Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/451
2023/3631
8 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1902 Esas, 2021/917 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Niğde 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/288 E., 2019/131 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Elit Beğendim Marketler zincirinin yetkilisi olduğunu, olumsuzluklar nedeniyle iflas ettiğini ve marketlerini kapatmak zorunda kaldığını, davalı ... Koçyiğit (Bereket Gıda Pazarlama) ile ticari ilişkisi olduğunu, müvekkilinin davalıya şahsi bir borcu bulunmamasına rağmen davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, Bereket Gıda Pazarlama şirketine verilen asıl senetlerin altında müvekkilinin isim ve soy isminin bulunmadığını ,müvekkilinin sadece kaşelerin üzerine Elit Beğendim Ltd. Şti.'yi temsilen imza attığını, senetlerin şirket adına imzalanarak verildiğini, şirketi temsilen atılan imzaların kaşe üzerine atıldığını, davalının kötü niyetli olarak müvekkilini şahsi mal varlığından sorumlu tutulabilmesi için senetlerin altına müvekkilinin isim ve soy ismini de yazarak icra takibi başlattığını, borcu bulunmadığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; senede atılan çift imzanın hem şirket yetkilisini şahsen hem de şirketin borçlandığı anlamına geldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu senetler incelendiğinde her ne kadar senet üzerinde davacının ismi yazılı olsa da isminin altında imzasının olmadığı, davacı tarafından senet üzerine atılan imzaların şirket kaşesi üzerine atıldığı, senetler üzerinde şirket yetkilisi olan davacıyı borçtan şahsen sorumlu tutacak bir imzanın olmadığı, nitekim Yargıtay uygulamalarına göre de şirket kaşesi üzerine atılan imzanın doğrudan doğruya tüzel kişiliği temsilen atıldığının kabul edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının Niğde 1. İcra Müdürlüğünün 2015/4928 E. sayılı dosyasından ve icra takibinin dayanak senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senet üzerinde iki ayrı imza bulunduğunu, imzalardan birisi şirket temsilcisinin şahsen, diğeri ise şirketi temsilen atıldığını, davacı Niğde’de şirket adına imzaladığı bir çok senetle toptancılık yapan esnafa borçlandığını fakat borçlarını ödemediğini, şahsen sorumluluktan kaçmak için açmış olduğu bu davanın açılmasının başlı başına hakkın kötüye kullanılması sayılacağından sırf bu nedenle bile davanın reddi gerektiğini Mahkemece davacının borçlu olduğu icra dosyalarına delil olarak dayanılmış olmalarına rağmen bu dosyaların celp edilip incelenmediğini, delillerin incelenmemesi kararının istinaf incelemesi ile kaldırılması için yeterli bir sebep olduğunu, özellikle mahkemece davacının piyasaya olan borç miktarının ve icra dosya sayısının ve borcunu ödememek için şahsın açmış olduğu bu davada dikkate alınması sadece şeklen inceleme yapılmayıp davacının saikine ilişkin bir karar da verilmesi gerektiğini, senet üzerindeki imzalardan birisi şahsen şirket temsilcisi, diğerinin ise şirketi borçlandırdığı hususu dikkate alınarak açılan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...'ın, dava konusu bonoların düzenlendiği tarihte keşideci Elit Beğendim Marketçilik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğu ve dava konusu bonoların ön yüzünde borçlu şirkete ait iki adet kaşe ve üzerlerinde şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, bu imzaların davacıya ait olduğunun kabul edildiği, bu hususta uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, ikinci şirket kaşesi üzerindeki imza nedeniyle davacının aval olarak sorumlu tutulup tutulmayacağı noktasından kaynaklandığı, davacı ...'ın dava konusu bonolarda adı yazılı ise de, bonolara attığı imzaların her ikisinin de şirket kaşesi üzerinde olması, kaşe dışına atılmış bir imza bulunmaması nedeniyle her iki imzanın da dava dışı şirketi temsilen atıldığının ve davacının borçtan şahsen sorumlu olmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerini tekrar ederek, senet üzerindeki imzalardan birisi şahsen şirket temsilcisi, diğerinin ise şirketi borçlandırdığı hususu dikkate alınarak açılan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu senetler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:03