Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5447

Karar No

2023/351

Karar Tarihi

18 Ocak 2023

MAHKEMESİ: ....Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki hisse devri ve müdür atama kararının tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı dava dilekçesinde; Fırat Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. sermayesindeki %50 paya isabet eden 12.500,00 TL olan hissenin tamamını, ....8. Noterliğinin 28.03.2008 tarihli hisse devir sözleşmesi ile birlikte davalı ...'e devrettiğini, pay devrinin şirket pay defterine işlendiğini, karar defterinin birinci sayfasına işlenerek, ortakların devre muvafakatinin sağlandığını, pay devrinin tescil ve ilan işleminin davalı şirket ve suiniyetli diğer ortaklar tarafından yaptırılmadığını ileri sürerek davacının davalı şirketteki hissesini davalı ...'e devrettiğinin ve davalı ...'ün şirkete müdür olarak atandığının kabulü ile Ticaret Sicil Gazetesinde ilanını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde; hisse devrinin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 520 nci maddesine uygun yapılması gerektiğini, gerekli olan işlemlerden sadece noter sözleşmesi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla pay devrine ilişkin hususların taraf iradelerinden bağımsız, kanunla düzenlenen hukuki ilişkiler olduğundan somut uyuşmazlığa 6102 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, limited şirket pay devrinin 6102 sayılı Kanun 595 inci maddesinde düzenlendiği, anılan maddeye göre pay devrinin ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması, tarafların imzalarının noterce onaylanması zorunlu olup mülga 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Bir payın devrinin, şirket hakkında pay defterine kaydedilmek şartıyla hüküm ifade edeceğine" ilişkin düzenlemenin 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesine alınmadığı, buna göre 6102 sayılı Kanun'un, devir keyfiyetinin pay defterine yazımını zorunlu görmediği, genel kurulun devre onay vermesi veya vermiş sayılmasının pay sahipliği sıfatının kazanılması için yeterli sayıldığı, buna göre davacının, davalı şirketteki paylarını davalı ...’e 6103 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesine uygun şekilde devir etmiş olduğu, kanuna uygun şekilde ortaklar kurulunca devre onay verildiği, pay devrinin ortaklar kurulunun onama kararı ile tamamlandığı, 08.04.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ayrıca davalı ...’ün davalı şirkete müdür olarak atanmasına karar verildiği, bu kararın Bakırköy 5. Noterliğinin 02.03.2010 tarihinde tasdik edildiği halde, buna ilişkin ticaret sicili nezdinde herhangi bir tescil ve ilanın yapılmadığı, aynı ortaklar kurulu kararı ile müdürlük yetkisinin son bulduğu oy birliği ile kararlaştırılan davacının, işbu hususun tescilini artık müdür olarak şirket adına yaptıramayacağı, bunu mahkemeden talep etmekte hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı şirketteki hissesini 28.03.2008 tarihinde davalı ...'e devrettiğinin ve 08.04.2008 tarihinde davalı ...'ün davalı şirkete müdür olarak atandığının Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davaya konu iddialarla Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2010/126 E. sayılı dosyası ile 2010 yılında bir davanın daha görüldüğünü, derdestlik itirazının değerlendirilmediğini, işlem tarihi itibari ile 6762 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini, pay devrinin, ortaklar pay defterine kayıt edilmediğini, kanunun emredici hükmü varken, davada 6102 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak davanın kabulüne karar verilmesinin, hukukun temel ilkeleriyle çeliştiğini, müvekkiline dava süresince usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadığı için müvekkilinin hakkını yeterince savunamadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/126 E. sayılı dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmediği, anılan dosyanın derdestlik oluşturmayacağı ve verilen kararın mahiyeti gereği kesin hüküm oluşturmayacağı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ise de devir 28.03.2008 günü yapılmış olduğundan 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesinin uygulanması hatalı olup, devrin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği ve 6762 sayılı Kanun'un 520 inci maddesine göre geçerli bir devir bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; olaya 6102 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'a göre devir şartlarının sağlandığını, pay defterine kaydın yapılmasında yeni müdürün görevli olduğunu, davalı ortağın davada sıfatının bulunmadığını, davalı şirketin ise kararı istinaf etmediğini, artık müdür olmayan davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı limited şirketteki davacı payının davalı gerçek kişiye devredildiğinin ve şirket müdürlüğüne aynı kişinin seçildiğinin tespiti ile devrin Ticaret Sicilinde tescil ve ilanı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm ile gerekçenin önemi Anayasa düzeyinde vurgulanmış olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

  3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinde bir mahkeme hükmünün neleri kapsaması gerektiği açıklanmıştır.

  4. 07.06.1976 tarihli ve 1976/3 4 E., 1976/3 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararının gerekçesinde de “Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimdegeçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi, kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir.” şeklindeki açıklamaya yer verilmiştir.

  5. 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesi

  6. Değerlendirme ve Sonuç

1.Yukarıda belirtilen ilgili hukuk uyarınca bir mahkeme kararında; tarafların iddia ve savunmalarının özetlerinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür.

  1. “Gerekçe, hâkimin tespit etmiş olduğu (sabit gördüğü) maddî vakıalar ile hüküm fıkrası (sonucu) arasında bir köprü görevi yapar. Gerekçe bölümünde, sabit görülen vakıalardan çıkarılan sonuç ve hukukî sebep (veya sebepler), başka bir deyimle, hükmün dayandığı hukukî esaslar açıklanır. ... Hâkim, tarafların kendisine sundukları ve (tahkikat sonucunda) sabit gördüğü maddî vakıaların hukukî niteliğini (hukukî sebepleri) kendiliğinden (resen) araştırıp (m.33) bularak, hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar. Hâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendi kendini denetler. İstinaf mahkemesi ve Yargıtay da, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. ...Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları doyurmaz. ... Hukukî dinlenilme hakkı, mahkemenin, tarafların açıklamalarını dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini de içerir.” (Baki Kuru, Medeni Usul Hukuku El Kitabı, C.I, Ankara, İkinci Baskı, 2021, s.890 892)

  2. Kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

  3. Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

  4. Mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.

  5. Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hâkimin gerek mahkeme kararlarının her türlü kuşkudan uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.

7.Somut olayda davacı vekilince, pay devri ve yönetici atanmasına ilişkin kararın tescili talep edilmiştir. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince kurulan nihai hükümde, davacının müdür atama kararının tescili talebine ilişkin Anayasa'nın ve 6100 sayılı Kanun’un aradığı anlamda herhangi bir gerekçe oluşturulmamış olup kurulan red hükmünün yalnızca pay devrine ilişkin istem bakımından gerekçelendirildiği anlaşılmıştır.

  1. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince tarafların talep ve iddialarının tümünü karşılar biçimde denetime elverişli hüküm kurulması gerekirken davaya konu taleplerden biri hakkında gerekçe oluşturulmaması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesireddinederecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:13

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim