Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9124

Karar No

2023/3240

Karar Tarihi

24 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1433 Esas, 2021/1131 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI: 2016/659 E., 2018/338 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka ile dava dışı ...arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, müvekkilinin bir sözleşmede asıl borçluya şahsi teminat verdiğini, asıl borçlunun borcunu ödemediğinden asıl borçlu ve müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, müvekkilinin sözleşme gereğince kullanılacak kredinin 300.000,00 TL'yi geçmeyecek şekilde kefaletinin bulunduğunu, bu nedenlerle öncelikle Kırıkkale 3. İcra Dairesi Müdürlüğü'nün 2016/4700 Esas sayılı icra takip dosyasının dayanağını oluşturan alacak kalemlerinin müvekkili ...'ün kefil sıfatıyla imzaladığı genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanmadığından bahisle müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, bu talep kabul görmez ise her halükarda bu meblağı aşan kısım yönünden müvekkili ...'ün sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 28.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL olan dava değerini ıslah ederek 107.414,84 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı asıl borçlu ... ile müvekkili banka arasında ticari nitelikli genel kredi sözleşmeleri imzaladığını, davacı ...'ün de taraflar arasında imzalanan bu genel kredi sözleşmelerinden bir tanesinde dava dışı asıl borçlu lehine müteselsil kefil sıfatıyla kefil olduğunu, davacı aleyhine giriştikleri icra takip dosyasının dayanağı olan hususta, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi değil davacı ... ile müvekkili banka arasında imzalanan Kırıkkale Tapu Sicil Müdürlüğünün 07.11.2013 tarih ve 13262 yevmiye numaralı ipotek tesis sözleşmesi olduğunu, taraflar aralarında imzaladıkları ipotek tesis sözleşmesi ile dava dışı asıl borçlu ...'in müvekkili nezdinde kullanmış olduğu/kullanacağı tüm kredilerden ve diğer borçlarından 540.000,00 TL'ye kadar kısmı ve ayrıca bu borçlarla ilgili olarak taahhütnamelerde belirtilen akdi faizler ile temerrüt faizlerini ve bunların gider vergilerini, komisyonlar ile kredi sözleşmelerinden doğan her türlü masrafları, icra takip ve yargılama giderlerini teminen davalı ... adına kayıtlı olan taşınmaz üzerinde müvekkili lehine birinci dereceden ipotek tesisinin kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile dava dışı ... arasında genel kredi sözleşmesine istinaden kredi ilişkisi bulunduğu ve bu kişiye kredi kullandırıldığı, bu kredilerin geri ödenmesini teminen davacı üçüncü kişi ... adına kayıtlı Kırıkkale Merkez Yenidoğan Mahallesi 455 Ada 6 Parselde kain 1 nolu bağımsız üzerinde 540.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiği, dava dışı asıl borçlu ...'in kredi borçlarını ödemediği için davalı banka tarafından ipotek borçlusu olan davacı hakkında da icra takibine başlanıldığı, dava dışı asıl borçlu ile davalı banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde davacının imzasının bulunmadığı, ancak bu genel kredi sözleşmesinden doğacak borçların teminatı olarak taşınmazı üzerine ipotek tesis ettirdiği, bu bağlamda davacının sorumluluğunun ipotek ettirdiği taşınmaz ile sınırlı olmak üzere ve en fazla 540.000,00 TL ile bu tutara işleyecek faiz ile sınırlı olduğu, bu nedenle söz konusu ipoteğin TMK 851 inci madde gereğince üst sınır ipoteği olarak kabulünün gerektiği, davacının şahsi sorumluluğunun bulunmadığı ve sorumluluğunun ipotek verdiği bedel ile sınırlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının sorumluluğunun takibin niteliği gereği ipotek belgesinde yazılan üst limiti geçmemek kaydıyla yalnızca müvekkili banka aleyhine ipotek tesis edilen taşınmazın değeri kadar olduğunu, takip talebinde yazılı olan alacak kalemlerinin dava dışı asıl borçlu ...'in müvekkili banka nezdinde kullandığı ürünlerden ibaret olup, bu alacakların tamamının davacıdan tahsilini talep etmişliklerinin bulunmadığını, nitekim dava dışı asıl borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin yanı sıra ilamsız icra takibi açılmış olmasına rağmen davacı aleyhine ayrıca ilamsız icra takibi açılmamış olmasının da sebebinin bu olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ... arasında kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmelerde davacının herhangi bir kefaletinin bulunmadığını, davacının kendisine ait taşınmazı ...'in davalı bankadan kullanacağı kredinin teminatı olarak 540.000,00 TL'ye kadar kısmı için ipotek verdiğini, takip dosyasında toplam 661.044,49 TL ana para, 16.685,45 TL faiz olmak üzere toplam 677.730,44 TL talep edildiğini, davacının sorumluluğunun ipotek bedeli olan 540.000,00 TL ile bu tutara isabet eden 13.630,15 TL faiz ile sınırlı olduğundan davalı bankanın davacıdan toplam 107.414,84 TL fazla talepte bulunduğu, takip dosyasında davalı bankanın herhangi bir feragati de bulunmadığı, dolayısıyla davanın kabulüne yönelik ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu icra dosyasının icra emrinin borçlulara tebliği tarihinden itibaren satış istenmediğinden 30.08.2017 tarihinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin e fıkrası uyarınca düştüğünü, icra müdürünün re'sen bu tarihte kaldırmayıp daha sonraki bir tarihte UYAP üzerinden takipsizlik nedeniyle dosyayı düşürmüş olmasının kanunda belirtilen 1 yıllık süreyi uzatmayacağını, hükümsüz kalan takipten feragat edilmesinde ise hukuki yarar bulunmadığını, dolayısıyla işbu menfi tespit davasının konusuz kaldığını, davaya konu icra dosyasının konusuz kalması nedeniyle davacı aleyhine ipotek sorumluluk tutarı belirtilmek suretiyle yeni takip başlatıldığını ve ipoteğin paraya çevrilmesi işleminin bu dosya üzerinden yapıldığını, yeni icra takibinde dahi sorumlu tutulmayan bir kısım için menfi tespit hükmü kurulmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcı ile Yargıtayca hükmedilecek onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.

T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde "Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı",

492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",

(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",

1/e maddesinde "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı"

2.a maddesinde de "1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1 b 2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III 1 a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.

Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)

Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez Atalay Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes 100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)

  1. Sayılı Tarifenin III 1 e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.

Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.

Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, niteliğine göre maktu olmalıdır.

Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderecekarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim