Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/801

Karar No

2023/3378

Karar Tarihi

30 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/220 Esas, 2021/254 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki markaya ve ticaret ünvanına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, ticaret ünvanının silinmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1997 yılında kurulduğunu, davalı şirket yöneticisi olan...’nın 2003 yılına kadar davacı şirketin ortağı olduğunu, ancak 2007 yılında davalı şirketi kurduğunu, her iki taraf ünvanının başında yer alan "Modatimkar" ibaresinin 2003 yılında davacı tarafça marka olarak tescil ettirildiğini, her iki şirketin aynı konuda faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin davacıya ait markayı kullanmak suretiyle markaya tecavüzde bulunup haksız rekabet yarattığını ileri sürerek müvekkilinin tescilli "Modatimkar" markasına davacı tarafça yapılan tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının ticaret sicil kaydının terkinine, 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın ihtar tarihi olan 31.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “modatimkar” ibaresini markasal olarak kullanmadığını, müvekkilinin ticaret unvanını uzun süredir bilip sessiz kalan davacı şirketin işbu davayı açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 05.03.2009 tarih, 2008/87 E. ve 2009/29 K. sayılı kararı ile davanın davacı ve davalı şirket arasındaki iç ilişki uyarınca davacının başlangıçtan itibaren davalı kullanımını bildiği, davalı şirketin ünvanının terkinini istemesinin mevcut deliller kapsamında 4742 sayılı Medeni Kanun'un (4742 sayılı Kanun) 2 nci maddesine uygun olmadığı, davalının tescilli ticaret ünvanını tescile uygun kullandığı, bu suretle ünvan terkin edilmedikçe haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının markasal kullanım yaptığı yönünde delil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 22.11.2010 tarih, 2009/5660 E. ve 2010/11840 K. sayılı kararıyla "...her iki şirketin ticaret unvanının esaslı unsurunu “Modatimkar” ibaresinin oluşturduğu ve davacının bu hususta üstün hak sahibi bulunduğu çekişmesiz olup, uyuşmazlığın halli davacının bu hususu ileri sürmesinin, 4742 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi hükümleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı noktasındadır. Her ne kadar, Mahkemece tarafların aynı binada faaliyet göstermeleri ve davacı işçisinin, iş sözleşmesinin davalıya devri yönünde işlemde bulunmaları karşısında, davacının, davalının ticaret unvanından “Modatimkar” ibaresinin terkinin istemi 4742 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine aykırı bulunmuş ise de, her iki işlemin dava tarihine çok yakın bir tarih olması ve davacının davadan önce de, davalının bu unvanı kullanımını engellemek için ihtar çekmesi karşısında suskun kalınması suretiyle hak kaybı veya ticaret unvanının kullanılmasına izin verildiği sonucu çıkartılamaz. Bu itibarla, mahkemece, davacının ticaret unvanının terkin talebi ve TTK’nun 54. maddesi kapsamında tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığının tartışılması ve neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken..." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Direnme İkinci Karar

Mahkemenin 29.03.2012 tarih, 2011/435 E. ve 2012/54 K. sayılı kararında yukarıdaki gerekçeyi tekrar ederek direnme kararı verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

D. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Onama ve Bozma Kararı

Hukuk Genel Kurulunun 2020/11 532 E. ve 2020/1011 K. sayılı kararı ile direnme kararı onanmıştır. Davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Bu kez Hukuk Genel Kurulunun 17.06.2021 tarih, 2021/11 456 E. ve 2021/776 K. sayılı kararı ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2020 tarihli ve 2020/11 532 E., 2020/1011 K. sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle BOZULMASINA karar verilmiştir.

E.Mahkemece Verilen Üçüncü Karar

Mahkemece, davacı şirketin “modatimkar” ibaresi üzerinde üstün hakkının bulunduğu, davalı şirketin “Modatimkar” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirmesinin iyi niyetli olmadığı, her iki tarafın ünvanında ek niteliğinde olan ve ayırt edici vasfı bulunan "modatimkar" ibaresinin davalı tarafından ünvanında kullanılmasının 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) 42 inci ve devamı

maddelerine uygun olmadığı, tescil ve ilan edilmiş bir ünvanın kullanılmasının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesi ile davacının marka hakkına tecavüze dair talebi yönünden önceki karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, haksız rekabet ile maddi ve manevi tazminata dair talepleri yönünden davanın reddine, davalı şirket unvanının terkinine dair talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının ticaret ünvanını tescilinde iyi niyetli olmadığını, bu sebeple tazminata hükmedilmesi gerektiğini kaldı ki vekalet ücreti taktir ve hesaplamasının hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın aleyhe kısımlarının bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret ünvanında "modatimkar" ibaresini davacının bilgisi ve izni dahilinde kullandığını, tescilli ticaret ünvanı kullanımın tazminata meydan vermeyeceğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının sessiz kaldığını ileri sürerek kararın aleyhe kısımlarının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, ticaret unvanının terkini ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6762 sayılı Kanun 42 inci ve devamı maddeleri

  3. 4742 sayılı Kanun 2 inci maddesi

  4. Değerlendirme

  5. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

  6. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dosyanın geçirdiği aşamalarda da belirtildiği üzere davalının ticaret ünvanı tescilinin kötü niyetli olduğu Mahkemece isabetli şekilde benimsenmiş ancak tescilli ticaret ünvanı kullanımının haksız rekabet yaratmayacağı gerekçesiyle haksız rekabet ile davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş olması hatalı bir değerlendirme olmuştur.

3.Şöyle ki, mülga 6762 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi uyarınca, haksız rekabet, aldatıcı hareket ve hüsnüniyet kaidelerine aykırı suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. Aynı Yasa’nın 57 nci maddesi beşinci fıkrasında haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de; "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticari işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka gibi tanıtma vasıtalarını kullanmak" olarak belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü maddesinde de "Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış

rekabetin sağlanmasıdır. Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü düzenlenmiş olup, aynı Yasa’nın 55 inci maddesi birinci fıkrası a bendi 4 numaralı alt bendinde haksız rekabet olarak kabul edilen eylemlerden biri de ‘‘Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak’’ olarak düzenlenmiştir. Kanunun madde gerekçesine baktığımız da, bu hükmün ilke ve amaç bakımından 6762 sayılı Kanun 57 inci maddesi beşinci fıkrası ile özdeş olduğu ancak lafzın farklı olduğu belirtilmiştir.

4.Haksız rekabet hukukunun konusu, dürüstlük ilkesine aykırı ticaret yöntem ve uygulamalarına karşı emek ilkesi uyarınca, işletmesel çabayı, birikimi ve yatırımı kapsayan emeğin korunmasıdır. Hal böyle olunca somut olayda davalının ticaret ünvanında "Modatimkar" ibaresini kullanması kötü niyetli olduğu benimsendikten sonra haksız rekabetin varlığının reddedilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiştir. Zira, kötü niyetli olarak bir ticaret ünvanını tescil ettiren kimsenin bu tescil nedeniyle verdiği zararları tazmin etmemesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğu kabul edilmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun endüstriyel tasarım hakkına ilişkin bir uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 27.03.2013 tarih ve 11 209/399 sayılı kararında, "554 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 43 üncü maddesi uyarınca verilen hükümsüzlük kararlarının geçmişe etkili olduğu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmayacağı, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kişinin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı (4742 sayılı Kanun 2 inci maddesi), yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunmaması nedeniyle koruma kapsamında olmadığı Mahkemece belirlenerek hükümsüzlüğüne karar verilen bir tasarım tescili ve bu tescile dayalı hakların 554 sayılı KHK’nın 45 inci maddesi birinci fıkrası hükmü uyarınca hiç doğmamış sayılacağı ve gerçekte var olmayan kötü niyetli olarak tescil ettirilen bir hak iddiası ile neden olunan zararların tazmininin gerekeceği" ilkeleri benimsenmiştir.

5.Sonuç olarak, davalının kötü niyetli unvan tescili ve kullanımı nedeniyle davacı aleyhine haksız rekabette bulunduğunun tesbiti ile bu yöndeki tazminat taleplerinin değerlendirilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevaptemyizkaldırılmasınayargılamamahkemev.reddinebozulmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim