Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/471
2023/3524
6 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1569 Esas, 2021/1254 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/912 E., 2019/437 K.
Taraflar arasındaki teminat mektubu ve çek yaprağı yasal sorumluluk bedelinin depo edilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi (GKS) akdedildiğini, diğer davalının sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, GKS'ye istinaden asıl borçlu lehine ve Devlet Su İşleri Kahramanmaraş Bölge Müdürlüğüne hitaben 810.000,00 TL tutarlı, kesin teminat mektubu verildiğini, teminat mektubunun halen meri olduğunu, ayrıca yine GKS kapsamında asıl borçlu davalı şirkete çek karnesi verildiğini, asıl borçlu şirketin GKS'den kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine müvekkili tarafından kredi hesaplarının kat edildiğini ve davalılara hitaben gönderilen ihtarnameyle; teminat mektubu bedelinin ve asıl borçlunun elinde bulunan çeklerden kaynaklı yasal sorumluluk bedelinin müvekkili banka nezdinde depo edilmesinin talep edildiğini ancak davalılarca depo talebinin yerine getirilmediğini ileri sürerek 810.000,00 TL teminat mektubu ve 43.710,00 TL çek yasal sorumluluk bedelinin müvekkili banka nezdinde açılacak faiz getirisi olmayan bir hesapta depo edilmesine, belirtilen gayri nakdi alacakların dava sürecinde tazmin suretiyle nakdi alacağa dönüşmesi halinde ise bedellerinin tazmin tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile bilirlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılarca, cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın, davaya konu çeklerin bir kısmına ilişkin yasal sorumluluk bedelini davadan önce, bir kısmını ise davadan sonra ödediği ve çeklerden kaynaklanan gayri nakdi alacağın bir kısmının davadan önce bir kısmının ise davadan sonra bu suretle nakdi alacağa dönüştüğü, taraflar arasında akdedilen GKS'de çek deposuna yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığı gözetildiğinde depo talebinin dava tarihi itibariyle haksız olduğu, bu nedenle çeklerden bir kısmından kaynaklanan alacağın davadan sonra nakdi alacağa dönüşmesi sebebiyle davalıların sorumluluğunun doğmayacağı, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 07.06.2016 tarih, 2015/16459 E. ve 2016/10246 K. sayılı ilamının da bu yönde olduğu, keza davanın depo talebiyle açıldığı gözetildiğinde çeklerden bir kısmından kaynaklanan alacağın davadan önce nakdi alacağa dönüşmesinin de sonuca etkili olmadığı, taraflar arasında akdedilen GKS ile asıl borçlunun teminat mektubu bedelinin depo edilmesinden sorumlu tutulduğu, davacı bankanın GKS kapsamında riski de bulunduğu gözetildiğinde asıl borçluya yönelik depo talebinin yerinde olduğu, davacı banka, teminat mektubu bedeline ilişkin depo talebinden davalı kefilin de sorumlu olduğunu iddia etmişse de GKS'de bu yönde açık bir hüküm bulunmadığından davalı kefilin depo isteminden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davacının davalılara yönelik çek depo talebinin reddine, davacının davalı kefile yönelik teminat mektubu depo talebinin reddine, asıl borçlu şirkete yönelik teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talebinin ise kabulü ile 810.000,00 TL teminat mektubu bedelinin davalı asıl borçlu şirket tarafından davacı banka nezdinde açılacak faiz getirisi olamayan bir hesaba depo edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında akdedilen GKS'de, çek deposuna ilişkin ve davalı kefili, teminat mektubu bedelinin depo edilmesinden sorumlu tutan açık bir hüküm bulunmadığı belirtilmiş ise de GKS'nin 11/4. maddesi ve "Kefalet" başlığını taşıyan 12. maddesinde; kefillerin iş bu sözleşmede yer alan ve kefaletin niteliğine aykırı olmayan maddeleri kabul ve taahhüt ettiklerinin belirtildiğini, bu nedenle asıl borçlu ve kefilin hem çek hem de teminat mektubu bedellerinin depo edilmesinden sorumlu olduğu, bu yönde Yargıtay içtihatları bulunduğunu, davalılara gönderilen ihtarnameyle, nakdi risklerin yanında gayri nakdi risklerin de muaccel hale getirildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir .
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teminat mektubu ve çek yaprağı yasal sorumluluk bedelinin depo edilmesi istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28