Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6739
2023/3556
7 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/347 Esas, 2020/904 Karar
HÜKÜM: Davacı ... yönünden davanın kabulü
Diğer davacılar yönünden davanın reddi
Taraflar arasındaki ortaklar kurulu kararının ve tasfiye payı dağıtım kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın davacı ... yönünden davanın kabulü diğer davacılar yönünden davanın reddine verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri ve feri müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Taraf vekilleri ve feri müdahil ... vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalı şirketin ortağı olduğunu, tasfiye halindeki şirkete tasfiye memuru olarak ...'in atandığını, şirketin tek varlığı olan arsanın 14.06.2011 tarihinde 790.000,00 TL’ye satıldığını, giderler düşüldükten sonra net 485.144,00 TL’nin ortaklara 27.09.2011 tarihinde dağıtılacağını bildiren 21.09.2011 tarihli yazının davacı müvekkillerine 22.09.2011 günü tebliğ edildiğini, müvekillerinin tasfiye memuruna ihtarname göndererek 2008 yılından toplantı tarihine kadar bilanço, gelir gider tablosu ve tasfiyeye ilişkin bir bilgi ve rapor sunulmadığı belirterek toplantının ertelenmesini istenmelerine rağmen kötüniyetle toplantının yapıldığını, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı üzerinde tasfiye memurunun tasarrufta bulunabilmesi için 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 443 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve ilgili maddeleri gereğince ortaklar kurulunun bu konuda özel yetki veren bir kararın bulunması gerektiğini, ayrıca 388 inci maddede öngörülen nisapların da sağlanmadığını, 05.09.2011 tarihinde alınan kararların toplantının belirtilen yerde yapılmaması, çağrı usulüne uyulmaması, toplantıya müvekkillerinin katılmasının engellenmesi, tasfiye memurunun iyiniyetli olmaması gibi nedenlerle geçerli sayılamayacağını ileri sürerek tasfiye memurunun azlini, yeni bir tasfiye memuru tayin edilmesini, 05.09.2011 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararlar ile şirket mevcudunun ortaklara tasfiye payı olarak dağıtılmasına ilişkin 21.09.2011 tarihli kararın iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket adına tasfiye memuru; davacıların toplantıdan haberdar edildiğini, davacıları temsilen tek vekilin toplantıya katıldığını, davacı ...'a tebligat yapılmadığı iddialarının doğru olmadığını, tasfiyenin tamamlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahiller vekili; tasfiyenin tamamlandığını, tasfiye memurunun görevinin sona erdiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirket aktiflerin toptan satılabilmesi için umumi heyetin kararın gerekli olduğu, şirket sermayesinin en az yarısına malik olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin hazır olması ve katılanların ekseriyeti ile karar alınması gerektiği, davalı şirket ortaklarının usulünce toplanarak arsanın satışına ilişkin bir karar almadığının sabit olduğu, ortaklar kurulu kararı olmaksızın arsanın satışının usulsüz olduğu, tasfiye sonu bilançosunun usulsüz arsa satışından elde edilen gelir çerçevesinde oluşturulduğu anlaşılmakla tasfiye sonu bilançosunun tasdikine ilişkin kararın iptali gerektiği gerekçesiyle, davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kabulü ile, davalı şirketin 05.09.2011 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda alınan kararların iptaline, buna bağlı olarak tasfiye memurunun 21.09.2011 tarihli şirket mevcudunun ortaklara tasfiye payı olarak dağıtılmasına ilişkin almış olduğu kararın iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı şirket tasfiye memuru, müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 27.06.2022 tarih, 2021/1910 E. ve 2022/5297 K. sayılı kararıyla, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı vekili ve feri müdahil ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
-
Davacılar vekili; tüm müvekkilleri yönünden davanın kabul edilmesi gerektiğini, iptal davasının üç aylık yasal sürede açıldığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
Davalı vekili; bozma ilâmı sonrası yeterli değerlendirme yapılmadığını, önceki gibi hüküm kurulduğunu, ortaklar kurulunda alınan kararların ana sözleşmeye ve kanunu uygun olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
-
Feri müdahil ... vekili; kanunda yazılı nisaplara uygun şekilde toplanıp karar alındığını, davacılara yapılan tebligatların da geçerli olduğunu, kendilerini toplantıda vekil ile temsil ettirdiklerini, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortaklar kurulu kararı ve tasfiye payı dağıtım kararının kanunda öngürülen toplantı ve karar nisabıyla alınıp alınmadığına ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
2.6762 sayılı Kanun'un 388 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası, 443 üncü maddesi, 553 üncü maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin, davalı vekilinin ve feri müdahil ... vekili 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin, davalı vekilinin ve feri müdahil ... vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 206,80'er TL karar düzeltme ret harçlarının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:45