Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2497

Karar No

2023/3499

Karar Tarihi

5 Haziran 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1494 Esas, 2021/1979 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/31 E., 2020/647 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı Wall Street Intstituteınternational(WSI)'ın dünya çapında faaliyet gösteren İngilizce kurslarının sahibi olduğunu, diğer davalı Eksen A.Ş.'nin ise bu şirketin franchise hakları dahil tüm haklarının Türkiye'deki sahibi olduğunu, davacılardan ...'in bu yabancı şirketin Adana bölgesi için franchise haklarını almak istediğini, bu nedenle görüşmelere başlandığını ve 14.11.2007 tarihinde davacı ve davalı Eksen A.Ş.'nin arasında gizlilik anlaşmasının imzalandığını ve 10.000, 00 USD ön ödeme yapıldığını, gönderilen bütçede kurulum ücreti ve 80.000,00 USD franchise bedeli olarak toplam 240.000,00 TL'ye anlaşıldığını, davalı ... ile davalı Eksen Eğitim Kurumları arasında 28.12.2007 tarihli “Eksen Eğitim Kurumları A.Ş. Alt İmtiyaz Sözleşmesi” ve “Ödeme Protokolü” başlıklı belgelerin imzalandığını, 35.000,00 USD karşılığının ödenmesiyle protokolün yürürlüğe girdiğini, ancak 80.000,00 USD bedele KDV'nin dahil olmasına rağmen mükerrer KDV tahsilatının davalı tarafından yapıldığını, davacı gerçek kişinin edimini yerine getirmek üzere davacı şirketi kurduğunu, anlaşılan kurulum bedelinin çok üstünde bir bedele kurulumun yapıldığını, sorumluluklarını yerine getirmeyen davalıların WSI Adana'nın faaliyete geçmesini çok zorlaştırdığını ve faaliyete başlamada gecikmeye neden olduğunu, son olarak 28.12.2007 tarihli alt imtiyaz sözleşmesi ve 22.01.2009 tarihli ek sözleşmenin de davalı Eksen A.Ş. tarafından haksız olarak feshedildiğini, haksız fesih nedeniyle davacıların maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere 95.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, davalıların elinde bulunan senet ve protokoller ile başlattıkları takiplerin iptaline karar verilmesini talep etmiş, verdikleri ıslah dilekçesi ile taleplerini 834.222,61 TL'ye arttırdıklarını bildirmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacıların sözleşmesel edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacıların sözleşmesel edimlerini yerine getirmediği gibi, 2008 yılının son ayında kayıt ettiği öğrencilere eğitim hizmeti vermeyi sonlandırdığını, davacıların bu şekilde müvekkilinin eğitim markası olan "Wall Street Instıtute" markasına çok ciddi maddi ve manevi zarar verdiğini, davacılardan ...'in haksız eylem ve işlemleri nedeniyle müvekkiline karşı dava açılmasına sebebiyet verdiğini ve davacıların tüm iddialarının gerçek dışı, haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bazı kursiyerler tarafından Tüketici Mahkemelerine davalar açıldığı, davacının ödemelerinde geciktiği ana dilde eğitimci istihdam etme yükümlülüğünü ihtar edilmesine rağmen yerine getirmediği, 22.01.2009 tarihli ek sözleşme kapsamında sözleşmenin eksikliklerinin yerine getirilmesi ve sözleşmenin sorunsuz olarak devamı için verilen 7 günlük süre içerisinde sorunların giderilemediği, bu sebeple davacıya Beyoğlu 16. Noterliğinin 02.02.2009 tarihli ihtarnamesinin gönderildiği, davalının bu ihtarname ile haklı sebeple sözleşmeyi fesih ettiği, davacının ek sözleşmede belirlenen 7 günlük süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde davalıya sözleşmeyi fesih yetkisinin verildiği, davalı tarafından sözleşmenin fesih sürelerine uygun şekilde sonlandırıldığı, davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, haklı fesih nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği, davalının franchise sözleşmesini ve 22.01.2009 tarihli ek sözleşmeyi ve senetleri serbest iradesi ile imzaladığı, ek sözleşmenin ve senetlerin baskı ile iradesi sakatlanmak suretiyle imzalatıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmeye aykırılığın ilk olarak davacı tarafından gerçekleştirilmediğini, davalı tarafından yapılan tahsilatın sözleşmeye uygun olmadığını, Mahkemenin bu tespitlerinin doğru olmadığını, sözleşmeye aykırılığın haksız tahakkuklar nedeniyle davalı tarafından gerçekleştirildiğini, sözleşme bedelinin KDV dahil olarak değerlendirilmesi gerektiğini, mükerrer KDV tahsilatının hukuka aykırı olduğunu, Mahkemenin 24.09.2008 tarihli taahhütname uyarınca müvekkilin ifasını gerçekleştiremediğini ikrar ettiği yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu; öncelikle davalının sözleşmesel yükümlülüklerine uymadığı hususunun gözardı edilerek sözleşmeye aykırılığın başlangıcının mükerrer KDV tahsilatı ve davacıya taahhüt ettiği desteği vermemesi nedeniyle davalıda olduğunun gözden kaçırıldığını, kaldı ki müvekkilinin iddia edildiği şekilde ikrar anlamına gelecek bir beyanının bulunmadığını, hükme esas alınan e posta yazışmalarının, kim tarafından oluşturulduğu ve muhataplarının kim olduğu belirlenmeden tek başına delil olarak kullanılamayacağını, müvekkil tarafından istihdam edilecek ana dilde eğitimcinin kılavuzlara göre davalı tarafından tayin edileceğinin ve davalının kılavuzlara göre ana dilde eğitimci tayin etme yükümlülüğünü yerine getirmediği hususunun mahkemece göz önünde bulundurulmadığını, alt lisans sözleşmesinde belirtilen ve davalının vermekle yükümlü olduğu kılavuzların müvekkile verilmediği beyanlarının mahkemece dikkate alınmadığını; alt lisans sözleşmesinde personel ile ilgili konularda açıkça kılavuzlara atıfta bulunulmasına rağmen, dosya muhteviyatında olmayan kılavuzları incelediğinden bahisle mahkemenin karar verdiğini, Mahkemenin franchise sözleşmesinin ruhuna ve özüne uygun şekilde tarafların haklarını ve borçlarını sorgulamayarak, sözleşmenin ilk olarak hangi tarafça edildiği hususunu yanlış tespit etmesi neticesinde tüm hukuki süreci hatalı şekilde davalı lehine yorumladığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bozulmasının temel nedeninin, davalının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal edip, müvekkilden mükerrer olarak KDV talep edilmesi, bütçe ve kurulum ücreti ile bağlı kalınmaması, proje ilerleme takvimine göre hareket edilmemesi ve teklif alma süreçlerinde gecikmeye sebebiyet verilmesi olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin 16.11.2015 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinin ıslah edildiği, 27.11.2019 tarihli dilekçe ile de bedel artırımı yoluna gidildiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması nedeniyle dava değeri belirlendiği anda bedeli artırma hakkına sahip olunması nedeniyle dilekçenin usule uygun olduğu, mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemeleri ile davacıların sözleşmeye aykırı davranışlarının e posta yazışmaları, davacı tarafından düzenlenen ve davacı kabulündeki 24.09.2008 tarihli taahhütname ile ihtarname içerikleri ile sabit olduğu kabul edilerek davalı tarafça yapılan feshin haklı olduğuna, feshin sözleşmede belirtilen süre ve yönteme uygun olarak gerçekleştirildiğine ve buna göre davanın tümüyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerinin tekrar ederek ve ilamın gerekçe ihtiva etmediğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı gerçek kişi ve diğer davalı WSI'ya ait tüm iş ve işlemleri Türkiye'de yürütmek üzere imtiyaz haklarının sahibi olan davalı Eksen A.Ş. arasında imzalanan franchise sözleşmesi kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, davalı Eksen A.Ş.'nin taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, bu kapsamda davacıların maddi ve manevi tazminat haklarının olup olmadığı, davalıların elinde bulunan senet ve protokoller ile başlatılan takiplerin iptal edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim