Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4111
2023/3411
31 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/48 Esas, 2021/459 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında telif haklarının devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, buna göre müvekkilinin, davalının yayımladığı Tıpta Uzmanlık Sınavına (TUS) hazırlık dergilerinin biyokimya ile ilgili bölümlerinin telif haklarını, yayım tarihten itibaren bir yıl süre ile davalıya devrettiğini, sözleşmede 25.000,00 TL telif ücreti kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının telif ücretini ödemediğini, bu ücretin tahsili için başlatılan takibe de itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra takibine yaptığı itirazın iptaline ve icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 10 yılı aşkın süredir TUS soru kitapları yayınlayan ve bilimsel toplantılar düzenleyen bir kuruluş olduğunu, davacının müvekkili şirkette eğitmen olarak görev almak istemesi üzerine kendisiyle davaya konu sözleşmenin imzalandığını, davacının memur olması nedeniyle ve kendisine ödenen ücretin vergilendirilebilmesi amacıyla sözleşmenin telif hakkının devrine ilişkin düzenlendiğini, davacının çok kısa bir süre eğitmenlik yaptıktan sonra bu işi yapamayacağını ifade ederek sözleşme şartlarını yerine getirmediğini, dolayısıyla sözleşmedeki bedeli isteyemeyeceğini, davacının müvekkiline hazır bir eserin telif hakkını devretmediğini, ileride eser meydana getirmeyi taahhüt ettiğini, bu haliyle sözleşmenin istisna akdi niteliğinde olduğunu ve 5 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu, bu sürenin takip tarihi itibariyle geçtiğini savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 13/02/2014 tarih, 2011/73 E. ve 2014/34 K. sayılı kararı ile her ne kadar zamanaşımı savunmasında bulunulmuş ise de dava konusu uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı ve 10 yılık zamanaşımına tabi olduğu, takip tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalının davacıya ait eseri çoğalttığı ve yaydığı ancak davacıya ödemesi gereken telif ücretini ödemediği, bu nedenle telif ücretinin tahsili amacıyla başlatılan takibe yaptığı itirazın yersiz olduğu, takibe konu edilen birikmiş faiz alacağının ise fazla hesaplandığı, sözleşmeye dayalı alacağın likit nitelik taşıdığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.000,00 TL asıl alacak ve 890,40 TL birikmiş faize yönelik itirazın iptaline, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 11/06/2015 tarih, 2014/11316 E. ve 2015/8139 K. sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilerek "mahkemece, taraflar arasında düzenlenen sözleşme kapsamında davalının davacıya ait eseri çoğaltıp, yaymasına rağmen telif ücretini ödemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile davacı, davalı tarafından basılan, satılan, dağıtılan ve sürekli güncellenerek yeni sayıları çıkan dergilerin biyokimya ile ilgili bölümlerinin yazar ve editörlüğünü yapmak yanında davalının şubelerinde ve bağlantılı olduğu kitapevlerinde düzenlenen bilimsel toplantılara katılmayı ve davalı bünyesinde yayınlanan yayınların branşıyla ilgili bölümlerini okuyarak revizyon yapmayı da üstlenmiş, tüm bu edimler karşılığında da 25.000,00 TL ücret öngörülmüştür. O halde, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan ücret, davacının sözleşmede öngörülen tüm edimlerine karşılık olduğundan mahkemece, uzman bir bilirkişi heyetinden dava konusu edilen ve davacı tarafından ifa olunan dergilere yapılan katkı nedeniyle ne kadar telif ücretine hak kazanacağı hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuş, karara karşı taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 01.12.2016 tarih, 2015/12739 E. ve 2016/9255 K. sayılı kararı ile alacağın likit olmadığından bahisle icra inkâr tazimatı koşullarının oluşmadığına ilişkin bozma gerekçesinin dairemiz bozma kararına eklenmesine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı şirket ile imzaladığı sözleşmenin 1. maddesi kapsamında yayın ile ilgili hazırlama ve editörlüğünü üstlenme noktasındaki edimini yerine getirdiği, davacının, davalı şirket ile imzaladığı sözleşme 2. maddesi kapsamında bilimsel toplantılara katıldığını gösterir uçak bileti kaydı, otel kaydı ve davalı tarafça gönderilen E9 Hocalar Raporunda davacı isminin geçtiği kayıtlar dikkate alındığında bu kapsamdaki edimini yerine getirdiğinin değerlendirilebileceği, davalı tarafça davacının eser hazırlama ve revizyon yapma edimini eksik veya kötü ifada bulunduğu veya davet ve talebe rağmen bilimsel toplantıya katılmadığına ilişkin bir ihtarının dosya kapsamında bulunmadığı ve sözleşmenin taraflarca feshedilmediği, taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen 25.000,00 TL’nin 22.500,00 TL’lik kısmının sözleşmenin 1. maddesindeki edim kalan 2.500,00 TL’lik kısmının ise sözleşmenin 2. maddesi kapsamındaki edim için belirlenebileceği kabulünün makul olduğu, bozma ilamının 2 numaralı bendinde geçen bir oranlamanın eserlerin çok sayıda eser sahibi tarafından meydana getirilmesi, eserlerin her bir yazar ismi belirtilerek bölümlere ayrılmaması, kim tarafından hangi kısmın hazırlandığının belli olmaması ve benzer tarihlerde yine Biyokimya bölümü ile ilgili farklı yazarlar ile farklı bedelli sözleşmeler imzalanması birlikte değerlendirildiğinde esere yapılan katkının ve buna bağlı bilimsel toplantılara katılmanın bedelinin taraflar arasında sözleşme imzalanma aşamasında belirlendiği, eser meydana getirildikten sonra sözleşmede belirlenen bu bedelin tekrar eser sahibi sayısı veya sayfa vb. kıstaslara göre oranlanmasının teknik olarak mümkün olmadığı, davalının sözleşme kapsamında belirlenen bedeli davacıya ödediğine dair dosya kapsamında bir belgeye rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, asıl alacağa yönelik itirazın iptaliyle ilgili talebin kabulü ile asıl alacak miktarı 25.000,00 TL üzerinden takibin devamına itirazın iptaline, birikmiş faiz talebi yönünden talebin kısmen kabul kısmen reddi ile birikmiş faiz 890,40 TL üzerinden takibin devamına, birikmiş faizle ilgili fazlaya dair talebin reddine, asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dergilere ilişkin edimini yerine getirmediğini, bilirkişi raporunda sözleşme ile alakası olmayan kitapların değerlendirmeye alındığını, bozma ilamının karşılanmadığını, ilk bilirkişi raporunda benimsenen yöntem ile 8 ve 10. baskılar arasındaki soru sayısı ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) soru başına ödediği telif bedeline göre belirleme yapılması gerektiğini, davacının revizyon edimini yerine getirdiğine ilişkin tek bir dergi delilinin bulunmadığını, yol ihtiyaçları karşılanmış olmasına rağmen davacının gerekli konferanslara katılmadığını, karar düzeltme kararı ile icra inkâr tazminatına karar verilemeyeceğinin belirlendiğini ve usuli kazanılmış haklarını ihlal ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, telif ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
- Değerlendirme ve Sonuç
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
- Dairemizce verilen karar düzeltme kararına göre; icra takibin dayanağı olan sözleşmede davacıya ödenmesi kararlaştırılan ücretin hangi edimler karşılığı olduğunun kalem kalem açıkça belirlenmemesi, diğer bir deyişle davacının tüm edimleri (telif tanıtım amaçlı bilimsel toplantılar) karşılığında 25.000,00 TL ücretin öngörülmesi nedeniyle dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımadığı gerekçesiyle dairemiz bozma kararına işbu davada icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği maddesi eklenmiş, mahkemece dairemiz bozma ilamına uyulmuştur. Bu durumda mahkemece, davalı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi bakımından usuli müktesep hak oluştuğu gözetilmeksizin davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin yedinci paragrafında yer alan “Asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:16