Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/4441

Karar No

2023/3376

Karar Tarihi

30 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2020/36 Esas, 2021/361 Karar

HÜKÜM: Ret

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır matbaacılık faaliyeti yürüttüğünü ve 2012/04528 sayılı “Davetiye Dünyası+Şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin markasını internette ve ticari faaliyetinde kullandığının tespit edildiğini, yapılan ihtara rağmen haksız kullanımı devam ettirdiğini, bu durumun müvekkilinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile marka tecavüzü nedeniyle uğranılan zarara ilişkin 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davetiye sektöründe faaliyet gösterdiğini, “Davetiye Dünyası” ibaresinin müvekkili tarafından eskiden beri kullanıldığını, hatta davacıdan önce 2010 yılında marka tescili başvurusunda dahi bulunulduğunu, ancak başvurunun takip edilmediği için tescil edilmediğini, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 05.05.2016 tarih, 2014/529 E. ve 2016/264 K. sayılı karar ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla davacı adına 35 inci sınıfta tescilli "Davetiye Dünyası + Şekil" markasının bulunduğu, davalı adına "Davetiye Dünyası" ibareli bir marka tescili bulunmadığı, bu nedenle davalının fiili kullanımının davacının tescilli markasına tecavüz oluşturduğu, markanın haksız kullanılmasından dolayı davacının 18.587,78 TL maddi zararının olduğu ve davacının manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının kullanımın davacının marka hakkına tecavüz olduğunun tespitine ve müdahalenin önlenmesine, davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 12.03.2018 tarihli ve 2016/8837 E., 2018/1860 K. sayılı kararı ile davalının savunmasında, dava konusu “Davetiye Dünyası” ibaresini davacıdan daha önce tescilsiz ticaret unvanı ve markasal olarak kullanmaya başladığını, 2010 yılında bu ibare için marka başvurusunda bulunduğunu, ancak başvuruyu takip etmediği için tescil işleminin yapılmadığını savunarak dava konusu ibare üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasında bulunduğu, Mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulmadan karar verildiği, 556 sayılı KHK marka korumasının tescil yolu elde edileceğini kabul etmiş olmakla beraber, açılan böyle bir davada, tescilsiz marka sahibinin tescilli marka sahibine karşı, dava konusu edilen markayı tescilsiz kullanmak sureti ile marka üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu, derdest davada def’i yolu ile ileri sürmesini yasaklayan yasal bir düzenleme mevcut olmadığı, davalının önceye dayalı hak sahibi olduğunu derdest işbu davada def’i olarak ileri sürebileceği kabul edilerek davalının bu savunması da araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) marka korumasının tescil yolu ile elde edileceğini kabul etmiş olmakla beraber, açılan böyle bir davada, tescilsiz marka sahibinin tescilli marka sahibine karşı, dava konusu edilen markayı tescilsiz kullanmak sureti ile marka üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu, derdest davada def’i yolu ile ileri sürmesini yasaklayan yasal bir düzenleme mevcut olmadığı, gerçek hak sahipliği ilkesinden hareketle, bir markaya konu işareti tescilden önce ilk defa ihdas eden ve kullanan kişilerin bu kullanıma dayalı olarak markanın başkalarınca tescil ettirilmek istenmesine itiraz edebilecekleri gibi tescilden sonra da hükümsüzlük davası açabilecekleri veya önceye dayalı haklarını tescile itiraz ve hükümsüzlük davası açmak yerine kendilerine karşı markanın tescilinden sonra açılan tecavüz iddialarına karşı da bu haklarını def'i olarak ileri sürebilecekleri, Türk Patent ve Marka Kurumundan (TPMK) davalının "Davetiye Dünyası" marka tescili başvurusunda bulunup bulunmadığı ve neticesinin sorulduğu, TPMK tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde davalının 23.08.2010 tarih 2010/55002 nolu başvurusunun bulunduğu, neticelenmediği, yarıda bırakılmış olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından 2012/04528 tescil numaralı "Davetiye Dünyası" markasının, davalı tarafından tescilsiz olarak kullanıldığı ve kullanımının davacının tescilinden öncesine dayandığı, tescilsiz marka sahibinin tescilli marka sahibine karşı, dava konusu edilen markayı tescilsiz kullanmak sureti ile marka üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin "Davetiye Dünyası" markasını davalıdan çok önce 2008 yılından bu yana kullandığı, müvekkilinin "Davetiye Dünyası" adlı markanın tescili için TPMK'ya müracaatta bulunduğu, 2011 yılında da davalının itirazda bulunduğu, itiraz değerlendirmesinde müvekkilinin markayı çok daha önce kullanmaya başladığının tespiti ile itirazın reddedildiği, TPMK nezdinde yapılan bu değerlendirmede müvekkilinin 2008 yılından bu yana "Davetiye Dünyası" markasını, fatura, broşür, kartvizit olarak, internette, sosyal medyada (facebook ve instagram hesaplarında) hem reklam hem de ticari faaliyetinde aktif olarak kullandığının tespit edildiği, davalının ise marka kullanımına ilişkin belge sunamadığının belirlendiği, bu incelemeden sonra markanın müvekkili adına tescil edildiğini, davalının müvekkiline ait markayı müvekkilinden önce kullandığına ilişkin hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu ve 62 nci maddeleri, Ticaretle Bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşması'nın 16 ncı maddesinin birinci fıkrası.

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, TPMK tarafından gönderilen bilgi ve belgeler incelendiğinde davalının 23.08.2010 tarih 2010/55002 nolu başvurusunun bulunduğu, neticelenmediği, yarıda bırakıldığının anlaşıldığı, davacı tarafın 2012/04528 tescil numaralı "Davetiye Dünyası" markasının, davalı tarafından tescilsiz olarak kullanıldığı ve kullanımının davacının tescilinden öncesine dayandığı, tescilsiz marka sahibinin tescilli marka sahibine karşı, dava konusu edilen markayı tescilsiz kullanmak sureti ile marka üzerinde öncelik hakkına sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davalının, davacının başvurusundan önce "Davetiye Dünyası" ismini çok sayıda fatura ile düzenli ve kesintisiz bir şekilde kullandığı davalının marka başvuru dosyası içerisinden anlaşılmakla davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının resen gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, markaya tecavüzün men'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Yerel Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine Dairenin 12.03.2018 tarihli kararı ile "... davalının önceye dayalı hak sahibi olduğunu derdest işbu davada def'i olarak ileri sürülebileceği kabul edilerek davalının bu savunması da araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile yerel Mahkeme kararı bozulmuştur.

Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, davalı vekilince eskiye dayalı kullanım savunması ile ilgili fotokopi, bir kısım fatura vb. evrak ibraz edilmiş, TPMK'dan kayıtlar celbedilmiş bilirkişiler Nabi Ilıca ve Yeşim Aker'den 30.12.2015 tarihli ek rapor alınmış, Mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.

Bozma üzerine Mahkemece yapılan inceleme hüküm tesisine yeterli değildir.

Davalının sunduğu faturaların bir kısmını tarihleri fotokopi olması nedeniyle okunamamakta, bir kısım faturalar ise davacının marka tescil başvurusundan sonraki tarihlere ait bulunmaktadır.

Bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan incelemede de davalının görselleri kaldırdığı, sakaryadavetiyesi.com adlı sitenin hasting hizmetini sonlandırdığı bilirkişilerce ek raporda beyan edilmiştir.

Bu durumda davalıdan, eskiye dayalı kullanım savunmasına esas olmak üzere fatura, defter vs. tüm delillerinin aslının ibrazı istenmeli, bilirkişi heyetine uzman bir bilgisayar mühendisi bilirkişinin de atanması suretiyle bilirkişiler kurulundan davalı savunması ile ilgili somut ve uyuşmazlığı çözmeye yararlı ek rapor alınmalıdır.

Eksiklikler tamamlanmadan ve yeterli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarardüzeltilerektemyizyargılamamahkemev.onanmasınareddinesonrakikararlarıkarşıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim