Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1174

Karar No

2023/3531

Karar Tarihi

6 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/208 Esas 2021/1557 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece tazminat davasının kısmen kabulüne, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 06.06.2023 günü hazır bulunan davacı şirket yetkilisi ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin yetkilisi olan davalının şirketi 09.04.2004 ila 30.04.2005 tarihleri arasında 87.625,00 TL zarara uğrattığının şirket defter ve belgeleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 87.625,00 TL’nın 30.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin şirkete zarar verici hiçbir eyleminin bulunmadığını, şirkete ve ortaklara karşı borçlu olmadığı gibi şirketten ve diğer ortaklardan alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 23.03.2010 tarih, 2005/257 E. ve 2010/118 K. sayılı kararı ile delil olarak ibraz edilen ticari defterlerin tamamının mevzuata uygun düzenlenmediği, bu kayıtlarda geçen bilgi ve belgelere dayanılamayacağı gerekçesi ile davacı tarafın davasının sübuta ermediğine, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 15.11.2012 tarih, 2011/4320 E. ve 2012/18308 K. sayılı kararıyla davaya konu alacağın doğduğu dönemde şirket müdürü olması nedeniyle şirkete ait kayıtların usulüne uygun olarak tutulmasından davalının yasal olarak sorumlu olduğu, usulüne uygun tutulmamış ise bu durumun da davalının sorumluluğunu gerektireceği, usulsüz de olsa bu kayıtların tutulmasından sorumlu olan davalıya karşı defter ve kayıtlarda görünen alacağın ileri sürülebileceği hususuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 06.11.2014 tarih, 2013/255 E. ve 2014/623 K. sayılı kararı ile davacı şirket müdürü olan davalının şirketi 78.585,89 TL zarara uğrattığı ayrıca ortaklıktan çıkarılması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 78.585,89 TL'nin 30.04.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 28.01.2016 tarih, 2015/2929 E. ve 2016/936 K. sayılı kararıyla bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediğine işaret edilerek bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile 06.05.2004 27.05.2005 tarihleri arasında davalı tarafından şirketten 296.742,00 TL çekildiği bunun 171.865,67 TL'sini ödediği, 31.08.2006 tarihinde 46.290,44 TL daha ödediği ve davalının cari hesap özetine göre 78.585,89 TL borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 78.585,89 TL'nin 30.04.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının şirketi çok daha fazla zarar uğrattığı, bilirkişi raporlarının hatalı olduğu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın aleyhe hususlarının bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu, davacıyı zarara uğratmadığını bilakis davacıdan alacaklı olduğunu, şirket ortaklığından çıkarılmasına kararını gerektirecek haklı sebeplerin olmadığını ileri sürerek kararın aleyhe hususlarının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirket müdürü olan davalının şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla zarar miktarı olan 87.625,00 TL’nın davalıdan tahsili ve haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 336, 551 ve devamı maddeleri

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, davacı limited şirket yöneticisi olan davalının sorumluluğuna ilişkin tazminat ve davalının haklı sebeple şirket ortaklığından çıkarılması istemidir.

Dava, Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülmekte iken H.S.K.'nın 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş, yargı çevresi de Aydın İli mülki sınırları olarak belirlenmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK 4/1 a maddesinde ifade edilen ticari dava niteliğindedir.

Nitekim dava, Nazilli'de Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığı için Asliye Hukuk Mahkemesine açılmıştır.

Yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK 5/3. maddesi ile de Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesinin arasındaki ilişki, görev ilişkisi olarak öngörülmüştür.

Görev kuralları kamu düzeni ile ilgili ve yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınan kurallardan olup, yargılama süresince mahkemenin uyuşmazlıkta görevli olması gerekmektedir.

5235 sayılı Yasa'nın 5. maddesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun olumlu görüşü alınarak Hukuk Mahkemelerinin Adalet Bakanlığınca kurulacağı, Yasa'nın 7. maddesinde de yargı çevresinin Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirleneceği düzenlenmiştir.

Nitekim, açıklanan yasal düzenlemeler gereğince HSK Genel Kurulunun 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile yargı çevresi Aydın İli mülki sınırları olmak üzere Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi kurulmuş ve 01.09.2021 tarihinde faaliyete geçmiştir.

6102 sayılı TTK 5/2. maddesinin "bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4. madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca Ticaret Mahkemesinde görülecek diğer işlere Asliye Ticaret Mahkemesince bakılacağı" hükmü gereğince 01.09.2021 tarihi itibariyle Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, Ticaret Mahkemesi sıfatı sona ermiş olup, bu tarihten itibaren Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne artık ticari dava açılması mümkün olmadığı gibi eldeki ticari davalara bakılması da mümkün değildir.

Kaldı ki H.S.K. Genel Kurulu'nun 07.07.2021 tarihli kararında derdest davaların Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilmeyeceği, mahkemelerince sonuçlandırılacağı konusunda bir geçiş hükmü de bulunmamaktadır.

6102 sayılı TTK 5/2. maddesindeki açık hüküm karşısında 01.09.2021 tarihi itibariyle Nazilli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Ticaret Mahkemesi sıfatı sona erdiğinden, görev kurallarının niteliği gereği artık Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi uyuşmazlıkta görevli bulunduğundan tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin yerel mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekirken kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamamahkemev.onanmasınasonrakikararlarıkarşıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim