklığa kabulün reddi kararına karşı süresi içerisinde davacılar tarafından iptal davasının açılmadığını ve kararın kesinleştiğini,

  7. Ortaklık sıfatı ve oy hakkının kendilinden davacılara geçmediğini, davacıların oy hakkının bulunmadığını, bu nedenle davalının tek başına karar alabileceğini, kaldı ki oy hakkı olsa dahi davacıların kendileri ile ilğili bir konuda oy kullanamayacağını,

  8. Davacıların davacı sıfatının bulunmadığını, veraset ilamındaki paylar oranında davacılar adına tescili kararının doğru olmadığını,

Savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirkette %50 pay sahibi olan davacılar murisi şirket ortağı ...'un 08.04.2015 tarihinde vefat etmesiyle davacıların miras yoluyla davalı şirkette pay sahibi oldukları, 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince payı edinmiş olan mirasçıların limited ortaklığa ortak olarak katılmasının kesin olmadığı, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde ret hakkının kullanılabileceği, ret hakkının nasıl kullanılacağının bu kanun hükmünde düzenlenmediği, ancak payın devrindeki gibi ret için genel kurul kararının gerekli olduğu, ret kararının 6102 sayılı Kanun'un 620 nci maddesi uyarınca olağan yeter sayılarla alınması gerektiği, ne var ki, şirket ortağı ..., diğer ortağın öldüğünü bildiği halde, davacıların paylarının kabulünün ihtar edildiği gün olan 17.08.2015 tarihinde, şirket adına tek başına karar alarak davacıların ortaklığının reddine karar verildiği, her ne kadar istinaf itirazlarında çağrısız toplantı yapılarak karar alınabileceği belirtilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 416 ncı maddesindeki düzenlemeye göre çağrısız toplantı yapıldığında alınan genel kurul kararının geçerli olabilmesi için, çağrılmayan ortağın genel kurulda hazır olması ve oy birliği ile kararın alınmasının gerektiği, muris ortağın vefat ettiği tarih itibarıyla davacılar miras yoluyla pay sahibi ortak olduklarından şirketin diğer ortağı ... tarafından, 6102 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak tek başına şirket adına aldığı kararın yok hükmünde olduğu, yok hükmündeki bu karara dayanılarak yasal üç aylık süre içerisinde davalı şirketin ret hakkının kullanılmasının kabul edilemeyeceğini, davacıların ortaklığı kesinleşmiş olmakla Mahkemece tespit edilen murise ait payın gerçek değerinin tevdi mahalli tayini yoluyla davacılar adına açılan banka hesabına yatırılmasının davacıların ortaklık iktisabını kaldırmayacağı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;

  1. Yasada ret kararının ne şekilde alınacağına ilişkin bir düzenlemenin olmadığını, bu nedenle boşluğun yargıç tarafından doldurulmasının gerektiğini,

  2. Oy hakkının ortaklığa kabulden sonra mirasçılara geçtiğini,

  3. Mirasçılara genel kurul çağrısının yapılması gerekmediğini, çağrı yapılmasının ortaklıklarının zımnen kabulü sonucunu doğuracağını,

  4. Ortakların kendileri ile ilgili konularda oy haklarının bulunmadığını,

  5. Davalı ...'nün ölen ortağın hissesini almakla ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini,

  6. Davacıların eğitim ve yaşlarının sigorta aracılık sektörüne girmek için yeterli olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacıların murisi ... ve davalı ...'nün %50'şer pay sahibi olduğu davalı şirkette, muris ...'nin 08.04.2015 tarihinde ölümüyle mirasçıları olan davacıların davalı şirketteki ortaklıklarının tespiti ve adlarına tescili istemine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde sondan bir önceki paragraf sonunda sehven yazılan "...ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi" ve "...davacı vekilinin davanın reddi gerektiğine ilişkin istinaf itirazı" ibarelerinin maddi hata olması ve mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:52:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim