Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1802
2023/3439
1 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI: 2020/173 Esas, 2021/581 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin davacıdan faturalar karşılığı kömür aldığını, davalı şirketin fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için Bolu 3. İcra Müdürlüğünün 2014/2322 E. sayılı esas nolu dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı şirkete faturadan kaynaklı borçlu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 21.06.2016 tarih, 2015/762 E. ve 2016/487 K. sayılı kararı ile davacının ilk takibi Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2012/4604 E. nolu dosyası ile yaptığı, davalının itirazı üzerine Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/380 E. 2013/4 K. sayılı kararı ile itirazın iptali davasının icra müdürlüğünün yetkili olmaması nedeniyle reddine karar verildiği, davacı tarafından bu kararın kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep etmesi gerekirken, bu süre geçirilerek 14.02.2014 tarihinde dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep ettiği, iki haftalık yasal süreden sonra dosyanın Bolu İcra Müdürlüğüne gönderilmesinin istendiği gerekçesiyle, davacının talebinin reddi ile kamu düzeni ile ilgili olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 20 nci maddesi uyarınca re'sen takibin açılmamış sayılmasına ve şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 25.10.2018 tarih, 2016/19473 E. ve 2018/5265 K. sayılı kararıyla mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinde öngörülen 2 haftalık yasal süreden sonra icra takibinde bulunulmaması nedeniyle icra takibinin açılmamış sayılmasına ilişkin karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2012 yılından itibaren kömür alım satımına ilişkin ticari ilişkin bulunduğu, davacının ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu, davalı tarafın malların ayıplı olduğunu ileri sürdüğü, malların ayıplı olup olmadığı hususunda araştırma yapılmadan önce davacının süresi içerisinde muayene ve ihbar külfetini yerine getirmiş olması gerektiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23/1 c maddesi uyarınca; malın ayıplı olduğu tespit sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu ihbar etmesi, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceletmesi ve aynı süre içerisinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223/2 maddesi uyarınca; gözden geçirme ve bildirimde bulunma ihmal edilirse satılanın kabul edilmiş sayılacağı, gizli ayıp halinde ise durumun derhal satıcıya bildirilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta icra takibinin 19.06.2012 tarihinde başlatıldığı, bunun öncesinde davalı tarafından davacı tarafa ayıp dolayısıyla çekilen ihtarname veya bildirim olmadığı, davalının davacıdan aldığı ürünleri sattığı Bolu Çimento A.Ş. tarafından davalıya 17.02.2012 ve 23.05.2012 tarihleri itibariyle ayıp bildiriminde bulunulduğu, 14.03.2012 tarihinde ceza faturaları düzenlendiği, davalının ayıptan haberi olmasına karşın yukarıda değinilen kanun maddelerinde düzenlenmiş sürelerin fazlasıyla aşıldığı, davacı tarafça süresi içerisinde yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki savunmaya itibar edilmediği, davalı her ne kadar kömür sevkiyatına ilişkin malın teslim edilmediğini iddia etmiş ise de Bolu Çimento A.Ş.'nin davalı ile dosyaya yansıyan yazışmaları ile davacının sunduğu sevk irsaliyeleri değerlendirildiğinde malın teslim edildiği kanaatine ulaşıldığı, bilirkişi raporunda davacı Emsa Enerji A.Ş.'nin davalı Becikoğlu şirketine Bolu Çimento A.Ş.'ye sevk için yapılan sözleşme gereği kesmiş olduğu faturalar nedeniyle 19.06.2012 icra takip tarihi itibariyle; 582.205,80 TL'lik asıl alacağının bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda icra başlangıç tarihinde alacağın muaccel olmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, sözleşmede fatura bedellerinin kesildiği ayın sonundan itibaren 30 50 gün içerisinde ödenmesi gerektiği belirtilmiş olup bu nedenle de ödeme tarihleri gelmeyen faturalardan dolayı işlem yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, faturalarda malın teslim edilip edilmediğine ilişkin bir araştırma yapılmadığını, sadece faturaların müvekkili şirket defterlerinde işlenmiş olması malın teslim edildiğine karine teşkil etmeyeceğini, müvekkili şirketin teslim edilen kömürün belirtilen standartlara uygun olmaması sebebiyle zarara uğradığını, teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan standartlara uymaması ve taşıması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan mal sebebiyle müvekkil şirket satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirmek suretiyle sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, tedarikçi tarafından Bolu Çimento Sanayi tarafından ya da diğer tarafların Beçikoğluna uygulayacağı ceza ve tazminatları ödemeyi kabul eder hükmünün sözleşmede bulunduğunu, davacı şirketin verdiği kömürlerin sözleşmede belirtilen standartlara uygun olamaması nedeni ile Bolu Çimento Sanayi'nin kömür alımını kestiğini, bu nedenle müvekkilinin davacının alacağının çok üzerinde zarara uğramasına neden olduğunu, Bolu Çimento Fabrikası tarafından zaman zaman sevkiyatların durdurulduğunu ve şirkete ceza faturaları gönderildiğini, davacı ve davalı arasında imzalanan sözleşmede ceza ve tazminatları ödemeyi kabul eder hükmü uyarınca bu bedellerin tamamının var ise davacının alacağından düşülmesi gerektiğini, yine müvekkilinin Çimento fabrikası ile yapmış olduğu anlaşmalar çerçevesinde sözleşmede belirtilen 50.000 Ton davacıdan alım ve Çimento Fabrikasına satım bedelleri arasındaki kar oranı üzerinden zararının hesaplanarak var ise davacının alacağından düşülmesi gerektiğini, satıcının sattığı malın kusurunu bilmese dahi sattığı maldaki tüm kusurlardan sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin kömürlerin gerekli nitelikleri taşınmadığı gerekçesiyle sözleşmeden dönme hakkını kullanmak suretiyle iadesini sağladığını, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğu kadar verilen hükmün de hakkaniyet aykırı olduğunu, alacağın sözleşmeden kaynaklandığı, belirli ve likit olmamasına rağmen %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:49