Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8338
2023/3348
30 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/1039 Esas, 2021/831 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/625 E., 2018/69 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...' ın aynı zamanda davacı şirketin yetkilisi ve müdürü olduğunu, davacıların, dava dışı Mina Orman Ürünleri İthalat İhracat San ve Tic Ltd. Şti. ile davalı bankanın Gebze şubesinden kullandığı/kullanacağı kredilerin teminatına ilişkin kefalet sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla davalı imzaladıklarını, ayrıca davalı bankanın kredinin teminatına birden fazla ipotek aldığını, davalı bankadan kredi kullanan dava dışı şirketin kredi borçlarını ödemeyince kredili firmanın kefili konumundaki davacı ...'ın farklı tarihlerde toplamda 151.800,00 TL, davacı Erhilal Orman Ürünleri Ltd Şti.'nin ise 56.000,00 TL ödediklerini, davacıların ödedikleri miktarlar ve tarihleri davalı bankanın Gebze şubesi yetkilileri tarafından davacılara yazılı olarak verildiğini, dava dışı Mina Orman Ürünleri ithalat İhracat San ve Tic Ltd.Şti'nin bankaya olan kredi borcunun kefil olarak davacılar tarafından ödenmesi üzerine noterde düzenlenen beyanname başlıklı belge ile davalı bankanın kredili firmanın teminatındaki gayrimenkul ipotek haklarını 818 Sayılı eski Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 496 ve 499 uncu maddelerince doğan halefiyet gereğince kefile devrettiğini ancak daha sonrasında kredinin teminatındaki ipoteklerin davacıların haberi ve izni olmadan davalı tarafından kaldırıldığını, davalı bankanın dava dışı kredili firmadan teminat/güvence olarak aldığı ipoteklerin, kredi borcunu kefil olarak ödeyen davacıların ödedikleri miktar ile sınırlı olmak üzere kanunen alacaklıya halef olmasına rağmen, kredinin teminatındaki ipotekleri kefillerin zararına olacak şekilde kaldırması nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu' nun (6098 sayılı Kanun) 592 nci maddesinin dördüncü bendi gereğince; kefilin ödediğini geri isteyebileceği gibi var ise ek zararının da giderilmesini isteyebileceği kanundan kaynaklanan bir tazmin şekil olduğunu, davalı bankanın noter belgesi ile kredi borcunu ödeyen kefillere ipotek haklarını devir dahi ettiklerini, buna rağmen ipotekleri kendisinin kaldırarak elinden çıkarması nedeniyle davacıların zararına işlem yapıldığını, davacıların kefil olarak alacaklıya ödedikleri miktarların ipoteklerden tahsili imkanı bulunduğunu, kefillerin bankaya ödeme yaptıkları tarihler ile dava tarihi arasındaki uğranılan faiz kaybının avans faizi üzerinden hesaplanması gerektiğini fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve miktarı yargılama sonuna kadar artırmak kaydıyla davacılardan ...‘ın kefil olarak ödediği miktarın şimdilik 50,000,00 TL ile ek zararımız olarak şimdilik 5.000,00 TL olmak üzere toplam 55.000,00 TL'nin, davacılardan Erhilal Orman Ürünleri Ltd.Şti. nîn kefil olarak ödediği miktarın şimdilik 20.000,00 TL ile ek zararımız olarak şimdilik 5,000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek avans faizi İle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, somut olay bakımından kısmi dava açılamayacağı, davalı bankanın Gebze Şube müşterisi olan dava dışı Mina Orman Ürünleri İth. İhr. San. Ltd. Şti. ile imzalanan 23.08.2007 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi çerçevesinde bu firmaya nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, sözleşmede davacıların da kefil olarak yer aldıklarını, dava dışı firmaya davalı banka tarafından birden fazla kredi kullandırıldığını ve firmaya çek karnesi verildiğini, dava dışı firmaya kullandırılan bu kredilere istinaden toplam 2.500.000,00 TL bedelle 1 inci dereceden davalı banka lehine ipotek edildiğini, dava dışı firmanın kullandığı kredilerin geri ödemelerinde sorun yaşaması nedeni ile firma ile bakiye borcun ödenmesi yönünde protokol yapıldığını, davalı bankaya olan borcunu ödememesi nedeniyle Genel Kredi Sözleşmesini kefil olarak imzalayan davacılar Erhilal Orman Ürn. İml. İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... tarafından dava dışı Mina Orman Ürünleri İth. İhr. San. Ltd. Şti. nin borcun ödendiğini kredi borcunu ödeyen davacı kefillerin ödedikleri bedel oranında alacaklı olan müvekkili bankaya halef olduklarından rehin hakkı kapsamında ipotek hakkının davacı Erhilal Orman Ürn. İml. İnş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödenmiş olan 56.000,00 TL nispetinde ... tarafından ödenmiş olan 130.800,00 TL nispetinde devredildiğini, dava dışı Mina Orman Ürünleri İth. İhr. San. Ltd. Şti. nin kredi borcu kalmadığından ipoteğin kaldırıldığını, ancak davacılara temlik edilmiş olan ipotek bedeli açısından ipoteğin kaldırılması söz konusu olmadığını, davalı banka tarafından yapılan işlemlerin tamamı usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının işbu davasının hukuki hiçbir dayanağı bulunmadığını, davacıların işbu dava ile talep etmiş oldukları ipoteklerin 2011 yılında kendilerine temlik edildiğini, davalı bankanın kusurunun bulunmadığını beyan ederek davacıların açmış olduğu davanın tüm bu nedenlerden dolayı usul ve yasaya aykırı, haksız ve kötü niyetli olduğundan reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ödemeler yapan kefil, alacaklının haklarına kısmi olarak halef olacağından davacı kefillerin dava dışı Mina Orman Ürünleri Ltd. Şti’nin kredi borcuna mahsuben ödedikleri alacağını ödeme yaptığı tarihten itibaren ödediği bedelleri faizi ile birlikte isteme hakkına sahip olacağı, davacıların birlikte kısmi ödemeler yapması halinde, her bir kefilin yaptığı ödeme miktarınca alacaklının haklarına halef olacağı, davalı banka ile dava dışı Mina Orman Ürünleri İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesini ... ve Erhilal Orman Ürünleri İmalat. İnş. İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti’nin müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, dava konusu taşınmazlarda davacıların kefil sıfatıyla borcu ödediği, taşınmazlar üzerindeki rehin haklarının da davacılara geçtiği ve ödeme yapan kefilin halefiyet hakkının ödemeyle birlikte doğduğu, davacıların dava dışı Mina Orman Ürünleri Ltd. Şti’nin kredi borcuna mahsuben ödediği bedelleri ve ek zararını istemesinde, kanunun amir hükümleri gereği haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava ve ıslah dilekçesinde avans faizi talebinde bulunduklarını, avans faizine göre hüküm kurulması gerektiğini, yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının sadece faize ilişkin kısmının avans faizi olarak düzeltilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını, itirazlarının dikkate alınmadan ve dosyaya sunmuş oldukları beyan dilekçelerinin yok sayılarak hatalı bilirkişi raporu uyarınca hüküm tesis edildiğini, davacılara temlik edilmiş olan ipotek bedeli açısından ipoteğin kaldırılmasının söz konusu olmadığını, zira ilgili ipotek bedelleri davacılara noter beyannameleri ile temlik edildiğinden temlik eden olarak davalı bankanın bu ipotek bedelleri açısından işlem yapmasının mümkün olmadığını, davalı banka tarafından bu bedeller dışındaki diğer bedeller açısından ipoteğin kaldırılmasına ilişkin olarak tapuya başvurulduğunu, ancak davacıların temliknameye rağmen tapuda ipotek bedellerini kendi üzerlerine almaması nedeniyle tapu tarafından gayrimenkuller üzerindeki tüm ipoteklerin fek edildiğini, bu durumda davalı bankanın olmayan bir hakkın terkini talebinde bulunması mümkün olmadığından tapunun ipoteğin terkin edilmesine ilişkin işleminden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, zira davalı bankanın ipoteği terkin etmek ile terkin etmiş olduğu bedel açısından herhangi bir hakkı kalmadığından bu bedele ilişkin terkin işlemi yapmasının da mümkün olmadığını, bu nedenle davalı bankanın terkin işleminde kusurlu olmayıp davacının zararından davalı bankayı sorumlu tutmasının mümkün olmadığını ve davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Mina Orman Ürünleri Ltd. Şti.'nin davalıdan kullanmış olduğu krediyi zamanında ödeyememesi sebebiyle davacı kefillerin ödeme yaptıkları, bu sebeple kanun gereği ödeme yaptıkları miktarda alacaklının haklarına halef oldukları, "davalının noterde beyanname şeklinde bir belge düzenlemek suretiyle kefilin kredi borcu için ödeme yaptığı miktar ile kredinin teminatı olarak alınan 1985 ada 11 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ipoteğe kanuni halef olduğundan devrettiğini beyan ettiği belge" yukarıda anılan madde kapsamında ispat vasıtalarının kefile teslimi niteliğinde olup tapu kaydında yer alan ve kanuni halefiyet nedeniyle halen şeklen davalı lehine görülen ipoteğin ayrıca resmi şekilde devredilmemesi sebebiyle alacaklının kusuru aranmayan bu konuda kusurlu davrandığı, zira kanunun teminatları devretme yükümlülüğünü açıkça alacaklıya yüklediği, kefilin böyle bir yükümlülüğü bulunmamakla birlikte bu işlemi yapma yetkisine sahip olması yükümlülük altında bulunduğunu aksine bir kanuni düzenleme bulunmadıkça göstermeyeceği, zaten davalı kendisine karşı tapu malikleri tarafından gönderilen ihtarnameye cevabında da bu hususu belirttiği gibi yine tapu malikleri tarafından kendisine karşı açılan davayı da kazandığı ancak sonrasında kendi yazısı ile tapudaki ipoteklerin tamamının kaldırıldığı, belirtilen açıklamalar karşısında davalının kusurlu olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, tarafların tacir olması sebebiyle ve yapılan genel kredi sözleşmesi dikkate alındığında ticari faize karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL asıl alacak ile 5.000,00 TL ek zarar (faizden kaynaklanan) olmak üzere 25.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren, 36.000,00 TL asıl alacak ve 29.370,00 TL ek zarar (faizden kaynaklanan) olmak üzere 65.370,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı Erhilal Orman Ürünleri Ltd.Şti 'ne verilmesine, 50.000,00 TL asıl alacak ile 5.000,00 TL ek zarar (faizden kaynaklanan) olmak üzere 55.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren, 101.800,00 TL asıl alacak ile 93,948,05 TL ek zarar (faizden kaynaklanan) olmak üzere toplam 195.948,05 TL asıl alacağın ıslah tarihi olan 21.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin talebinin (80.000,00 TL) reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin davacının istinaf taleplerini kabul ederek yeniden hüküm tesis ettiğini ancak hüküm tesis edilirken davacının reddedilen bir talebi olmamasına rağmen davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmesinin ve reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin maddi hata oluşturduğunu ayrıca yargılama giderlerine ilişkin hüküm kurulmasının unutulduğunu belirterek bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararın temyiz sebeplerine ilişkin fıkralarının hükümden çıkartılmasını, yargılama giderlerine yönelik İlk Derece Mahkemesi hüküm fıkrasının Bölge Adliye Mahkemesi kararına aynen eklenerek ilamın bu şekli ile düzeltilerek onanmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kefalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Kanun'un 592 nci maddesinin üçüncü fıkrası.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacılar vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ...' ın kefil olarak ödediği miktar 50.000,00 TL ile 5.000,00 TL ek zarar olmak üzere 55.000,00 TL, davacı Şirketin kefil olarak ödediği miktar 20.000,00 TL ile 5.000,00 TL ek zarar olmak üzere 25.000,00 TL talep etmiş, 21.11.2017 tarihli ıslah dilekçeleri ile davacı ... için talep edilen bedeli, kefil olarak ödenen miktar ve ek zarar toplamı olarak 250.948,05 TL' ye, davacı Şirket için talep edilen bedeli, kefil olarak ödenen miktar ve ek zarar toplamı olarak 90.370,00 TL' ye yükselterek eksik harcı tamamlamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince de davacılar vekilinin ıslah dilekçeleri doğrultusunda talep edilen bedellerin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş, davanın reddedilen kısmı olmamıştır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, sehven davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin 80.000,00 TL'nin reddine ilişkin hüküm kurulması, yine bu bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2/II) numaralı bendinde yer alan “kısmen” kelimesi ile hüküm fıkrasının (2/II c) ve (4) numaralı bendlerinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:57:59