Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8640

Karar No

2023/3433

Karar Tarihi

1 Haziran 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1782 Esas, 2021/1025 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/488 E., 2019/338 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin çok sayıda ''BEYAZ'' ibareli markaları bulunduğunu, müvekkili şirkete ait lan ''PINAR BEYAZ '' markasının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalı tarafından 2017/80748 sayılı başvuru ile ''GÜRSÜT KÜPBEYAZ'' ibareli markanın tescili talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından başvurusunun yayına itiraz edildiğini, itirazın reddine karar verilmesi üzerine YİDK nezdinde itirazda bulunduklarını ancak itirazın reddine karar verildiğini, davalı başvurusuna konu ''GÜRSÜT KÜPBEYAZ'' ibaresi ile müvekkili şirket adına tescilli muhtelif ''BEYAZ'' ibareli markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ''GÜRSÜT KÜPBEYAZ'' ibaresinin esas unsurunun ''BEYAZ'' olduğunu, müvekkil şirket markalarındaki ''BEYAZ'' ibaresinin davalı başvurunda kullanılması müvekkili şirket markasının tanınmışlık düzeyinden haksız olarak yararlanma amacını taşıdığını, müvekkili şirketin ''BEYAZ'' ibaresini uzun yıllardır kullanmakta olup ilgili ibarenin ayırt edici unsur haline gelmesini sağladığını, maruf ve meşhur hale getirerek büyük bir tüketici kitlesi oluşturduğunu, kötü niyetli bir başvuru olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2018 M 8775 sayılı kararının iptaline tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

  1. Davalı şirket vekili, ''PINAR BEYAZ'' ve ''GÜRSÜT KÜPBEYAZ'' markalarının birbirinden tamamen farklı olduğunu, özdeşlik yaratmadığını, aynılık oluşturmasının mümkün olmadığını, karıştırılma ihtimali bulunmadığını, benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “GÜRSÜT KÜPBEYAZ” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 29.sınıftaki "Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markanın ise "beyaz", "beyaz", "beyazım", "beyazım", "pınar beyaz", "pınar beyaz", "pınar beyaz", "pınar beyaz+şekil", "pınar beyaz", "pınar beyaz", "pınar beyaz", "pınar beyaz", "pınar beyaz", "pınar beyaz ezineli", "çocuklara kahvaltıyı sevdiren beyaz", "çocuklara kahvaltıyı sevdiren beyaz", "çeşnili beyaz", "pınar beyaz ezineli+şekil" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 05, 29, 30, 31, 32, 35. sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 29.sınıftaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları tespit ve kabul edildiği, dava konusu “GÜRSÜT KÜPBEYAZ” ibareli markanın büyük kalın harflerle siyah düz yazı ile oluşturulmuş kelime markası olduğu, davacı markalarından bazıları kelime bazıları ise kelime+şekil markaları olduğu, dava konusu markada esas unsur “gürsüt” ibaresi, davacı markalarında ise “pınar”, “beyaz”, “beyazım” ibareleri olduğu, her ne kadar “beyaz” ibaresi markalarda ortak unsur olsa da, dava konusu markanın esas unsurunun “gürsüt” ibaresi olması, “beyaz ibaresinin dava konusu markanın kapsamındaki mallar bakımından ve genel olarak ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olması hususları dikkate alındığında, dava konusu marka ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından kavramsal, işitsel ve görsel benzerlik bulunmadığı kanaatine varıldığı, her ne kadar dava konusu marka ile davacı markalarının kapsamlarındaki mallar/hizmetler aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olsa da, marka işaretleri bakımından kavramsal, işitsel ve görsel benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile davacı markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, dava konusu marka ile, davacının T 03334 sayılı “Pınar Beyaz” ibareli tanınmış markası arasında aynılık/benzerlik dolayısıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığı, dava konusu marka ile davacının tanınmış markası arasında aynılık/benzerlik dolayısıyla karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği kanaatine varıldığı, davalı şirket tarafından yapılan marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmamakla ve markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, davacı veya iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacına ilişkin herhangi bir olgu ve olay söz konusu olmadığından, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçeli kararının gerekçe kısmında bahsi geçen ''Ofıchı Premıum'' markasının dava konusu ''GÜRSÜT KÜPBEYAZ'' markası ile bir bağlantısı olmamakla birlikte, gerekçe kısmında hatalı değerlendirme yapıldığını ,gerekçeli kararda yer alan ancak dava konusu ile alakalı olmayan bir marka ile ilgili değerlendirmelerin eksik ve hatalı hüküm tesis edildiğinin göstergesi olduğunu, yerel mahkemece ve dosya kapsamında inceleme yapan bilirkişi heyetince taraflarınca sunulan deliller, emsal mahkeme kararları ve Yargıtay İçtihatlarınının değerlendirilmediğini, yerel mahkemece hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmayan rapor doğrultusunda hüküm tesis edildiğini, dava konusu markanın esas unsurunun ''GÜRSÜT'' ibaresi olduğunun belirtildiğini, bu tespitin fahiş hata barındırdığını, ''GÜRSÜT'' ibaresi çatı marka olup dava konusu markanın asıl unsuurnun ''BEYAZ'' ibaresi olduğunu, müvekkiline ait redde mesnet marakaları yönünden de ''PINAR'' ibaresinini esas unsur olduğu belirtilmiş olup, müvekkili şirkete ait redde mesnet markaların esas unsurlarının ''BEYAZ'' VE ''BEYAZIM'' ibareleri olduğunu, bu hususun Yargıtayın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğunu, bilirkişilerin markalar arasında iltibas bulunmadığı yönündeki tespitleri hatalı olup dava konusu marka ile müvekkili şirkete ait redde mesnet markalar arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmakta olduğunu, yerel mahkemece hatalı bilirkşi raporuna dayanılarak kurulan hükmün de bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti raporunda markaların içerdiği ibareler yönünden hiçbir inceleme yapılmaksızın ve gerekçesi açıklanmaksızın, "GÜRSÜT KÜPBEYAZ" markasında esas unsurun "GÜRSÜT" olduğu tespitinin hatalı yapıldığını, davalı markasında yer alan "KÜP" ibaresinin markanın tescil edilmek istendiği emtialar yönünden ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, bu ibarenin markanın tescil edilmek istendiği emtiaların türünü ve şeklini ifade eden bir ibare olarak kullanıldığı hususlarının raporda değerlendirmeye alınmamasının da hükme esas alınan raporun hatalı ve eksik değerlendirme ile tanzim edildiğini gösterdiğini, gerek davalı markasında ve gerekse müvekkili şirketin itiraza mesnet markalarında esas unsurun ''BEYAZ'' ibaresi olduğunu, bu kararın mahkemenin 11.06.2019 tarihli 2018/430 E. ve 2019/274 K. sayılı kararı ile çeliştiğini, mahkemeninin müvekkili şirkete ait markalar ile dava konusu marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı kanaatinin yerinde olmadığını, müvekkili şirketin, ''BEYAZ'' ibaresinin uzun yıllardır kullandığını ilgili ibareyi maruf ve meşhur hale getirerek büyük bir tüketici kitlesi oluşturduğunu, dolayısıyla ''BEYAZ'' ibaresi ayırt edici unsur haline gelmesini sağladığını ve markanın esaslı unsuru olduğunu, müvekkile ait "BEYAZ"ibareli markaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tanınmış markalara sağlanan korumadan yararlanacağının açık olduğunu, müvekkil şirketin “BEYAZ” markası adı altında üretmiş olduğu ürünlerinin kalite ve standartları, toplumun büyük bir kesimi, hatta bu malın alıcısı olmayanları tarafından dahi bilinmekte ve tanınmakta olduğunu, “BEYAZ” ya da benzeri ibarelerin, tanınmış Beyaz markasının haklı olarak sağladığı ünden haksız avantaj sağlayacak olması nedeniyle, hangi sınıfta olursa olsun tescilinin mümkün olmadığını, davalı başvurusunu tescili halinde davalının müvekkili şirketin toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız bir yarar sağlayacağını markanın itibarına zarar vereceğini ve markanın ayırt edici karakterine zedeleyici sonuçlar doğuracağının açık olduğunu, mahkemece kesinleşmiş yargı kararları ile çelişir nitelikte hüküm kurulduğunu, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusuna konu “Gürsüt Küpbeyaz” ibaresi ile davacının itirazına mesnet "Beyaz" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerini tekrar ederek, istinaf mahkemesince istinaf taleplerinin inceleme konusu yapılmadığını, istinaf taleplerinin kabul görmediğine ilişkin herhangi bir gerekçe sunulmadığını, Bölge Adliye Mahkemesince ve Yerel Mahkemece dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda, taraflarınca sunulan delillerin, emsal mahkeme kararlarının ve Yargıtay içtihatlarının doğru değerlendirilmediğini, hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor doğrultusunda hukuka aykırı karar verildiğini, bilirkişi heyeti raporunda dava konusu markanın esas unsurunun "GÜRSÜT" olduğu belirtilmiş olup, bu tespitin fahiş hata barındırdığını zira, "GÜRSÜT" ibaresi çatı (şemsiye) marka olup, dava konusu markanın asıl unsuru "BEYAZ" ibaresi olduğunu, bu bağlamda ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesinin markanın asli unsurunun "GÜRSÜT" ibaresi olduğu gerekçesiyle karıştırma ihtimalinin bulunmadığına hükmetmeleri dava konusu markanın ayırt edici unsuru "BEYAZ" ibaresi olacağı için usul ve yasaya aykırı olduğunu, bununla birlikte davalı markasında yer alan "KÜP" ibaresinin markanın tescil edilmek istendiği emtialar yönünden ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, bu ibarenin markanın tescil edilmek istendiği emtiaların şeklini başka bir deyişle malın formunu yani geometrik şeklini ifade eden bir ibare olarak kullanıldığını, dava konusu markada yer alan ''GÜRSÜT'' ibaresinin şemsiye /çatı marka olduğu, ''KÜP'' ibaresinini ise dava konusu markanın esas unsuru olan ''BEYAZ'' ibaresinin niteleyen türünü ve şeklini bildiren ve ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu, gerek davalı markasında ve gerekse müvekkili şirketin itiraza mesnet markalarında esas unsurun ''BEYAZ'' ibaresi olduğunu, istinaf kararının ve İlk Derece Mahkemesi kararının Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11.06.2019 tarihli 2018/430 E. ve 2019/274 K. sayılı kararı ile çeliştiğini, müvekkili şirkete ait markalar ile dava konusu marka arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını kanaatinin yerinde olmadığını, marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ve 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası yönünde de reddi gerektiğini, mahkeme tarafından emsal nitelikteki kesinleşmiş kararların da yok sayılarak, kesinleşmiş yargı kararları ile çelişir nitelikte hüküm kurulduğunu, davalı başvurusnun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

"gürsüt"kararistinaf''beyazım''kararımahkemesi''pınar''gürsütderece"küp"temyizvı.''beyaz''beyaz''küpbeyaz''“gürsütonanmasına“beyaz”cevap''küp''beyazküpbeyaz"''pınar''"beyaz""gürsüt''gürsüt''küpbeyaz”

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:55:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim