Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9112
2023/3262
24 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1803 Esas, 2021/928 Karar
HÜKÜM: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/759 E., 2019/964 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını davaya konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, davalılara borcu bulunmadığını ileri sürerek borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dava konusu yapmış olduğu ve icra takibine konu edilen ...Şubesine ait 30.11.2017 keşide tarihli 9090517 seri numaralı 75.000,00 TL'lik çekte keşideci adına atılan imzanın davacı ...'in eli ürünü olmadığı, mutlak def'i olan sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, dolayısıyla davacının kendi imzasını taşımayan icra takibine konu çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket yetkilisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket yetkilisi istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyası incelendiğinde sanık ... Mahmutoğlu'nun "davacı ... ile ortak olduklarını, davaya konu çekleri davacının bilgisi dahilinde borçları ödemek amacı ile düzenlendiğini, haberinin olduğunu, düzenlenen çeklerin bir kısmının ödendiğini, ekonomik kriz sebebiyle bir kısım çeklerin de ödenemediğini" beyan ettiğini ve yargılama neticesinde beraat ettiğini, kararda bahsi geçen Bakırköy 2. icra Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğu belirtilen dosyanın, icra ceza mahkemesinde karşılıksız çek keşide etme suçu sebebiyle açılan dava olup, bilirkişi raporunun emsal imzalar toplanmadan, eski tarihli imzalar araştırılmadan, basit şekilde imza incelemesi yapılarak alındığını, davacı borçlunun yasal süresinde icra hukuk mahkemesine imza inkarı davası açmadığını, kararda maddi hata yapıldığını, dava konusu icra takibi nedeniyle haciz konulan taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde üzerinde çok sayıda haciz bulunduğu, hacze konu icra takiplerinde alacağın kaynağının çoğunun da çek olduğu, çeklerin altındaki imzaların farklı olduğu halde takiplere itiraz edilmediği için kesinleştiğinin görüldüğünü, mahkemeye sunduğu dilekçedeki icra dosyalarının celbi gerekirken celp edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, çeki düzenleyen ile davacı arasında zımni vekalet ilişkisi olduğundan, davacının çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile borcunu ödemekten imtina edemiyeceğini, mahkeme kararı ile kötü niyetli borcunu ödemek istemeyen borçlunun korunmuş olacağını, mahkemece bankadaki ödenen çek fotokopileri ve taşınmaz üzerindeki hacze konu edilen icra dosyalarındaki çek örneklerinin celbedilerek tüm çekler ile birlikte mukayeseli imza incelemesi yapılması gerekirken yapılmadığını, davacı taraf kendisinin dolandırıldığını iddia etmiş ise de, buna ilişkin bir ceza dosyası da bildirilmediğini, mahkemenin soyut iddialara istinaden davanın kabulüne karar verdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket yetkilisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket yetkilisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf dilekçesinde belirtilen hususların incelenmeksizin ve değerlendirilmeksizin karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere tahkikatın asıl amacının kural olarak delil toplamak değil, delilleri incelemek ve değerlendirmek olduğunu, ancak buna karşın gerek ilk derece mahkemesince gerekse bölge adliye mahkemesince gerekli inceleme yapılmadığından usul ve yasaya aykırı karar verdiklerini, dosya kapsamında bulunan Bakırköy 43 .Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında dava dışı ... Mahmutoğlu ile davacının ortak olduğu dava konusu çeklerin davacının bilgisi dahilinde borçları ödeme amacı ile düzenlendiğini beyan etmelerine rağmen bu durumun yeterince araştırılmadığını ve eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket yetkilisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcı ile Yargıtayca hükmedilecek onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde "Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı",
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",
(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",
1/e maddesinde "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı"
2.a maddesinde de "1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1 b 2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III 1 a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)
Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez Atalay Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes 100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)
- Sayılı Tarifenin III 1 e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.
Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.
Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, niteliğine göre maktu olmalıdır.
Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:47