Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9039

Karar No

2023/3580

Karar Tarihi

7 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1745 Esas, 2021/1579 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/234 E., 2020/36 K.

Taraflar arasındaki şirket yöneticisinin sorumluluğu davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; 31.03.2019 tarihinde yapılan Mahalli İdareler Seçiminden sonra seçilen ... Yönetiminin Karasu Belediyesinin tüm paylarına sahip olduğu şirket Karasu Karsaş İnş. San. Tic. A.Ş. detaylı bilançosunu gördükten sonra teslim almak için ve detaylı bilgi almak için inceleme yaptırdığını, yapılan inceleme sonucunda şirketin sahip olduğu malvarlığı ve fiili olarak sahip olduğu malvarlığı unsurları arasında ciddi farkların göze çarptığını, nakit kasasında 1.224.535,55 TL nakit olması gerekirken kasada nakit olmadığını, alınan çekler hesabında gözüken 15.497,20 TL değerinde çekin olmadığını, 97.457,85 TL değerinde (35) adet el terminali sisteminin mevcut olmadığını, 2.827,12 TL değerinde bir adet iphone cep telefonunun mevcut olmadığını ve 847,00 TL değerinde Asus Notebook marka laptobun mevcut olmadığının ortaya çıktığını, tutanak tutularak şirketin teslim alındığını, davalıların belediyenin sahibi olduğu ve kamu hizmeti gören bir şirketin yöneticisi olduklarını, eylemleri ile hem müvekkillerini hem de kamuyu zarara uğrattıklarını, bu konularda ilgili şüpheliler hakkında Güveni Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik, Zimmet, Görevi Kötüye Kullanma suçlarından suç duyurusunda bulunduklarını, davalıların mal varlıklarına ihtiyat i haciz konulmasına, davalıların hileli işlemleri sebebiyle uğranılan zararın fazlaya ilişkin hakları saklı tuturaka şimdilik 100.000,00 TL kısmının 16.04.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınır ve taşınmaz malları üzerine taşkın bir şekilde ihtiyat i haciz konulduğunu, sadece tarafına ait bulunan taşınmazların, yaklaşık olarak değerlerinin 100.000,00 TL'nin çok üzerinde olduğunu, ihtiyat i haciz kararlarının muaccel alacaklar, ödenmemiş çek, bono ve mahkeme ilamına dayalı kararlara karşı verilebileceğini ayrıca haklarında icra takibi başlatmaları gerektiğini, ortada kesinleşmemiş bir alacak yok iken, ihtiyat i haciz konulmasının mümkün olamayacağın ihtiyat i haciz kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'in, davacı ... Karsaş İnş. San ve Tic. A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu; 31 Mart 2019 yerel seçimlerden sonra bütün payların sahibi olan Karasu Belediyesini şirketin aktif ve pasif malvarlığı hakkında bilgi sahibi olabilmesi amacı ile inceleme yaptırdığını; bu amaçla, yeminli mali müşavir olarak görev yapan Kemal Ünver'den rapor aldıklarını; alınan raporda, şirketin bir kısım para ve çekleri ile taşınır mallarının olmadığının tespit edildiğini; bu hususta, davacı tarafından Karasu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu; zarardan, davalı ... ve ...'in sorumlu tutulduğunu; mahkemece verilen ihtiyat i haciz kararının usule yasaya uygun olmadığını; davalılının, ihtiyat i haciz konulan mallarının değerinin, dava değeri olan 100.000,00 TL'den daha fazla olduğunu; belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 03.02.2020 tarihli ara kararla davacılar vekiline arabuluculuk tutanağını sunması ve eksik harcı tamamlaması için usulüne uygun süre verildiği, eksik harcın tamamlanmaması dosyanın işlemden kaldırılmasını gerektireceği ancak arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve davalı tarafların mal varlığı üzerine konulan ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarına ihtarat yapılmadığını; usul kuralları görmezden gelinerek verilen usulden red kararının kaldırılması gerektiğini; mahkemece davanın yanlış vasıflandırıldığını beyan ile Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik dava harcı ikmal edilmediğinden dolayı, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir iken davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, Mahkemece dava değeri üzeriden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik harç ikmal edilmediğinden dolayı, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir iken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığını, dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de usule ve kanuna aykırı olduğunu beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arabuluculuk dava şartına tabi davada, davacının arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesine eklemediği, Mahkemece verilen bir haftalık süre içerisinde de arabuluculuk son tutanağının sunulmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden davadaki sonradan tamamlanabilir dava şartları ile ilgili inceleme yapılmasının mümkün olmadığı, önce arabuluculuk dava şartı incelenerek harç ikmaline gerek olmaksızın usulden ret kararı verilmesinin usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, gerekçeli karar başlığında davaya Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı yazılmadığı ancak eksikliğin maddi hata olduğu kabul edilerek, mahallinde her zaman düzeltilebilecek bu maddi hata kaldırma nedeni yapılmayıp eleştirilerek taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarına ihtarat yapılmadığını; usul kuralları görmezden gelinerek verilen usulden ret kararının kaldırılması gerektiğini Mahkemece davanın yanlış vasıflandırıldığını yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ilişkin karardan sonra dosya üzerinden her hangi bir ihtarat yapılmadan karar verildiğini, taraflarına gönderilen davetiyede ihtaratın usulüne uygun olarak yapılmadığını, 11.02.2020 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, yasada tamamlanabilir ya da tamamlanamayacak dava şartları ayrımı yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik dava harcı ikmal edilmediğinden dolayı, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir iken davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkemece dava değeri üzeriden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan kararının bozulmasını karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik harç ikmal edilmediğinden dolayı, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekir iken davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığını, dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de usule ve kanuna aykırı olduğundan kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirket yöneticisinin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan zararların tazmini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5 inci maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un (6325 sayılı Kanun) 18 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim