Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3312
2023/3227
24 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/89 Esas, 2017/436 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile ile dava dışı borçlu ... Gıda Mad. Loj. Dayn. Tük. Mal. İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında 13.02.2009 ve 22.04.2009 tarihlerinde Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, ayrıca davalının dava dışı borçlunun müvekkili bankaya karşı borçlarına karşı adına kayıtlı arsasının tamamını 200.000,00 TL karşılığında ipotek verdiğini, davalının bu taşınmazı ipotek ile yükümlü olarak üçüncü kişiye sattığını, davalının ipotek senedinde malik sıfatının yanı sıra dava dışı asıl borçlunun müvekkiline olan borçlarına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, dava dışı borçlunun müvekkili bankaya karşı edimlerini yerine getirmemesi üzerine kat ihtarnamesi ve hesap özeti gönderildiğini, müvekkili bankanın alacaklarının ödenmemesi üzerine davalı ile birlikte kefiller hakkında takip başlatıldığını, ayrıca dava dışı asıl kredi borçlusu hakkında tahsilde mükerrer olmamak üzere ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının itirazında haksız olduğunu, davalıya kat ihtarnamesi ve hesap özetinin gönderildiğini, buna karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını ileri sürerek davalının Kastamonu 1. İcra Müdürlüğünün 2012/8186 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile davalının kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davaya esas teşkil eden taşınmazın Alaplı ilçesinde olduğunu, ipotek kefili olarak gösterildiği sözleşmenin de Alaplı Tapu Sicil Müdürlüğünde yapıldığını, dolayısıyla sözleşmenin yapıldığı yerin Alaplı ilçesi olduğunu, ayrıca ipotek gösterilen taşınmazın kendi zilyetliği ve tasarrufu altında olmadığını, bankanın kötü niyetli olduğunu savunarak öncelikle davanın reddine karar verilmesini, aksine bir karar verilmesi halinde söz konusu davanın yetkili ve görevli Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
1.Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemecinin 16.07.2013 tarih 2013/58 E., 2013/360 K. sayılı kararı ile davalının süresi içerisinde yetki itirazında bulunduğu, genel yetkili Mahkemenin davalının dava tarihindeki yerleşim yeri olan Alaplı Mahkemesi olduğu, sözleşmenin yapıldığı yerin de Alaplı olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, karar kesinleştiğinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Alaplı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 16.12.2015 tarih 2015/11669 E. 2015/17031 K. numaralı kararı ile onanmıştır.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından davalı aleyhine haciz yolu ile icra takibi yapmasına engel sebep bulunmadığı, dosya arasında bulunan 21.04.2009 tarihli 1759 yevmiye numaralı müteselsil kefalet senedinde davalı ...'in davacıya, davacı ile dava dışı borçlu şirket arasındaki ticari ilişkiden dolayı müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunun belirtildiği, senedin ... vekili tarafından imza altına alındığı ancak senette davalı tarafından el yazılı beyanları ile müteselsil kefil olduğu veya benzeri ibare bulunmadığı, kefalet limitinin de el yazısı ile senet metnine yazılmadığı, davalı ...'in verdiği kefaletin müteselsil kefalet hükmünde olmadığından davalının adi kefalet hükümlerine göre sorumlu tutulabileceği, adi kefalette alacaklının asıl borçluya başvurmadan kefile yönelmesi mümkün olmadığı, alacaklının asıl borçlu aleyhine yaptığı icra takibi semeresiz kalmadığı sürece adi kefillerden borcun ifasını talep edemeyeceği ancak asıl borçlu hakkında mahkemenin 2016/83 E. sayılı dosyasındaki iflasın ertelenmesi davası nedeniyle rehinli veya ipotekli malın satışının durdurulmasına karar verildiğinden dava dışı borçlu hakkındaki takip dolayısıyla ipotekli taşınmaz ile rehinli araçların paraya çevrilemediği dolayısıyla davacının asıl borçlu aleyhine yaptığı icra takibinin semeresiz kaldığından davacının davalı kefil borçlusundan borcun ifasını talep edebileceği, davacı tarafından ihtar gideri belgesi dosyaya sunulmadığından, Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/307 D.iş dosyasında davalı taraf olmadığından ve ayrıca deposu talep edilen çeklere ilişkin davacı bankanın sunduğu belgelerden, çek yapraklarının iade olunmadığının anlaşıldığı, bunların yasal sorumluluk bedellerinin dava banka yasal kayıtlarından izlendiği tevsik edilemediğinden davacı tarafın ihtar gider, ihtiyati haciz gideri, ihtiyati haciz vekalet ücreti ve depo talep bedelinin talep edilemeyeceği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalı borçlunun Kastamonu 1.İcra Müdürlüğünün 2012/8186 E. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile; takibin 75.713,15 TL asıl alacak, 6.973,33 TL akdi faiz, 7.751,14 TL temerrüt faizi, 348,69 TL %5'lik BSMV, 387,56 TL gider vergisi olmak üzere toplam 91.173,87 TL üzerinden devamına, koşulları bulunmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması gerektiğini, çek yapraklarının bedellerinden de davalının sorumlu olduğunu, çeklerin bankaya ibraz edilmediğinden müvekkilinin talep edemeyeceği gerekçesinin hatalı olduğunu, ihtiyati haciz ve diğer giderlerden de davalının borçlu gibi sorumlu olduğunu, alacağın likit olduğunu ve davalının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca ipotek nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu, kefil olmadığını, mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, asıl borçlu için yürütülen iflasın ertelenmesi davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, nitekim bu davanın ret ile sonuçlandığını, sadece ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla tahsilatın mümkün olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı şirketin davacıya olan borçlarına kefil olan davalı aleyhine kefalet sorumlulukları nedeniyle başlatılan Kastamonu 1. İcra Müdürlüğünün 2012/8186 E. sayılı dosyasına yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesi.
2.6101 sayılıTürk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1 inci maddesi.
3.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484 üncü maddesi.
- Değerlendirme ve Sonuç
6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1 inci maddesi "Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir." hükmüne haizdir. Dava konusu İpotek Resmi Senedi ise 818 sayıl Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu 21.04.2009 tarihinde düzenlenmiş olup yukarıda yazılı madde ışığında somut olaya 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) uygulanması gerekir.
Bu durumda, dava konusu senet ile davalıya "müşterek müteselsil borçlu ve müteselsil kefalet" yükümlülüğünün 818 sayılı Kanunun 484 üncü maddesindeki şartlar sağlanmak suretiyle yüklenmiş olduğu anlaşılmış olup mahkemece 6098 sayılı Kanun'daki müteselsil kefalet şartlarının sağlanmadığından bahisle adi kefalet hükümleri nazara alarak değerlendirme yapılması doğru olmamış kararın davacı taraf lehine bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
-
Bozma sebebine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:47