Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9207
2023/3494
5 Haziran 2023
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/2486 Esas, 2021/1171 Karar
HÜKÜM: Esastan ret, davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/60 E., 2018/316 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Global Emlak isimli işyerinde çalışan ... isimli şahsın ve arkadaşı ...'ın davacı şirket yetkilisine gelerek elinde sattığı ürünlerin karşılığında verilen 54.500,00 TL bedelli ve 53.640,00 TL bedelli müşteri çekleri bulunduğunu, çeklerin vadesinin uzun olduğunu, acil paraya ihtiyacı olduğunu belirterek bu nedenle yardım istediğini, müvekkili şirket yetkilisinin ise nakit olarak yardım edemeyeceğini ancak çeklerin sağlam olması durumunda çek üzerinden kredi çekebileceğini beyan ettiğini, bunun üzerine çekleri cirolayarak davalı bankaya verdiğini, davalının gerekli istihbarat araştırmasını yaptığını ve çekin sağlam olduğunu belirterek davacı şirkete kredi verdiğini, davacı şirket yetkilisinin banka şubesinin çekin sağlam olduğuna dair beyanına güvenerek kredi olarak aldığı bedelleri ...'e ve arkadaşı ...'a teslim ettiğini, davacı şirket yetkilisinin sonrasında çeklerin çalıntı olduğunu, kredi için başvurmadan önce çekler üzerinde tedbir kararı alındığını öğrendiğini, davalı bankanın güven kurumu olduğunu, kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, bankanın üzerine düşen özeni göstermeden söz konusu kredi işlemine onay verdiğini, bu nedenle müvekkili şirketin zarara uğradığını, davalı bankanın bu konuda objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 25.000,00 TL bedelli zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket yetkilisinin davalı bankaya gelerek 53.640,00 TL değerindeki çek karşılığı çek iskonto iştirak kredisi kullanmak istediğini beyan ettiğini, dava konusu 53.640,00 TL bedelli çek ile ilgili gerekli ekran istihbaratlarının müvekkil bankanın Milas Şubesi tarafından yerine getirilerek 23.09.2016 tarihinde davacı şirket lehine istenilen kredinin kullandırıldığını, dava konusu çekin keşide tarihinin tatil günü olması nedeni ile iş gününde çekin takasta işlem gördüğünü, daha sonra anılan çekin şubenin süspan hesabına hatalı imza tutmuyor açıklaması ile iade edildiğini, söz konusu açıklama doğrultusunda çekin belgelendirildiğini, çeklerin çalıntı olması ile müvekkili banka arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, tazminat şartlarının oluşmadığını, çalıntı olan çekleri müvekkili bankaya ibraz ederek karşılığında kredi kullanan davacının kredi bedelini müvekkili bankaya iade etmeyerek sebepsiz zenginleştiğini, müvekkili bankadan haksız yere tazminat talep ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı şirket temsilcisinin dava dışı üçüncü kişiden aldığı çekleri bankaya ibraz ederek davalı bankanın Milas Şubesi tarafından davacı şirket lehine çek iskonto iştirak kredisi kullandırımının yapıldığı, davalı bankanın çeklerin muhattap bankası olmadığı, çeklerin çalıntı olması ile davalı banka arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, çeklerin bankaya ibraz edildiği tarihte çekler ile ilgili herhangi bir sorunun olmadığı, bankaca gerekli istihbarat araştırmasının yapıldığı, davacı tarafından zararın ispatlanamadığı, davacının zararını belgelendiren herhangi bir delili dosyaya sunmadığı, davacı şirketin zararı ile davalı banka arasında illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın kusurlu olduğunu, gerekli istihbarat çalışmasını yapmadığını, çekler üzerinde ihtiyati tedbir kararı olmasına ve çeklerin çalıntı olmasına rağmen çeklerin sağlam olduğu bilgisinin verildiğini ve davacıya kredi tahsis edildiğini, güven kurumu olan bankanın sorumluluğunu gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığını, ayrıca hakimin reddi taleplerinin gözönüne alınmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çeklerin çalıntı olduğunun kredi sözleşmelerinini imzalanmasından ve kredi kullandırılmasından sonra öğrenildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016 / 368 E. sayılı dosyasında davacı Selçuk Aksu tarafından 25.07.2016 tarihinde açılan davada, dava konusu 54.500,00 TL bedelli çekin seyahat sırasında cüzdandan düştüğü iddiasıyla zayi nedeniyle çek iptali davasının açıldığı, mahkemece 26.07.2016 tarihinde çekin ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, dava dışı muhatap bankanın 27.06.2019 tarihli cevabı yazısında ihtiyati tedbir konulduğunu bildirdiği, basiretli tacir olarak gerekli özen ve dikkati göstermesi gereken davacı şirketin güvenilen kişilerin beyanına itibar edilerek ve onlara yardımcı olmak amacıyla nakit sağlamak için verilen çeklere dayanarak kredi başvurusunda bulunmasının ve kullandırılan kredi nedeniyle şirkete ödenen kredi tutarlarının güvendiği kişilere vermiş olmasının basiretli bir tacir davranışı olmadığı, muhatap banka olmayan davalı bankanın tedbir kararından haberdar olduğunun ispatlanamadığı ve araştırma raporunda çek keşidecilerinin güvenirliği konusunda bir sorun bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı, çalıntı çekler nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlarla davalı bankanın yapmış olduğu işlemlerin arasında illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle davacı temsilcisi istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek ayrıca alınan bilirkişi raporu ve tanık beyanlarının dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı bankaya teminat olarak gösterilen ve davalı banka tarafından yapılan araştırmada sağlam olduğu belirtilen ve teminat olarak alınması karşılığında krediler tahsis edilen 54.500,00 TL bedelli ve 53.640,00 TL bedelli çeklerin daha sonra yapılan araştırmada çalıntı çıkması ve çekler üzerine daha öncesinde ihtiyati tedbir konulmuş olmasından dolayı davalı bankanın davacıya tazminat ödeme sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı temsilcisi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:08