Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/4628
2023/366
18 Ocak 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM: Davalı ... yönünden kabul, davalı ... yönünden ret
Taraflar arasındaki hükmen ipotek tesisi davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davanın davacısı vekili ile birleşen davanın davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın ...Şubesi eski müdürü ...’un açtığı hayali hesaplar üzerinden elde ettiği faiz gelirini yine sahte hüviyetli ... adına açılan hesaba yatırıp repo işlemlerinde değerlendirmek suretiyle hayali paralar oluşturduğunu, bu hesaptan gönderilmiş gösterilen paralarla da davalı ...’in kredi hesaplarının kapatılıp kredinin teminatı için davalı ... adına kayıtlı iken verilen ipoteğin usulsüz fekkedildiğini, şube kayıtlarında kapalı görünen kredilerin gerçekte açık olduğunu ileri sürerek davalı ...’in kredi borçlarının teminatı için verilmiş ve davalı ... adına kayıtlı İstanbul İli, Şile İlçesi.... Mahallesi, ...Sokağı, .... Pafta, .... Ada, ....Parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1/25 arsa paylı, 1 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin yeniden hükmen tesisini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada dava konusu edilip üzerine hükmen ipotek tesisi talep edilen ...numaralı parselde bulunan 1 sayılı bağımsız bölümün ipoteğin yolsuz fekkedildiği gün davalı ...’a satıldığını, davalı ...’un asıl davaya dahil edilmekle birlikte Yargıtay’ın anılan davalının davaya dahil edilemeyeceğini, ayrı bir dava açılıp birleştirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozduğunu, bir ayni hakkın yolsuz tescili hâlinde bunu bilen ya da bilmesi gereken üçüncü kişinin bu tescile dayanamayacağını, böyle bir tescil yüzünden ayni hakkı zedelenen kimsenin tescilin yolsuz olduğunu iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı doğrudan doğruya ileri sürebileceğini, davalının iyi niyetli olmadığını ileri sürerek Şile,...Mahallesi, ...Sokağı, 15 Pafta, 181 Ada, ...Parselde bulunan 1 numaralı bağımsız bölüm üzerinde haksız olarak terkin edilen ipoteğin tekrar tesisini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; üzerine hükmen ipotek tesisi istenen taşınmazın davadan önce 16.06.2000 tarihinde satılarak mülkiyetinden çıkan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kredinin usulsüz kapatılıp ipoteğin fekkedildiği iddiasına konu işlemlere müvekkilinin taraf olmadığını, kredi borcunun nasıl kapatıldığının müvekkilince bilinemeyeceğini, hükmen fek kararı alınabilecekken hükmen ipotek tesis edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aldığı kredinin tamamını alacaklı bankaya ödediğini, karşılığında ipoteğin fekkini sağladığını, banka bünyesindeki suistimalden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taşınmazın maliki olmayan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; üzerinde satılık tabelası asılı taşınmazın akrabalarının tavsiyesi üzerine satıcıyı tanımayan iyi niyetli müvekkilince satın alındığını, müvekkilinin fek yazısının sahte ya da gerçek olup olmadığını tahkik etme yetki ve sorumluluğunun bulunmadığını, bankanın iç bünyesinde cereyan eden hadiselerin müvekkilince bilinemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 18.06.2008 tarih, 2003/484 E. ve 2008/285 K. sayılı kararı ile davalı ...'a kullandırılan (29.286.487.843) TL tutarındaki kredinin, 22.04.1999 tarihinde davacı banka şubesinde ... adına açılan hayali hesaptan çekilen (120.000.000.000. ) TL ile kapatıldığı, oysa 22.04.1999 tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ...'dan (33.037.763.969) TL alacaklı olduğu, dava konusu taşınmazın ise davalı ... adına kayıtlı bulunduğu, anılan taşınmaz üzerinde 31.07.1998 tarihinde davacı banka lehine tesis edilen 1. derecede (30.000.000.000) TL tutarındaki ipoteğin, 16.06.2000 tarih ve 1668 yevmiye numarası ile terkin edildiği, taşınmazın da yine 16.06.2000 tarih ve 1169 yevmiye numarası ile aynı gün davalı ...'e satılması nedeniyle davalı ...'in iyi niyetli olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.06.2010 tarih, 2008/12012 E. ve 2010/7042 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ..., ... ve ...ın kullandığı kredilerin bihakkın kapatılıp kapatılmadığının tespitinin gerektiği, dosyaya sunulan belgelerden bu kişiler aleyhine davacı banka tarafından kullandırılan kredi borçlarının tahsili amacıyla ayrı ayrı davalar açıldığının da anlaşıldığı, dolayısıyla anılan davalar ile davacı vekilince belirtilen önceki tüm ilişkiler açıklığa kavuşturulmadan, bu aşamada açılan bir dava ile Mahkemece davalılar Tolin ve ... aleyhine herhangi bir sonuca varılamayacağı, Mahkemece gerekirse anılan dava dosyaları getirtilerek işbu davaya etkileri de incelenmek suretiyle uyuşmazlığın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozma neden ve şekline göre davalılar ... ve ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
C.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında bahsi geçen ..., ... ve ... hakkında icra dosyalarının bulunduğu, davalılardan ...'ın iddia edilen kredi sözleşmelerinde imzasının bulunmadığı, atılan imzanın kendi eli ürünü olmadığı, davalı ...'ın tüm aşamalarda kötü niyetini ispata yarar delil sunulmadığı, dava konusu taşınmazın üzerine 31.07.1998 tarih, 1628 yevmiye ile davacı bankanın birinci derecede 30.000.000.000 TL'lik ipoteğin mevcut olduğu, bu ipoteğin 16.06.2000 tarihinde terkin edildiği, aynı tarihte davalı ...'a satıldığı, ...'a ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılma tarihi ile davalı ...'un satın alma tarihinin aynı olduğu, ... vekili ... ... tarafından hem ipoteğin terkin işleminin hem de satış işleminin aynı gün yapıldığı, yevmiye numaralarının dahi peş peşe olup 1668 ve 1669 sayılarını içerdiği, bu nedenle davalı ...'un iyi niyetli olduğu savunmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davanın davalı ... yönünden kabulüne, dava konusu bağımsız bölüm üzerine davacı lehine tesis edilip terkin edilen 30.000.000.000 TL F.B.K. ipoteği ile ilgili davacı ... lehine ipotek tesisine, davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde asıl davada davacı vekili ile birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen 18.06.2008 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... tarafından temyiz edilmemesi sebebiyle davanın bu davalı yönünden kabulünün gerektiği hâlde bu hususta hiçbir hüküm tesis edilmediğini, davalı ... hakkında imza incelemesi yapılırken mukayeseli imza örneklerinden sadece bir adedinin sözleşme tarihinden önceki bir tarihi içerdiğini, üniversitede öğretim görevlilerinden oluşan bir heyete tevdi yönündeki taleplerine rağmen imza incelemesinin bir kişiden oluşan grafolog bilirkişiye yaptırıldığını, davalı ...’la birlikte müvekkilinden kullanılan kredilerin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olan davalı ...’in de kötü niyetle hareket ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden hüküm kurulmamasının usuli bir eksiklik olduğunu, kararın tapu kaydına güven ilkesini zedelediğini, müvekkili ile ipotek sözleşmesinin tarafları arasında hiçbir illiyetin iddia ve ispat edilemediğini, tescil ve terkinin aynı gün yapılmasının tek başına kötü niyetin kabulü sonucunu doğurmayacağını, müvekkilinin takyidattan ari edindiği taşınmazın evveline dair bir işlemin usulsüz olup olmadığını bilemeyeceğini, müvekkilinin kötü niyetli olması hâlinde taşınmazı derhal satabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hükmen ipotek tesisi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
743 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (743 sayılı Kanun) 931 ve 933 üncü maddeleri.
- Değerlendirme:
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece davalılardan ... karar başlığında gösterildiğine göre anılan davalı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu yönden davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
3.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece anılan davalı hakkında davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerinde hükmen ipotek tesisine dair karar verilmişse de, bankaca düzenlenen ipotek fek yazısının sahteliği iddia ve ispat edilmemiştir. Sadece tapu dairesinde taşınmazın ipoteğin fekki ile aynı gün devredilmesi devralan davalının kötü niyetli olduğunu göstermez. Öte yandan, dava dışı ... ...’nün davacı bankanın ...Şubesinde müdür yardımcısı olarak çalıştığı ve ipoteğin fekkini müteakip taşınmazı davalı ...’a vekâleten davalı ...’a devrettiği anlaşılmaktadır. Dosya içinde bulunan davacı bankanın müfettiş raporunda “ifade ve belgelerin tetkikinden ... ve ...’a verilen kredilere ait borçların kapatılmasına karşılık olarak Şile’de bulunan villanın satışı sonucu elde edilen paranın davacı bankanın ...Şubesi müdür yardımcısı ... ...’ye verildiği, ... ...’nün parayı çeşitli şekillerde kullanarak parayı kaçırdığı” yönünde kanaat belirtilmiştir. Müfettiş raporunda ismi geçen ... ... ayrıca tanık olarak dinlenmiş ve Şile İlçesi'ndeki taşınmazı 10.000,00 YTL’ye sattığını, parayı alıp ...’a verdiğini beyan etmiştir. Tüm bu bilgi ve beyanlar gözetildiğinde, davalı ...’un usulsüz fekkedildiği ileri sürülen taşınmazı devralırken kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığının kabulü ile davalı ... yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.
V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harçlarının istekleri hâlinde temyiz edenlere iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ...' a verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:13