Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2792

Karar No

2023/3266

Karar Tarihi

24 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2311 Esas, 2022/2107 Karar

HÜKÜM: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/365 E., 2021/702 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili için dava dışı Özgen Tem. Öz. Güv. İnş. Teks. Gıda Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine rücuen alacak davası açıldığını, yargılamasının Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/101 E. sayılı dava dosyası üzerinden devam ettiğini, yargılama sırasında söz konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edildiğinin tespit edildiğini ileri sürererk şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça ihyası istenen şirketin, 11.08.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiğini, dolayısıyla beş senelik dava zamanaşımı 11.08.2019 tarihinde dolduğunu, dava dışı şirketin adresinde bulunamadığını, ana sözleşmesinde bu durumun fesih sebebi sayıldığını, gönderilen ihtarname ve Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilana rağmen yasal süreleri içinde müvekkil kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığından şirketin sicilden resen terkin edildiğine ilişkin ilanın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığını, ayrıca yine ilgili şirket hakkında daha önce şirketin ihyası için bir çok kez dava açıldığını ve şirketin ek tasfiyesine karar verildiğini, davalının mevzuat hükümlerini uygulayarak üzerine düşen görevi eksiksiz ve doğru bir biçimde yerine getirdiğinden davanın kabulüne karar verilmesi halinde yasal hasım konumunda olan müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 11.08.2014 tarihinde resen terkin edildiği, davanın 5 yıllık süre içerisinde açılmaması sebebiyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği ihya kararı verilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin hukuka aykırı olduğunu, yasal hasım olan davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, terkin edilen şirket aleyhine açılan davanın görülebilmesi için eldeki davanın mecburen açıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Sakarya 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/101 E. üzerinden 24.03.2021 tarihinde ihyası istenen şirkete yönelik açılan rücu davası sebebiyle hukuki menfaati bulunan davacı tarafından eldeki dava 24.05.2021 tarihinde açtığı, ihyası istenen şirkete ait ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin 11.08.2014 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, İlk Derece Mahkemesince ihya istemine yönelik davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeniyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği, öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi gereği davada haksız çıkan taraf yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu ve somut olayda da davanın reddine karar verildiği nazara alındığında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

Dava, ticaret sicilinden terkin edilen dava dışı Özgen Tem. Öz. Güv. İnş. Teks. Gıda Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası istemine ilişkindir. Dosya kapsamında Bursa Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden alınan müzekkere cevabından ve 02.05.2014 tarihli yazısından, ihyası istenilen şirketin 11.08.2014 tarihinde ticaret sicilden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terkin edildiği, infisah sebebi olarak vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığının belirtildiği, ayrıca şirket ana sözleşmesinde "Tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemiş şirket için bu durum fesih sebebi sayılır." denildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasında tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğinde tescil ile olacağı, ikinci fıkrasında ise tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kaydın da kısmen yahut tamamen silineceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde; “24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler” hükmüne yer verildiği aynı fıkranın (b) bendinde, “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler” hükmüne yer verildiği ve (e) bendinde ise “ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler.” hükmüne yer verilerek re'sen terkin sebepleri belirtilmiştir. Davalı ... Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin vergi mükellefiyetinin kapalı olması ve adresinde bulunmadığı nedeniyle re'sen terkin edilmesi 6102 sayılı Kanun'da sınırlı sayıda düzenlenmiş hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi de bu nedenle 6102 sayılı Kanun'a aykırıdır. Bu nedenle ihya davası 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi değildir. Belirtilen nedenlerle davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim