Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8778
2023/3517
6 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/3786 Esas, 2021/1692 Karar
HÜKÜM: Asıl dava kısmen kabul birleşen dava usulden ret
Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti asıl ve tasarımın hükümsüzlüğü birleşen davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait tescilli tasarımların haksız ve izinsiz şekilde davalı tarafından kullanılarak davacının endüstriyel tasarım hakkına tecavüz edilmekte olduğunu, davalı ve benzeri firmalar, davacının yüksek maliyetlerle ve yoğun çalışmalarla ürün gamına kattığı yeni tasarımların aynısını veya belirgin şekilde benzerlerini üreterek, satarak ve elinde bulundurarak haksız şekilde kazanç temin ettiğini, davacının haklarını zayi etmekte olduğunu, davalı tarafın davacının tasarım hakkına tecavüz ederek ürettiği ürünleri, davacının satış fiyatlarının altında satarak haksız rekabet oluşturduğunu, davalının haksız rekabet içeren bu davranışlarının davacının ticari itibarını zedelediğini, davalının, tescilli tasarımlarının aynılarını veya benzerlerini davacının izni olmaksızın üreterek satışa arz etmekte ve bu ürünlere kataloglarında da yer vermekte olduğunu ileri sürerek davalı tarafın haksız fiillerinin tasarım hakkına tecavüz sayılan hallerden olduğunun tespiti, dava konusu ürünlerinin üretim sürecinde kullanılan kalıplarının, makinelerinin, ambalajların ve davacının tasarımı olan ürünlerin satışına ilişkin faturaların tespitini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının İstanbul 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/108 E. sayılı dosyasında tecavüze konu ettiği 2010/00486 kod numaralı çoklu tasarımın 2 numaralı ürününün, 2010/2280 kod numaralı 2 numaralı tasarımı, 2009/01648 kod numaralı çoklu tasarımın 6 numaralı tasarımı, 2013/02756 kod numaralı çoklu tasırımın 3, 6, 9 ve 13 numaralı tasarımları, 2014/01574 kod numaralı tasarımının 1 numaralı tasarımının yenilik ve ayırtedicilik vasıflarının bulunmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı adına tescili düşmüş olan 2007/01399, 2006/05446, 2008/00158 kod numaralı tasarımların yenilenmemesi ve benzerlerinin yine kamuya sunulmuş ve halen sunuluyor olması nedeniyle harcıalem olarak kabul edildiklerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, davacının Gaziosmanpaşa l. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/270 D. İş dosyasında bir tespit yaptırmış olmalarına karşın bugüne kadar beklediklerini, kötü niyetli olduklarını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya dayanak yapılan tasarımların hükümden düşmüş ve harcıalem olduklarını, bu kapsamda bu tasarımlarla ilgili olarak tecavüz iddiasında bulunulamayacağını, davacının yeni olarak belirtmiş olduğu tasarımlarının yenilik vasfının bulunmadığını, davaya konu tasarımların aslında daha önce bir kısmının davacı tarafından zaten kamuya sunulmuş, tescil edilen ancak yenilenmeyerek geçersiz hale geldiğini, bu nedenle yenilik vasfının ortadan kalkmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili tasarımlarının başka firmalar tarafından da kullanıldığı gerekçesinin doğru ve tutarlı bir yanının bulunmadığını, huzurdaki davanın açılmış olmasına karşın davacı haksız tecavüzlerine bir son vermediğini 2015 yılı kataloğunda bile bu tasarımlara yer vermiş olduğunun tespitini istemesinin doğal olduğunu belirterek açmış oldukları asıl davadaki taleplerinin kabulüne ve aleyhlerine açılmış olan hükümsüzlük talepli davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosyada ...' a ait 11 ürününün...ın tescilli tasarımları ile benzer olduğu, birleşen davada yapılan yenilik araştırmasında ise EFE Cam ürünü: 2010/00486 2.1 Numaralı tasarımının, 2010/002280 2.1, numaralı tasarımının, 2013/02756 6.1 Numaralı tasarımının, 9 numaralı EFE CAM ürünü: 2007/01399 6 numaralı tasarımının yenilik vasfı taşımadığı, ayrıca 2007/01399 6 numaralı tasarımın devam etmediği, ayrıca 10 numaralı EFE Cam ürünü: 2006/05446 1 numaralı tasarımın, 2008/00158 2 numaralı tasarımın tescillerinin devam etmediği, dosyada yer alan Efe Cam' ın 3, 4, 6, 7, 8 numaralı ürünlerin tescillerinin devam ettiği ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici niteliğe sahip olduklarının tespit edildiği gerekçesiyle asıl davada davacı Efe Cam...Ltd. Şti.'nin davalı ......A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davacının TP nezdinde tescilli 2009/01648 6 numaralı, 2013/02756 3, 9, 13 numaralı tasarımlarına davalı şirketin benzer ürün üretiminin ve ürünlere ilişkin üretim kalıp ve faturalarının bulunduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, birleşen davada davacı ......A.Ş. tarafından davalı Efe Cam...Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, davalı Efe Cam....Ltd. Şti.'nin 2009/1648 6 numaralı tasarımı, 2010/00486 2.1 numaralı tasarımı, 2010/2280 2.1, 2013/02756 6 numaralı çoklu tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı Efe Cam....Ltd. Şti.'nin yenilenmeyerek hükümden düşen 2007/01399 tescil numaralı, 2006/05446, 2008/00158 numaralı tasarımların yenilik özelliği taşımadığının tespitine, davalı Efe Cam ... Ltd. Şti.'ne ait diğer tasarımlarına ilişkin hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasarım haklarına tecavüz edildiğinin 07.04.2016 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, 3 bilirkişi raporunda birbirinden farklı tespitlere yer verilmesine rağmen sırf son bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, raporda birçok eksiklik bulunduğunu. raporda müvekkilinin 2010/00486 kodlu tasarımının 2.1 numaralı tescilli ürünün yenilik vasfı taşımadığı ifade edilmiş ise de, müvekkilinin ürünün iç tasarımının diğer ürünlerden çok farklı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ürünlerin farklı olduğunu, doğadaki geometrik ürünlerin sınırlı sayıda olduğunu, ürün tasarlanırken başka bir firmanın ürünü ile görsel benzerlik göstermesinin kaçınılmaz olduğunu, raporda müvekkilinin 2010/002280 kodlu tasarımının 2.1 numaralı tescilli ürünün yenilik vasfı taşımadığı belirtilmiş ise de daha önceki bilirkişi raporlarında dahi yer almayan zorlama benzetmeler yapıldığını, raporun içeriğinde ürünün davalının hükümsüzlüğe gerekçe olarak sunduğu ürünler ile benzer olmadığının tespit edildiğini, sonuç bölümünde ise benzer olduğunun ifade edildiğini, raporda müvekkiline ait 2013/02756 kodlu tasarımın 6 numaralı ürününün yenilik vasfı taşımadığı ifade edilmiş ise de, bilirkişilerin adeta başka firmalara ait 3 farklı ürünü harmanlayarak benzerlik tespitinde bulunduğunu, oysa müvekkilinin tasarımı ile bahsi geçen tasarımlar arasında desenlerin yönü, sıklığı, opak olması, desen kalınlıkları gibi belirgin farklılıklar bulunduğunu, raporda müvekkiline ait 2007/01399 kodlu tasarımın 6 nolu ürününün yenilik vasfı taşımadığı ifade edilmiş ise de, müvekkiline ait ürünün temel özelliğinin armut şeklindeki formu ve sablaj desenli oluşu olup, bilirkişilerin dosyaya sunduğu ürünlerde yalnızca armut şeklinde ana formu bulunan ürünler yer aldığını, böyle bir mantık ile armut formunda bulunan hiç bir ürünün tasarım özelliğine sahip olamayacağını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.
- Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükümsüzlük davasında kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarının çelişkili olup, çelişki giderilmeden karar verildiğini, son raporda dijital verilerin yeterince incelenmediğini, bilirkişi raporlarında davacıya ait ürünlerin temel formlarının aynı olduğu, ancak rölyef deseninin farklı olduğunun tespit edildiğini, kullanılan rölyef deseninin boş kısmında belirsiz olarak kullanıldığını ve bu desenin de basit bir çizgiden ibaret olup, yeniliğinin bulunmadığını beyanla asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken asıl ve birleşen davada kısmın kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf dilekçesinde müvekkilinin tasarımlarının yeni olduğunu ve hükümsüzlük davasının reddi gerektiğini ileri sürdüğü, mahkemenin kararına gerekçe aldığı raporda 17,18 ve 36. sayfalarda davacıya ait 2009/1648 6 numaralı tasarımın harcıalem olmadığının beyan edildiği, raporun sonuç kısmında da yenilik vasfı taşımayan tasarım tescil belgeleri arasında sayılmadığı, mahkeme kararının gerekçesinde de bu tasarım hakkında yenilik vasfı taşımadığına dair tespit yapılmadığı, asıl davada bu tasarım yönünden davacı lehine hüküm kurulduğu, ancak birleşen davada hükümsüzlüğüne karar verildiği göz önüne alınarak, bu tasarım yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, g şekilde sunulmayan davalı istinaf başvurusunun reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, asıl davada davacı Efe Cam...Ltd. Şti.'nin davalı ......A.Ş. aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile davacının TP nezdinde tescilli 2009/01648 6 nolu, 2013/02756 3,9,13 nolu tasarımlarına davalı şirketin benzer ürün üretiminin ve ürünlere ilişkin üretim kalıp ve faturalarının bulunduğunun tespitine, fazlaya dair talebin reddine, birleşen davada Davalı Efe Cam....Ltd. Şti.'nin yenilenmeyerek hükümden düşen 2007/01399 tescil nolu, 2006/05446, 2008/00158 nolu tasarımların yenilik özelliği taşımadığının tespitine ilişkin davanın dava şartı yokluğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile, 115 inci maddesi gereğince usulden reddine, davalı Efe Cam....Ltd. Şti.'nin 2010/00486 2.1 nolu tasarımı, 2010/2280 2.1, 2013/02756 6 nolu çoklu tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer tasarımların hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarının birbiri ile çelişkili olmalarına rağmen raporlar arası çelişki giderilmeden karar verildiğini, istinaf mahkemesince de bu hususun göz ardı edildiğini, hükme esas alınan son bilirkişi raporunda verilerin yeterince incelenmediğini, tasarımda kullanılan ana formlar bakımından bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olmasına rağmen raporun yeterli görünerek hükme esas alınmasının yerinde olmadığını, ayrıca hem asıl dava hem birleşen dava yönünden güncel asgari ücret tarifesine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl davada yerel mahkeme kararı tarihindeki tarifeye göre, birleşen davada güncel tarifeye göre vekalet ücretine hükmedildiği belirterek kararın bu nedenlerle bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada davacının tescilli tasarımına davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti, birleşen davada davalının tescilli tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığı iddiasına dayanan tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrası.
-
Değerlendirme
-
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre birleşen davada davalı vekilinin 2010/00486 2.1, 2010/2280 2.1, 2013/02756 6 numaralı çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin karar yönünden temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Birleşen davada 2007/01399, 2006/05446, 2008/00158 numaralı tasarımlar açısından davanın usulden reddine ilişkin verilen karar yönünden davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelindiğinde, 554 sayılı KHK' nın 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında tasarımın hükümsüzlüğünün koruma süresinin devamınca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava edileceği hükme bağlanmıştır. Söz konusu düzenleme uyarınca bu tasarımlar yönünden de birleşen dava davacısının dava açmakta hukuki yararı olduğu gözetilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yenilenmeyerek hükümden düşen tasarımların yenilik özelliği taşımadığının tespiti talebinde hukuki yararı bulunmadığı şeklindeki yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Birleşen davaya yönelik (2) numaralı bozma bendi uyarınca davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelindiğinde, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
-
Asıl davada tecavüzün tespiti, birleşen davada ise hükümsüzlük talebinin konusu olan 2007/01399, 2006/05446, 2008/00158 numaralı tasarımlar için de 554 sayılı KHK' nın 44 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükümsüzlük davası açılması mümkün olup bu nedenle hükümsüzlük davasının sonucuna göre bu tasarımlara davalının tecavüzünün olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
-
Asıl dava davalısının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelindiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulmuş olması nedeni ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl dava yönünden İlk Derece Mahkemesi karar tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Birleşen davada davalı vekilinin 2010/00486 2.1, 2010/2280 2.1, 2013/02756 6 numaralı çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin karar yönünden temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Temyiz olunan birleşen davada 2007/01399, 2006/05446, 2008/00158 numaralı tasarımlar açısından davanın usulden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,
-
Birleşen davaya yönelik değerlendirme bölümü (2) numaralı bent uyarınca bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
4.Asıl davada taraf vekillerinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
- Temyiz olunan asıl davaya yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Kararının değerlendirme bölümü (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:54:28