Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3062

Karar No

2023/3210

Karar Tarihi

23 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/54 Esas, 2021/969 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki anonim şirket ortaklığının tespiti ve tecili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Gama Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.'nin %11 hissedarı olduğunu, ortaklar arasında imzalanan 09.04.2002 tarihli protokol ile müvekkiline ait %11 hissenin davalı ... adına kayıtlı olması, ancak gerçekte tüm hakların müvekkiline ait olduğunun hükme bağlandığını, şirketin kuruluşundan beri müvekkiline kâr payı ödenmediğini, davalı şirketin sermaye artırımına gitmesi nedeniyle davalı ...’in 14.03.2012 tarihinde müvekkiline gönderdiği ihtarnamede müvekkilinin hisse oranının kabul edildiğini, sermaye artırımının müvekkilince kabul edilmediğini, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadan gerçekleştirilen sermaye artırımlarının müvekkili yönünden geçersiz olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketin %11 hissesine sahip olduğunu tespiti ve hissedarlığın hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işbu davada müvekkiline husumet düşmeyeceğinden davanın Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 126 ncı (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi) maddesi gereği zamanaşımı süresinin dolduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün davaya dahil edilmesi gerektiğini, davacının 29.03.2002 ve 01.04.2002 tarihli yönetim kurulu kararlarına istinaden hissesini kendi rızasıyla devredip ortaklıktan ayrıldığını ve bu durumun ticaret siciline işlendiğini, dava konusu protokolün tarafı olan gerçek kişileri bağlayacağını, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, sermaye artımlarının usulüne uygun yapılıp sicile tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 27.01.2016 tarih, 2015/147 E. ve 2016/153 K. sayılı karar ile davaya konu şirket hisselerinin davalı tarafından tek elden yönetilmesi ve temsil edilmesi için, dış ilişki açısından geçerli olmakla birlikte taraflar arasındaki iç ilişkide inanç esasına dayanan bir devir işlemi yapıldığı, davacının davalı şirketteki hissesini davalı ...’e devrettiği, bu devir işleminin şirket kayıtlarına işlendiği ve ilan edildiği, inançlı işlem protokolünden sonra davalı ...’in uhdesinde topladığı kimi hisseleri iade ettiği, ancak davacının hisselerinin uhdesinde kaldığı, bu hisselerin 29.11.2010 tarihli sermaye artırımı ile %5.2’ye düştüğü ve davalı ...’in bu durumu inançlı işleme istinaden davacıya noter marifetiyle ihbar ettiği, dava devam ederken veya 29.11.2010 tarihinden dava tarihine kadar başkaca bir sermaye artırımı olup olmadığı bilinmediğinden 09.04.2002 tarihli inançlı işlemi içeren protokole sadık kalındığı, bununla birlikte protokolde belirtilen %11 hissenin davalı şirketin sermaye durumuna nazaran tekabül ettiği oranın davacı adına tespit ve ad defterine işlenmesine karar vermek gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 05.04.2018 tarih, 2016/13123 E. ve 2018/2441 K. sayılı kararı ile mahkemece, davalı şirketin ana sözleşmesi, dava tarihine kadar yapılan sermaye artışlarına dair genel kurul kararları ve diğer şirket kayıtlarının şirketten ve ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden celbi ile davacının payının dava tarihi itibariyle ulaştığı miktar belirlenip tarafların iddia ve savunmaları nazara alınmak suretiyle infaza elverişli bir hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar davalılar yararına bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu şirket hisselerinin davalı tarafından tek elden yönetilmesi ve temsil edilmesi için, dış ilişki açısından geçerli olmakla birlikte taraflar arasındaki iç ilişkide inanç esasına dayanan bir devir işlemi yapıldığı, davacının davalı şirketteki hissesini davalı ...’e devrettiği, bu devir işleminin şirket kayıtlarına işlendiği ve ilan edildiği, inançlı işlem protokolünden sonra davalı ...’in uhdesinde topladığı kimi hisseleri iade ettiği, ancak davacının hisselerinin uhdesinde kaldığı, sermaye artırımına iştirak etmediği için davacının bu hissesinin mahkemece benimsenen bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle ulaştığı miktarın %5,258 olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Gaziantep Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20080 numarasında kayıtlı bulunan Gama Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ndeki %5,258 hissenin (5.258 adet) davacıya ait olduğunun tespitine, davalı ...'in vefatı sebebiyle mirasçılarına intikal eden bu hisselerin Gaziantep 4. Noterliğinin 14.09.2018 tarih 35839 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi oranında mirasçılardan alınarak davacıya verilmesi ile pay defterine işlenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sermaye artırımlarının taraflar arasında yapılan protokole aykırı olduğunu, müvekkilin dava konusu şirketteki hissesinin %11 olarak tesbit ve tesciline karar verilmesi gerekirken eksik hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketteki hisselerini kendi rızasıyla diğer davalıya devrederek şirket ortaklığından ayrıldığından dava konusu protokolün tarafı olmayan davalı şirketin bu protokol ile ilgili bir hususta yargılamanın da tarafı olamayacağını, yargılama aşamasında ileri sürdükleri husumet itirazları dikkate alınmaksızın kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hakkına dayanak kıldığı protokol tarihi olan 09.04.2002 tarihi dikkate alındığında dava tarihi itibarıyla 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı ile diğer davalı muris arasında akdedilen protokolde "ruhsat alınmasını müteakip" hisselerin iadesinin sağlanabileceği ifadelerinin yer aldığı, ruhsatın 21.06.2002 tarihinde alındığı, söz konusu protokol inançlı işlem olarak nitelendirilecek olursa davanın ruhsatın alındığı 21.06.2002 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde en geç 21.06.2012 tarihine kadar açılması gerektiğinden 14.01.2015 tarihinde açılan işbu davanın zamanaşımına uğradığı, mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, sermaye artırımlarına katılmadığı için daha düşük oranda hissenin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, anonim şirket ortaklığının tespiti ve tecili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Kanun'un 126 ncı maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizmahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:01:28

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim